Rafet ULUTÜRK
Erzurum Kongresi’nin yapıldığı bina bugün sessiz.
Ama bu sessizlik, sıradan bir “teknik kapatma” değil; bu sessizlik hafızaya vurulmuş bir mühürdür.
Milli Mücadele’nin en kritik kararlarının alındığı, Cumhuriyet’in mayasının yoğrulduğu Erzurum Kongre Binası, “deprem performansı yetersiz” denilerek ziyarete kapatıldı. Gerekçe tanıdık:
“Gerekirse yıkarız.”
İşte asıl tehlike bu cümlede gizli.
Bir bina mı, bir hafıza mı?
Bu ülkenin bazı yöneticileri hâlâ anlamıyor:
Erzurum Kongre Binası sıradan bir yapı değildir.
O bina beton, taş ve harçtan ibaret değildir.
O bina “manda ve himaye kabul edilemez” iradesidir.
O bina milletin kendi kaderine sahip çıkma kararıdır.
Depreme dayanıksız olabilir.
Ama tarihe dayanıklıdır.
Asıl soru şudur:
Depreme karşı güçlendirilmesi gereken yapı mı,
yoksa tarihe karşı duyarsızlaşmış bir zihniyet mi?
Koruma başka, yok etme başka
Dünyanın her yerinde tarihi yapılar güçlendirilir.
Roma’da, Atina’da, Paris’te…
Yüzyıllık, hatta bin yıllık yapılar mühendislikle ayağa kaldırılır.
Bizde ise çözüm hep aynı yere çıkar:
“Boşaltalım, kapatalım, sonra bakarız.”
Sonrası çoğu zaman bellidir:
Uzayan süreçler, sessiz unutuluş
ya da “yenisini yapalım” bahanesiyle aslı silinen kopyalar.
Bu yol koruma yolu değildir.
Bu yol tarihi sterilize etme, etkisizleştirme yoludur.
Tarih yük değil, sorumluluktur
Bu ülkenin tarihi, bazıları için zahmet olabilir.
Bazıları için masraf kalemi, bazıları için risk.
Ama Türk milleti için tarih yük değil, kimliktir.
Ve bu kimliği yaşatmak için sadece rapor yazan değil,
tarihi yaşatacak memurlar gerekir.
Dosyaya değil vicdana bakan,
talimata değil emanete sahip çıkan memurlar…
Kimlere ihtiyacımız var?
Bu toprakların,
tarihi yaşatacak,
gerçek tarihi yazabilecek;
Cesaretli,
merhametli,
vicdanlı
ve vefalı Türkler’e ihtiyacı vardır.
Kolay olanı değil doğru olanı seçenlere,
“yıkarız” diyenlere karşı
“yaşatırız” diyebilenlere ihtiyaç vardır.
Uyarıyoruz
Bu kafayla gidilirse:
Bugün Erzurum Kongre Binası,
yarın Sivas,
sonra başka “riskli” yapılar…
Ve en sonunda riskli bulunan şey tarih olur.
Buradan açıkça uyarıyoruz:
Tarihi yaşatmak için mücadele etmeyenler,
geleceği inşa edemez.
Erzurum Kongre Binası yıkılacak bir yapı değil,
ayağa kaldırılacak bir iradedir.
Ve o irade,
bu millete emanet edilmiştir.
Yazar
Bunu paylaş:
- Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
- X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
- LinkedIn'de paylaş (Yeni pencerede açılır) LinkedIn
- Threads'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Threads
- WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
- Pinterest'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Pinterest
- Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram

България на кръстопът: Време за смела системна промяна
Bulgaristan %100 paralel sayım sonuçlarına göre: Parlamento’ya 4 parti giriyor
Avrupa medyası nasıl yorumluyor?
Turgut Özal ve Bulgaristan Türkleri: Bir Devlet Adamlığının Ötesinde, Bir Vefa Hikâyesi
Macaristan’da tarihi seçim: Sandıklar kapandı, katılım rekor kırdı
Bulgaristan’da oy satın alma operasyonlarında 1 milyon avro ele geçirildi
Yarım Kalmış Bir Hayatın Şiiri: Recep Küpçü’ye Dair