Raziye ÇAKIR
Putperestlik…
Kur’an’ın bize öğrettiği en açık gerçeklerden biri şudur: Allah’tan başkasına boyun eğmek, Allah’tan başkasını yüceltmek putperestliktir.
Putperest dediğimiz kişi, Allah’tan başka ilahlar edinir. Ama bu put illa taş, tahta ya da heykel olmak zorunda değildir. İnsan da olabilir, fikir de olabilir, lider de olabilir.
Bir düşünün:
Önce birini yüceltirsiniz.
O kişi bir alim olabilir, bir resul olabilir, bir müçtehit, bir fakih, bir bilim adamı, bir cemaat veya parti lideri olabilir.
Fark etmez.
Yüceltilen kişi önce kutsanır, ardından dokunulmaz kılınır.
Artık o eleştirilemez, sorgulanamaz, yargılanamaz hale gelir.
İşte tam burada bir dogma doğar.
Ve dogmaların olduğu yerde akıl, vicdan ve özgür irade devreden çıkar.
İnsanlar, sorgusuz sualsiz o “kutsanmış” kişilerin fikirlerine, sözlerine ve yasalarına uymaya başlar.
Karşı çıkanlar dışlanır, susturulur.
Allah’ın ayetleri bize bu gerçeği hatırlatır:
Putperestler, atalarının yolunu taklit ederler.
Atalarının içinden bazılarını yüceltir, kutsal ilan eder, onların koyduğu kurallarla yaşarlar.
Ama Allah sorar:
“Ya atalarınız yanıldıysa? Ya hatalıysalar?”
Eğer yüceltilen kişilerin fikirleri Allah’ın vahyiyle çatışıyorsa, o zaman mesele çok nettir:
Allah’a inandığını söyleyen kişi aslında başka ilahların önünde eğiliyordur. Bu da açıkça putperestliktir.
Ben Kimsenin Keyfine Karışmam
Bu noktada şunu söylemek gerekiyor:
Ben kimsenin keyfine karışacak değilim.
Kim Allah’tan başkasını yüceltip kutsuyorsa, bu onun tercihidir.
Kim dokunulmaz putlar edinip onların fikirleriyle yaşıyorsa, bu da onun yoludur.
Allah ahirette herkese soracak:
“Benim hükümlerim dururken sen niçin başka birinin hükümlerine uyup yaşadın?”
İşte o gün, herkes hesabını tek başına verecek.
Benim görevim sadece hatırlatmaktır.
Kim putperest olur, kim Allah’ın yolunu seçer, bu beni ilgilendirmez.
Allah Herkese Aklı ve Kalbi Verdi
Allah insana akıl, muhakeme, irade ve kalp vermiştir.
Bunları doğru kullanmak da yanlış kullanmak da insanın elindedir.
Eğer biri şeytana uyup bu nimetleri Allah’a isyan için kullanıyorsa, kendi yolunu kendi seçmiştir.
Benim yapabileceğim tek şey şudur:
“Gider, Allah’a hesabını verir.”
Kardeşlerim,
Bizim vazifemiz başkasını ilahlaştırmak değil, yalnızca Allah’a kul olmaktır.
Putperestliğin her çeşidinden uzak durmaktır.
Çünkü putperestlik, insanı kula kul eder.
Oysa iman, insanı özgürleştirir.
Selam ve dua ile…
Allah’a emanet olun inşâAllah.

Macaristan’da tarihi seçim: Sandıklar kapandı, katılım rekor kırdı
Bulgaristan’da oy satın alma operasyonlarında 1 milyon avro ele geçirildi
Yarım Kalmış Bir Hayatın Şiiri: Recep Küpçü’ye Dair
Partiya Veliciye
Fidan: Ankara’daki NATO Zirvesi Tarihi Bir Dönüm Noktası Olabilir
Erzincan Kemah’ta 4 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi