
Birbirine Karışan Ayaklar Fıkrası
Günlerden bir gün, köyün çocukları dere boyuna dizilmiş, ayaklarını suyun içine koymuş öylece oturuyorlardı, ağaç dallarının ucundaki çengelli iğneyle sözüm ona balık avlamaya çalışıyorlardı. Amaç oyun oynamak, serinlemek işte…
Çok geçmeden, tarlada saban yapmadan yorulan Nasrettin Hoca serinlemek için derenin kenarına gelmiş. Hoca’yı gören çocuklar hemen bir muziplik düşünmüşler, başlamışlar bağırıp, çağırmaya..
Nasrettin Hoca çocuklara yaklaşarak; “Ne oldu çocuklar? Ne diye bağırıp duruyorsunuz?” diye sordu. Çocuklardan biri ağlamaklı sözü aldı; ”Sorma Hocam, suyun içinde ayaklarımız birbirine karıştı. Hangisi kim ayağıdır, bulamıyoruz.”
Nasrettin Hoca tatlı tatlı gülümseyerek, “Aaa çocuklarım, tasalandığınız şeye bakın,” diye çocukların yanına geldi.
“Hiç merak etmeyin, ben şimdi sizin ayaklarınızı bulurum.” dedi.
Elindeki sopayı tuttuğu gibi suya vurdu, ayaklarına değen sopanın acısıyla, çocuklar neye uğradığını şaşırıp koşmaya başladılar.
Nasrettin Hoca seslendi. Ne o çocuklar bir teşekkür yok mu? Hadi gelin ölümü öpün, sayemde ayaklarınıza kavuştunuz.
Yazar
Bunu paylaş:
- Facebook'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Facebook
- X'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) X
- Linkedln üzerinden paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) LinkedIn
- Threads'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Threads
- WhatsApp'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
- Pinterest'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Pinterest
- Telegram'da paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Telegram

Etnik Kartın Gölgesinde Siyaset: Peevski Fenomeni ve Çatlayan Maske
GEÇMİŞİN GİZLİ STRATEJİSİ DAĞILMAK MI, YOKSA DERİNLEŞMEK Mİ?
Yokluk Gelmeden: Kıymeti Bilinmeyen Değerlerin Ağır Dersi
Türk Kahvesi: 500 Yıllık Küresel Marka Gücü
Geri Dönülmez Güven Kaybı: Halk, GERB’den Neden Vazgeçti?
Етническата карта като геополитически риск: защо езикът на Пеевски е опасен извън вътрешната политика
Bir Damla mı, Bir Okyanus mu?