İbrahim SOYTÜRK
Bulgaristan’da 2026 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken siyasetin dili değişmeye başlıyor.
Veliçie lideri İvelin Mihaylov, partisinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkaracağını kamuoyuna açıkladı. Şimdi bunun yanında çok daha önemli bir iddia konuşuluyor:
Mihaylov’un Cumhurbaşkanı adayının yanında Türk kökenli bir Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayının bulunabileceği.
Bu bilgi resmî aday ilanıyla kesinleşirse Bulgaristan siyasetinde sıradan bir adaylık gelişmesi olmayacaktır.
Çünkü mesele bir kişinin Türk olması değildir.
Mesele, Bulgaristan Türklerinin yıllardır sahip olduğu seçim gücünün devlet yönetiminde temsil gücüne dönüşmeye başlamasıdır.
MİHAYLOV BİR ŞEYİ GÖRMÜŞ OLABİLİR: TÜRK SEÇMEN ARTIK TEK ADRESE MAHKÛM DEĞİL
Bulgaristan siyasetinin eski denklemi Türk seçmenin büyük ölçüde tek siyasi yapı etrafında tutulmasına dayanıyordu.
Fakat bu model giderek sorgulanıyor.
Yeni kuşak Bulgaristan Türkleri farklı düşünüyor.
Avrupa’da yaşayan Bulgaristan vatandaşları farklı düşünüyor.
Türkiye’de yaşayan seçmen farklı siyasi seçenekleri değerlendirebiliyor.
Bulgaristan’da yaşayan genç Türkler ise yalnızca etnik aidiyet üzerinden değil; adalet, ekonomi, yolsuzluk, eğitim, kalkınma ve gelecek üzerinden siyaset okumaya başlıyor.
İşte Veliçie’nin olası hamlesinin stratejik önemi burada ortaya çıkmaktadır.
Türk seçmen farklı partilere açılırsa Bulgaristan’daki hemen bütün siyasi partiler Türk vatandaşına ulaşmak zorunda kalacaktır.
BİZİM İSTEDİĞİMİZ DE TAM OLARAK BUDUR
Bulgaristan Türklerinin geleceği yalnızca bir “Türk partisinin” geleceğine bağlanmamalıdır.
Bizim uzun vadeli hedefimiz daha büyük olmalıdır:
Bulgaristan’daki bütün demokratik partiler Türklerin de partisi olmalıdır.
GERB’in içinde Türk siyasetçiler bulunabilmelidir.
PP-DB içerisinde Türk gençleri yükselebilmelidir.
Veliçie’de Türkler siyaset yapabilmelidir.
Başka demokratik partilerde Türk belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar ve devlet yöneticileri yetişebilmelidir.
Çünkü gerçek eşit vatandaşlık budur.
TÜRK CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI FİKRİ NEDEN ÖNEMLİ?
Bulgaristan’da Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı birlikte seçilir.
Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı adaylığı yalnızca sembolik bir makam tartışması değildir.
Seçim kampanyasının tamamının parçasıdır.
Eğer güçlü bir Cumhurbaşkanı adayı yanına Bulgaristan Türkleri arasından itibarlı bir isim alırsa çok güçlü bir siyasi mesaj ortaya çıkar:
“Bu devlet hepimizin devletidir.”
Bulgaristan’ın ihtiyacı da budur.
Türk’ün Bulgar’a karşı konumlandırılmadığı;
Bulgar’ın Türk’ten korkutulmadığı;
Roman’ın dışlanmadığı;
Pomak’ın kimliğinin siyasi malzemeye dönüştürülmediği;
vatandaşlığın etnik kökenden daha büyük ortak payda olduğu yeni bir Bulgaristan.
FAKAT TÜRKLER HEMEN ALKIŞLAMAMALIDIR
Burada stratejik bir uyarıda bulunmak gerekiyor.
Bir siyasi lider:
“Yanıma Türk Cumhurbaşkanı Yardımcısı alacağım”
dediğinde Türk toplumu hemen o adayın arkasına dizilmemelidir.
Tam tersine sorular sormalıdır.
Neden Türk aday?
Gerçek bir eşit vatandaşlık anlayışından mı?
Türk oylarını almak için mi?
Aday kim olacak?
Yetkisi ve siyasi ağırlığı ne olacak?
Türkçe eğitime bakışı nedir?
Türklerin yoğun yaşadığı bölgelerin ekonomik kalkınması konusunda ne düşünüyor?
Devlet kurumlarında liyakate dayalı Türk temsilini destekliyor mu?
1984-1989 dönemindeki asimilasyon politikalarına ve tarihî hafızaya yaklaşımı nedir?
Nefret söylemi konusunda nerede duruyor?
Türkiye-Bulgaristan ilişkilerini nasıl görüyor?
Bunların cevabını almadan destek açıklamak strateji değildir.
VELİÇİE’NİN HAMLESİ DİĞER PARTİLERE SORU SORDURMALIDIR
Mihaylov gerçekten Türk bir Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı çıkarırsa benim için en önemli sonuç Veliçie’nin kaç oy alacağından önce başka bir şey olacaktır:
Diğer partiler ne yapacak?
İşte Bulgaristan Türkleri tam burada stratejik davranmalıdır.
Veliçie’ye sorulan soru GERB’e de sorulmalıdır.
PP-DB’ye de sorulmalıdır.
