Hamiyet ÇAKIR
Bir bardak çayı tam anlamıyla ne zaman içtin en son? Tadına vararak, buharını izleyerek, yudum yudum…
Peki bir insanın gözlerinin içine gerçekten ne zaman baktın? Dinlemek için, anlamak için, sadece orada olmak için…
Zaman artık yarışa dönüştü. Herkes bir yere yetişmeye çalışıyor, ama kimse gerçekten “orada” olmuyor.
Oysa hayat, hızla değil, fark ederek yaşanır.
Hissetmek için yavaşlamak gerekir.
Kalbine inmek, orada ne olduğunu görmek için önce durmak gerekir.
Yavaş yaşamak, geri kalmak değildir.
Tersine, hayattan geri almaktır:
Bir tebessümün hakkını, bir melodinin tınısını, bir dokunuşun anlamını…
Her şeyin hızlandığı bu çağda, derinlik kayboluyor.
Yüzeyde yaşanan bir dünya var artık: yüzeysel ilişkiler, yüzeysel mutluluklar, yüzeysel konuşmalar…
Ama sen yüzeye değil, derine in.
Çünkü güzellik detaydadır. Hissedilen her şeyde bir iz vardır. Ve izler ancak durunca görünür.
Bugün kendine izin ver:
Yavaşla.
Bir çiçeği kokla.
Bir kitabın sayfasını geri çevir.
Bir şarkıyı sadece melodisi için dinle.
Bir insanı, sadece insan olduğu için sev.
Çünkü derin yaşayan insan; az şeye bağlanır ama o bağlandığı şeylerle güçlü bir dünya kurar.
Kalabalık değil, anlam arar.
Gürültü değil, iç ahenk ister.
Ve böyle yaşamak, zamanla değil zamansızlıkla kutsanır.

KASIM TINISTANOV: TÜRK DÜNYASININ UNUTULAN AYDINI
BULTÜRK, 6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali Kapsamındaki Sinema Sempozyumu’na Katıldı
Trakya RUBAFED Genel Başkanı Nihat Efe’den BULTÜRK’e Ziyaret
Türk Minyatür Sanatı Astana’da “İZLEK” Sergisiyle Tanıtılıyor
Ankara’da Türkiye-Azerbaycan Kardeşliği Ezgilerle Sahneye Taşındı
Kazakistan, Akabe Süreci’nin Orta Asya Zirvesine Ev Sahipliği Yapacak
Türk Dünyasının Akademik Birikimi Ankara’da Buluştu





