Bugün, âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) dünyaya teşrifini idrak etmenin huzurunu ve manevi bereketini yaşıyoruz.

Mevlid Kandili yalnızca kutlu bir doğumu hatırladığımız mübarek bir gece değildir. Aynı zamanda insanın kendisine, ailesine, toplumuna ve bütün insanlığa karşı sorumluluklarını yeniden düşünmesi için önemli bir vicdan ve muhasebe gecesidir.

Peygamber Efendimizi sevmek; yalnızca onu anmak değil, onun bize bıraktığı merhamet, adalet, doğruluk, kardeşlik, paylaşma ve güzel ahlak mirasını hayatımızda yaşatmaktır.

Bugün dünyamızın belki de en fazla ihtiyaç duyduğu şey budur:

Merhametli insan, adaletli toplum ve vicdanlı bir dünya.

KANDİLLER SADECE GECELERİMİZİ DEĞİL, HAYATIMIZI AYDINLATMALIDIR

Bu gece dualar edeceğiz, Kur’an okuyacağız, salavatlar getireceğiz ve sevdiklerimizin kandilini kutlayacağız.

Fakat asıl soru yarın sabah başlayacaktır:

Bu geceden hayatımıza ne taşıyacağız?

Kırdığımız bir gönlü onarabilecek miyiz?

Küs olduğumuz insanla barışabilecek miyiz?

Anne ve babamızın gönlünü alabilecek miyiz?

Bir yetimin başını okşayabilecek, bir ihtiyaç sahibinin yükünü hafifletebilecek miyiz?

Bir öğrencinin eğitim yolculuğuna destek olabilecek miyiz?

Çünkü kandiller yalnızca bir geceyi değil, insanın bundan sonraki hayatını güzelleştirdiği ölçüde anlam kazanır.

Mevlid Kandili geçsin; fakat Mevlid’in merhameti geçmesin.

BİR MİLLETİN GELECEĞİ ÇOCUKLARININ VİCDANINDA KURULUR

Bugün çocuklarımıza bırakacağımız mirası da düşünmek zorundayız.

Onlara yalnızca mal, mülk ve makam bırakmak yetmez.

Çocuklarımıza dürüstlüğü, merhameti, paylaşmayı, emanete sahip çıkmayı, büyüğe hürmeti, küçüğe sevgiyi, vatanına ve milletine karşı sorumluluk duymayı öğretmeliyiz.

Çünkü yarının dünyasını bugünün çocukları kuracaktır.

Bir milletin geleceği yalnızca okullarında değil, çocuklarının aklında, ahlakında ve vicdanında inşa edilir.

Çocuklarımızı yalnızca başarılı insanlar olmaya değil, iyi insanlar olmaya hazırlamalıyız.

BİZİM MEDENİYETİMİZ GÖNÜL MEDENİYETİDİR

BULTÜRK Derneği olarak yıllardır insanımız arasında gönül köprüleri kurmaya çalışırken bizi bir arada tutan en önemli değerlerden birinin dayanışma olduğuna inanıyoruz.

Bizim medeniyetimizde insan yalnız bırakılmaz.

Komşu gözetilir.

Yetimin başı okşanır.

Yaşlıya hürmet edilir.

Yolda kalana el uzatılır.

İhtiyaç sahibinin onuru korunur.

Çünkü bizim anlayışımızda insanı yaşatmak, toplumu ve devleti yaşatmanın başlangıcıdır.

Bugün nerede yaşarsak yaşayalım; Türkiye’de, Bulgaristan’da, Balkanlar’da, Avrupa’da veya dünyanın başka bir köşesinde aynı gönül medeniyetinin insanları olduğumuzu unutmamalıyız.

Coğrafyalar bizi ayırabilir; fakat ortak tarihimiz, kültürümüz, inancımız ve gönül bağlarımız bizi birbirimize yaklaştırır.

BİRLİĞİMİZİ KORUMAK DA BİR SORUMLULUKTUR

Mevlid Kandili bize kardeşliği de yeniden hatırlatmalıdır.

İnsanların kolaylıkla birbirinden uzaklaştırıldığı, farklılıkların çatışma sebebi hâline getirildiği bir çağda kardeşliğimizi korumak stratejik olduğu kadar ahlaki bir sorumluluktur.

