Hamiyet ÇAKIR
İlk resmin önünde duruyorum.
1877–78… Osmanlı–Rus Savaşı.
Resimde savaş yok, ama savaşın geride bıraktıkları var. Çocuklar… Kimsesiz.
İçimden diyorum ki: Bizim aile o gün kurtulmuş ama ruhumuz o gün orada kalmış.
Bir sonraki tabloda isimler var.
Değiştirilen isimler…
İnsanın adını alırsan, kendisini de almış olursun. Bunu gençken anlamazdım, şimdi çok iyi anlıyorum. Adım hâlâ aynı ama dedemin sesi kısık.
“Çığlık” tablosunun önünde uzun süre duruyorum.
Bağıran yok, ama her şey bağırıyor.
Bu resim bana şunu hatırlatıyor: Biz çoğu zaman konuşamadık, hayatta kalmayı seçtik.
Köy baskınlarını anlatan resimlerde gözlerim yoruluyor.
Evler aynı evler, yollar aynı yollar…
Ama insan artık aynı insan değil.
İsimleri geri vermişler belki ama korkuyu kim geri verecek?
Göç yolları…
Resimlere değil, boşluklara bakıyorum.
Çünkü kaybolanlar resimde yok.
Mezar yok, isim yok, yer yok…
Bazen insanın kaybolması, ölmesinden daha sessiz oluyor.
Gazete kupürlerine gelince eğilip okuyorum.
Harfler eski ama acı tanıdık.
“Aileler parçalandı” yazıyor.
Bizim aile de parçalandı ama biz buna hayat dedik.
Bosna’ya gelince…
Tarih değişmiş, yer değişmiş ama insanın yaptığı değişmemiş.
Srebrenitsa…
Demek ki unutanlar olmuş, diyorum içimden.
Etrafıma bakıyorum.
Torunlarım sessiz.
Bu sessizlik hoşuma gidiyor. Çünkü bazı şeyler sessizlikle öğrenilir.
Çıkarken kendi kendime söz veriyorum:
Ben anlatacağım.
Onlar hatırlayacak.
Unutmak kolay, hatırlamak insan işi.
BULTÜRK bu sergide resim asmamış sadece.
Bize bir hafıza bırakmış.
Yazar
Bunu paylaş:
- Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
- X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
- LinkedIn'de paylaş (Yeni pencerede açılır) LinkedIn
- Threads'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Threads
- WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
- Pinterest'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Pinterest
- Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram

TÜRK ASRI’NI BEKLEMEYECEĞİZ, İNŞA EDECEĞİZ
KIZ ÇOCUKLARINA NASIL SESLENMELİYİZ?
Dr. Sadık Ahmet’in Mirası: Bir İnsan Susturuldu, Bir Dava Susmadı
BULTÜRK Derneği’nden Türk Dünyasını Buluşturan Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgeseli Kapanış Programıyla Tamamladı
BULTÜRK Derneği Genel Sekreteri Aysu AKBAŞ’ın Proje Kapanış Yemeği Açılış Konuşması
ÇOCUKLARIMIN GÖZLERİNDE GÖRDÜĞÜM GELECEK
Türk Devletleri Teşkilatı’nın Sessiz Dönüşümü: Kültürel İş Birliğinden Jeostratejik Güç Birliğine