Diğer Cumhurbaşkanı adaylarına da sorulmalıdır:
“Bulgaristan’ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı neden Türk olmasın?”
Eğer herkes Türk seçmenin oyunu istiyorsa herkes Türk toplumunun devlet yönetimindeki temsilini de konuşmalıdır.
TÜRK OYLARI ARTIK PEŞİN VERİLMEMELİ
2026’nın temel ilkesi bu olmalıdır:
Peşin oy yok.
Önce program.
Sonra aday.
Sonra yazılı taahhüt.
Sonra destek.
Bulgaristan Türkleri bir siyasi partinin seçimden seçime taşıdığı oy kitlesi olmaktan çıkmalıdır.
Bunun yerine bütün siyasi partilerin desteğini kazanmak zorunda olduğu bilinçli vatandaş topluluğu hâline gelmelidir.
Bu değişiklik gerçekleşirse Bulgaristan Türklerinin siyasi tarihinde yeni bir dönem başlar.
ASIL HEDEF: TÜRK PARTİSİ DEĞİL, TÜRKLERİN DE İÇİNDE OLDUĞU BULGARİSTAN SİYASETİ
Ben yıllardır meselenin buraya gelmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bizim hedefimiz Bulgarlarla Türkleri birbirinden ayıran siyaset olmamalıdır.
Bizim hedefimiz:
Bulgaristan vatandaşlığı ortak paydasında eşit siyaset olmalıdır.
Türk gençlerini yetiştirelim.
Siyaset öğretelim.
Hukuk öğretelim.
Devlet yönetimini öğretelim.
Diplomasi öğretelim.
Avrupa Birliği kurumlarını öğretelim.
Bulgarcayı mükemmel konuşsunlar.
Türkçelerini kaybetmesinler.
İngilizce öğrensinler.
Ve sonra bu gençleri Bulgaristan’ın bütün demokratik siyasi partilerine gönderelim.
Beş yıl sonra belediye meclislerinde;
on yıl sonra parlamentoda;
on beş yıl sonra bakanlıklarda;
ve bir gün Cumhurbaşkanlığı makamında görelim.
Stratejik düşünmek budur.
MİHAYLOV’UN AÇIKLAMASI DOĞRULANIRSA BİR KAPI AÇILMIŞ DEMEKTİR
Fakat böyle bir adaylığın gerçekten hayata geçirilmesi durumunda önemli bir psikolojik eşik aşılmış olacaktır.
O zaman Bulgaristan siyasetinde şu soru artık meşru biçimde masaya gelir:
Neden Türk Cumhurbaşkanı Yardımcısı olmasın?
Bir sonraki soru daha da önemlidir:
Neden bir gün Bulgaristan’ın Cumhurbaşkanı Türk kökenli bir Bulgaristan vatandaşı olmasın?
Demokrasi gerçekten eşit vatandaşlık demekse bunun önünde zihinsel bir engel bulunmamalıdır.
TÜRKLER KİMİN PEŞİNDEN GİDECEĞİNİ DEĞİL, KİMİN KENDİLERİNE GELECEĞİNİ BELİRLEMELİDİR
2026 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Bulgaristan Türklerinin stratejik hedefi bir partiyi kurtarmak veya başka bir partiyi cezalandırmak olmamalıdır.
Daha büyük düşünmeliyiz.
Türk oyunun değerini yükseltmeliyiz.
Bütün adaylarla konuşmalıyız.
Bütün demokratik partilere aynı talepleri götürmeliyiz.
Ve açıkça söylemeliyiz:
Bulgaristan Türkleri artık kimsenin siyasi tapulu malı değildir.
Biz Bulgaristan Cumhuriyeti’nin eşit vatandaşlarıyız.
Oylarımızı isteyenler yalnızca seçim günü kapımızı çalmamalıdır.
Devlet yönetiminin kapılarını da Bulgaristan’ın Türk vatandaşlarına açmalıdır.
Eğer İvelin Mihaylov’un gündeme getirdiği Türk Cumhurbaşkanı Yardımcısı fikri gerçekten adaylığa dönüşürse, 2026 seçimlerinin en önemli sonucu belki kimin Cumhurbaşkanı seçildiğinden bile daha uzun vadeli olacaktır:
Bulgaristan Türklerinin oyu için yarışan siyaset dönemi, Bulgaristan Türklerini devlet yönetimine taşımak için yarışan siyaset dönemine dönüşebilir.
İşte asıl değişim o gün başlayacaktır.

İvelin Mihaylov’dan dikkat çeken hamle: Türk kökenli cumhurbaşkanı yardımcısı adayı mı geliyor?
Bulgaristan Demokrasisi İçin Tarihî Eşik: Türk Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ne Anlama Gelir?
İvelin Mihaylov’un Cumhurbaşkanlığı Hamlesi: Türkler Bulgaristan Siyasetinin Yeni Anahtarı Mı Oluyor?
BULTÜRK ve Siyasi Değişim
Ege’de Türkiye’nin Stratejik Karşı Hamlesi
Bulgaristan’da 2027 asgari ücretinde uzlaşma çıkmadı
Kapıkule’de yaz dönüşü yoğunluğu: Kapitan Andreevo’da rekor araç trafiği
Bulgaristan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova: Ulusal Güvenlik Konseyi’nin toplanması için gerekçe görmüyorum
Hırvatistan’da ortalama net maaş 1.555 avroya yükseldi