Birbirimizin kusurunu aramak yerine birbirimizin elinden tutmalıyız.

Ayrılıklarımızı büyütmek yerine ortak değerlerimizi güçlendirmeliyiz.

Çünkü bizi güçlü kılacak olan öfkemiz değil, birliğimizdir.

Bizi geleceğe taşıyacak olan yalnızca maddi gücümüz değil, birbirimize duyduğumuz güven ve dayanışmadır.

DUALARIMIZ SINIRLARI AŞSIN

Bu mübarek gecede dualarımız yalnızca kendimiz için olmasın.

Mazlumları unutmayalım.

Yetimleri, kimsesizleri, hastaları, yaşlıları, gurbet ellerde yaşayanları ve geleceğini kurmaya çalışan gençlerimizi dualarımıza katalım.

Savaşların gölgesinde büyüyen çocukları unutmayalım.

Dualarımız Türkiye’mizin huzuru ve birlik beraberliği, Bulgaristan Türklerinin geleceği, Balkanlar’daki soydaşlarımızın esenliği, Türk ve İslam dünyasının kardeşliği ve bütün insanlığın barışı için olsun.

Çocukların korkuyla değil umutla uyandığı, annelerin evlat acısı yaşamadığı, insanların kimliklerinden ve inançlarından dolayı ötekileştirilmediği bir dünya için dua edelim.

Fakat duanın yanında sorumluluğumuzu da unutmayalım.

Çünkü güzel bir dünya yalnızca temenni edilmez; iyilikle, emekle, adaletle ve dayanışmayla inşa edilir.

BİR GÖNÜL KAZANMAKLA BAŞLAYALIM

Belki tek başımıza dünyadaki bütün sorunları çözemeyiz.

Fakat bir insanın dünyasını güzelleştirebiliriz.

Bir çocuğa umut olabiliriz.

Bir öğrencinin yolunu açabiliriz.

Bir yaşlının yalnızlığını paylaşabiliriz.

Bir kırgınlığı sona erdirebiliriz.

Bir ihtiyaç sahibinin yükünü hafifletebiliriz.

İşte değişim böyle başlar:

Bir insandan…
Bir aileden…
Bir gönülden…
Bir iyilikten…

Sonra iyilik başka bir iyiliği doğurur.

Ve küçük görünen iyilikler zamanla büyük bir merhamet ve dayanışma hareketine dönüşür.

BU GECE KENDİMİZE BİR SÖZ VERELİM

Bu Mevlid Kandili’nde kendimize bir söz verelim:

Daha az kıracağız, daha çok gönül kazanacağız.

Daha az ayrışacağız, daha çok birleşeceğiz.

Daha az kendimiz için yaşayacak, çevremizdeki insanları daha fazla gözetmeye çalışacağız.

Ve Peygamber Efendimizi yalnızca kandil gecelerinde hatırlamayacağız; onun merhametini, adaletini ve güzel ahlakını hayatımızın her gününe taşımaya gayret edeceğiz.

Çünkü Peygamberimizi sevmenin en güzel ifadesi, onun gösterdiği güzel ahlak yolunda yürümektir.

Bu duygu ve düşüncelerle; başta aziz milletimiz olmak üzere Bulgaristan Türklerinin, Balkanlar’daki soydaşlarımızın, Türk-İslam âleminin ve bütün gönül dostlarımızın Mevlid Kandili’ni en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.

Yüce Allah bu mübarek geceyi; gönüllerimizin arınmasına, kırgınlıkların sona ermesine, ailelerimizin huzuruna, milletimizin birlik ve beraberliğinin güçlenmesine, mazlumların kurtuluşuna ve bütün insanlığın barış ve huzuruna vesile eylesin.

Mevlid Kandilimiz mübarek olsun.

Bu gece Peygamberimizi analım; yarın onun merhametiyle insanlara yaklaşalım.

Bir gönül kazanalım, bir yarayı saralım, bir çocuğa umut olalım. Çünkü geleceğin güçlü dünyası, bugünün merhametli insanlarıyla kurulacaktır.

Rafet ULUTÜRK
BULTÜRK Derneği Genel Başkanı

Yazar