Ertaş ÇAKIR
Bugün sizi bir resim sergisine getirdim ama bu gördükleriniz sadece resim değil. Bunlar bizim yaşadıklarımız, dedelerimizin, ninelerimizin gözyaşlarıdır.
Bakın şu ilk tabloya…
1877–1878 Osmanlı–Rus Savaşı’ndan sonra Balkanlar… Savaş bitmiş ama acılar bitmemiş. Yetim kalan çocuklar var. Benim dedemin anlattığı günler bunlar. “Savaş bitti sandık, asıl felaket o zaman başladı” derdi.
Şimdi buraya bakın…
Pomak Türklerinin isimlerini değiştirmeye başladıkları zamanlar. İnsanlar kendi adlarını bile korkarak söyler olmuş. Şu tablo var ya, Enbiya Çavuş Hocamızın yaptığı “Çığlık”… İşte o, içimizden atamadığımız feryattır.
Şu köy baskınlarını anlatan resim…
Pomak köylerine girip isimleri zorla değiştirmişler, sonra geri almışlar ama yaşanan korku insanın yüreğinden hiç çıkmamış. İnsanın adı elinden alınır mı evladım?
Şimdi göç yollarına geldik…
Bakın şu resimlere… Yollarda ölenler, mezarsız kalanlar… Leş kargalarına bırakılan bedenler… Bunları bana dedem anlatırken ben de inanamazdım. Ama işte, burada resim olmuş karşımıza çıkıyor.
1900’lü yıllar…
Kapıkule’den girenler, trenlerle gelenler… Türkiye’nin dört bir yanına dağıtılan aileler… Şu eski gazeteleri okuyun…
“Anne gelmiş, çocuk kalmış.”
“Baba kalmış, aile dağılmış.”
Bir aileyi bir daha bir araya getirmek için ömür tüketen insanlar…
Her tablo bir insan, her insan bir ömür evlatlarım.
Şimdi burası Bosna…
Srebrenitsa… Daha yakın, daha tanıdık ama acısı aynı. Gazetede yazmışlar: “Kırcaali Cehennemi” diye. Bir aile dramı… Gözlerinizi ayırmadan bakın, çünkü bunlar unutulursa tekrar yaşanır.
Bakın etrafınıza…
Bu sergiyi gezenler sadece izlemiyor. Eski göçmenler kendilerini görüyor, yeni göçmenler geçmişini öğreniyor. Dedeler torunlarına fısıldıyor:
“Unutma… Unutursan, aynı acılar hâlâ orada yaşayan kardeşlerimizin başına yine gelir.”
İşte evlatlarım, ben sizi bunun için buraya getirdim.
Bu sergi bize şunu söylüyor:
Hafıza, bir milletin vicdanıdır.
Bu güzel organizasyonu yapan BULTÜRK Derneği’ne Allah razı olsun. Bizim yaşadıklarımızı resimlerle geleceğe emanet etmişler.
Yazar
Bunu paylaş:
- Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
- X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
- LinkedIn'de paylaş (Yeni pencerede açılır) LinkedIn
- Threads'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Threads
- WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
- Pinterest'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Pinterest
- Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram

Bulgaristan’da Seçim Kurulları İçin Uzlaşma Sağlandı
Deliorman’dan Küresel Arenaya Osmanlı Pehlivanlarının Temsili Gücü ve Kimlik İnşası
Karanlıkta Kaybolanlar: Şebeş’te Bir Gecenin Sessiz Çığlığı (1788)
Hayal kurmak, ruhumuzun en derinlerinde yankılanan sessiz bir çağrıdır…
Toprağın Altındaki Sessiz Güç: Bulgaristan Trak Mirasıyla Yüzleşecek mi?
Mart’ın Son Akşamından 1 Nisan’a: Şakanın Ardındaki İnsanlık Hali
Bultürk Derneği Yıldız Teknik Üniversitesi’nde “Rumeli’ye Geçiş” Konferansı ve “Kırcaali Efsanesi” Belgesel Gösterimi Düzenledi
31 Mart’ın Hafızası: Acı, Hakikat ve Sorumluluk
Bölünmüş Oy, Kaybolan Güç: Bulgaristan Türk Seçmeni Nereye Gidiyor?