Türk savunma sanayisinin geliştirdiği Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA), geleceğin hava harekât konseptlerinden biri olarak gösterilen insanlı-insansız ortak görev mimarisinde de kritik rol üstlenmeye hazırlanıyor. Uzmanlara göre, Baykar’ın KIZILELMA’sı ile TUSAŞ’ın ANKA-3’ü, insanlı savaş uçaklarıyla koordineli görev yapabilecek kabiliyetleri sayesinde Türkiye’yi bu alanda öncü ülkelerden biri haline getiriyor.

Geçtiğimiz günlerde KIZILELMA, İtalyan savunma şirketi Leonardo’nun M-346 eğitim ve hafif taarruz uçağıyla ilk kez otonom kol uçuşu gerçekleştirdi. Test sırasında KIZILELMA, insanlı uçakla formasyon uçuşu, ayrılma ve yeniden birleşme gibi görevleri başarıyla tamamladı. Bu gelişme, insanlı ve insansız platformların müşterek operasyon kabiliyetinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan ANKA-3’ün, milli muharip uçak KAAN, HÜRJET ve gelecekte farklı savaş uçaklarıyla ortak görevler icra etmesi hedefleniyor. Uzmanlar, insanlı savaş uçaklarının etrafında görev yapacak çok sayıda insansız platformun keşif, elektronik harp, hedef tespiti ve taarruz gibi görevlerde kuvvet çarpanı oluşturacağını belirtiyor.

Savunma çevreleri, Türkiye’nin geliştirdiği bu kabiliyetlerin yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri için değil, Avrupa ve NATO ülkeleri açısından da önemli bir iş birliği fırsatı sunduğunu değerlendiriyor. İnsanlı-insansız ortak harekât konseptinin olgunlaşmasıyla birlikte Türk savunma sanayisinin küresel pazardaki rekabet gücünün daha da artması bekleniyor.

Kaynak: TRT Haber

Yazar