Gülten RAYİMOĞLU
Tarihin karanlık sayfalarından birine ışık tutalım…
Zaman, kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü, bir cinsin adı anıldığında utancın yüzlere vurduğu, kadının sadece bir yük, bir utanç, bir fazlalık sayıldığı dönemlerdi.
İşte tam da böyle bir dönemde, insanlığın karanlığını yırtan bir güneş doğdu: Hz. Muhammed (S.A.V).
O, herkesin “kız” kelimesiyle yüzünü buruşturduğu bir çağda, küçük kızı Hz. Fatıma’yı omzuna alıp Mekke sokaklarında gururla dolaşan ilk adamdı.
Bir baba değil sadece…
Bir devrimci, bir örnek, bir ümmetin vicdanıydı.
Bugün “medeniyet” deyip dillerine pelesenk edenlere duyurulur:
Kadını vitrin süsü değil, toplumun öznesi yapan odur.
Anneyi cennetin anahtarı sayan odur.
Kadını iffetiyle yücelten, fikriyle dirilten odur.
İnsanlığı yeniden inşa eden bir peygamberin ümmeti olarak biz, kadına kıymet vermeyi sadece bir hak meselesi değil, bir iman meselesi olarak görürüz.
Çünkü bizim dinimizde, cinsiyet bir üstünlük sebebi değil, sorumluluğun biçimidir.
Ve biz biliriz ki:
Bir toplum, kadınını ne kadar yüceltirse, o kadar yükselir.
Hz. Peygamber’in omzunda gezen küçük Fatıma, sadece bir çocuk değil, geleceğin dirilişi idi.
Bu satırları okuyan modern akıl sahiplerine sorulur:
Kız çocuklarını kürtajla yok eden, onları eğitimden, fırsattan mahrum eden, onların özgüvenini yıkan siz misiniz medeni?
Yoksa omzunda kızını taşıyan o kutlu Peygamber mi?
Cevap, vicdanı olan herkesin yüreğinde hazırdır…
Ve biz bir kez daha sesleniriz:
Gerçek medeniyet, kızını toprak altına değil; omzunun üstüne çıkarandır.

Türkiye Artık Sadece Türkiye Değil
Roma’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Yeniden Dünyanın Merkezine
İbn-i Sina Haftası
İstihbarat Devletin Görünmeyen Gücüdür: Yeni Dünyada Savaşı Başlamadan Okumak
Ahlat’ta 1071 ruhuyla futbol buluşması
UNESCO Dünya Miras Komitesi İstanbul’da toplanacak
Bişkek’te 51 Bin Kişilik Dev Stadyum Tamamlandı