Raziye ÇAKIR
Bazen insan bir cümleye tutunur. Bazen de bir cümle, insanın tutunamadığı duygulara tercüman olur. “Çıkıp gelirsem bir gün…” diye başlayan o iç ses, aslında bir yolculuğun değil, bir yüreğin taşmasının habercisidir. Irmak ırmak taşarak gelmek, yalnızca özlemi değil; sabrı, bekleyişi ve içte biriktirilen sevgiyi anlatır. Çünkü bazı gelişler ansızın olmaz. Bazı gelişler, mevsimlerin koynundan geçer; zamana, suskunluğa, acıya ve olgunlaşmaya uğrar.
Ellerinde yüreğiyle gelen insan, dünyaya meydan okumaz; kendi içine meydan okur. Dağı taşı aşmak, dışarıdaki engelleri değil, içindeki korkuları, kırgınlıkları, suskunlukları aşmaktır. Bu yüzden böyle bir geliş, yalnızca bir buluşma değildir. Bir teslimiyettir. “Ben geldim” demekten çok, “Ben artık saklanmıyorum” demektir.
Ve o en zarif cümle:
“Ya yıldızlar dolduracağım saçlarına…”
Birini sevmek bazen ona gökyüzünü vermek istemektir. Saçlara yıldız doldurmak, bir insanın karanlığını fark etmek ve o karanlığa ışık olmayı göze almaktır. Çünkü herkes aydınlıkta sever. Gerçek sevgi, karanlıkta aydınlık olabilmektir. “Aydınlıklar saçmak için karanlıklarına” diyebilmek, sevdanın en çıplak, en dürüst hâlidir. Bu romantik bir vaat değil; ruhsal bir adanmışlıktır.
“Sözlerimi yüreğinde sakla…” denir ya bazen…
Çünkü bazı sözler kulağa değil, kalbe söylenir. Kalpte saklanan sözler unutulmaz. Zamanla insanın karakterine karışır, bakışına yerleşir, duruşuna siner. Ve bir gün, en çok ihtiyaç duyulan anda, yeniden çiçek açar.
Belki de bütün bu gelişlerin, bekleyişlerin, özlemlerin özünde aradığımız şey çok daha sade bir duygudur:
Mutluluk…
Belki bir tebessümde,
Belki çiçek açan bir dalda,
Belki tatlı bir dilde,
Veya dostlara çıkan yollarda.
Kim bilebilir?
Belki de mutluluk, büyük cümlelerde değil, küçük anlarda saklıdır. Bir selamda, bir bakışta, bir çayın buharında, omuza konan bir elde… İnsan bazen huzuru uzaklarda arar; oysa huzur, kalbin en sade yerinde, fark edilmeyi bekler.
Bu yüzden insan, bir gün çıkıp gelmek ister. Irmak ırmak taşarak… Yıldızları saçlara, aydınlığı karanlıklara taşımak ister. Ve en çok da, yüreğinde sakladığı sözleri bir başkasının yüreğine emanet etmek ister.
Çünkü bazı insanlar gider.
Bazı insanlar kalır.
Ama bazı sözler…
Bir ömür yürekte yaşar.

Genç Milli Yelkenci Parla Kabasakal Dünya Şampiyonluğunun Ardından Avrupa Zirvesini Hedefliyor
Ukrayna’da Yolcu Trenine İHA Saldırısı: Makinist ve Yardımcısı Hayatını Kaybetti
Türkiye’nin Ay Görevi İçin Tarih Netleşti: Milli Ay Aracı 2027’de Uzaya Gönderilecek
İran’dan Hürmüz Boğazı İçin Yeni Uyarı: ABD ve İsrail Gemilerine Geçiş Yok
Trakya Üniversitesi Heyetinden Kırcaali’de Ömer Lütfi Kültür Derneği’ne Ziyaret
Bulgaristan Enerji Depolamada Küresel Ligde: Batarya Kapasitesi 8,6 GWh’ye Ulaştı
Bulgaristan’dan İstanbul’da Turizm Atağı: Türk Turistler İçin Tanıtım Kampanyası
Tuna’daki Su Seviyesi Feribot Ulaşımını Vurdu: Bulgaristan-Romanya Hatlarında Seferler Durdu
Trakya’da Yeni Lojistik Hamlesi: Türkiye-Bulgaristan Ticaretine Yeni Kapı