Rafet ULUTÜRK
Korku Rejiminin Sessiz Cinayetleri
Onlar kaybolmadı, öldürülmedi, sürülmedi. Sadece alındılar ve sonra geri getirildiler. Bulgaristan’da korku rejiminin en sarsıcı ama en az konuşulan yöntemi buydu. Gecenin bir vakti polis kapıyı çalardı; ne arama kararı vardı ne suçlama. Aileye tek bir cümle bile kurmadan insanı alıp götürürlerdi. Nereye, niçin, ne kadar süreyle? Bilinmezdi.
Saatler sonra ya da günler sonra geri getirirlerdi ama dönen kişi, giden kişi olmazdı. Dövülmüş olurdu, çökmüş olurdu, gözleri başka yere bakardı. Konuşmazdı; konuşamazdı. Sadece “bir şey olmadı” derdi. Resmî kayıtlara göre gerçekten de bir şey olmamıştı: gözaltı yoktu, tutuklama yoktu, dosya yoktu. Kâğıt üstünde tertemiz bir boşluk vardı. Ama herkes bilirdi; bir şey olmuştu.
“Karakolda ne oldu?” sorusu hiçbir zaman sorulmadı, sorulamazdı. Çünkü bu sorunun kendisi tehlikeliydi. Bu yüzden kimse sormadı; sormadığı için öğrenmedi, öğrenmediği için hayatta kaldı. Korku rejimi tam olarak böyle işliyordu.
Asıl karanlık, eve dönüşten sonra başlardı. Bu insanlar günlerce konuşmaz, kimseyle göz göze gelmez, geceleri uyuyamazdı. Ve bir süre sonra çevreyi donakaltan şey olurdu: kendi evlerinde kendilerini asarlardı. Resmî kayıtlara “intihar” yazılırdı, soruşturma açılmazdı, karakol yine yoktu. Çevre şaşkınlığa uğrardı ama bu şaşkınlık soruya dönüşmezdi. Çünkü herkes bilirdi: soru soranlar da alınıp geri getirilenler arasına katılırdı.
Bu ölümler hiçbir zaman kanıtlanamadı. Belge yoktu, tanık yoktu, itiraf yoktu. Ama korku vardı. Belki ağır tehditler edildi, belki “ailene olur” denildi, belki dönüşü olmayan sözler söylendi. Bu “belki”ler, korkunun kendisiydi. Belirsizlik, rejimin en güçlü silahıydı.
Çünkü öldürmek iz bırakırdı ama korkutmak iz bırakmazdı. Bir kişiyi öldürürsen bir köy ayaklanabilirdi; ama bir kişiyi alıp geri getirirsen bin kişi susardı. Bu yüzden alıp geri getirdiler, bu yüzden dövdüler ama kayda geçirmediler, bu yüzden bıraktılar ama öldürdüler. Sessizce.
Bu olaylar tek tek yaşanmadı. Herkes gördü, herkes duydu ve herkes aynı sonucu çıkardı: konuşma, merak etme, sorma. Bu mesajı almak için bildirgeye gerek yoktu; bir cenaze yeterliydi.
Yazar
Bunu paylaş:
- Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
- X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
- LinkedIn'de paylaş (Yeni pencerede açılır) LinkedIn
- Threads'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Threads
- WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
- Pinterest'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Pinterest
- Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram

Kürşad Zorlu: Hazar’dan Kafkaslar’a, Oradan Basra Körfezi’ne Uzanan Hattın Merkezinde Büyük Türk Dünyası Var
Türk Dünyasında Ortak Müze Kartı Dönemi Başlıyor, Kimlikle Seyahat İçin Çalışmalar Sürüyor
Romanya: Bulgaristan ile Avrupa Elektrik Piyasasında Öngörülebilirliği Sağlayacak Çözüm İçin Çalışıyoruz
Düşük Tuna Su Seviyesi Balkanlar’da Enerji Krizi Endişesini Artırıyor
Enerji Bakanı İva Petrova, Düşük Tuna Seviyesi Nedeniyle Kozloduy Nükleer Santrali’ni Ziyaret Etti
Bulgaristan’da Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin 25 Ekim’de Yapılmasına İlişkin Karar Resmi Gazete’de Yayımlandı
Yotova: Bulgaristan En Güvenli Turizm Destinasyonlarından Biri, Çatışmalardan Kaynaklı Bir Tehdit Yok