Edirne Sveti Georgi Bulgar Kilisesi’nde Yaşanan Dil Krizi Hakkında Kamuoyuna Duyuru
Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği (BULTÜRK) olarak, Edirne’de bulunan Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi’nde yaşanan ve Bulgarca ayin yapılmasının engellenmesiyle sonuçlanan gelişmeleri dikkatle takip etmekteyiz.
Bulgar cemaatinin isim günü vesilesiyle düzenlemek istediği ayinin, Bulgarca yerine Yunanca yapılmasının dayatılması nedeniyle iptal edilmesi; yalnızca dini bir anlaşmazlık değil, aynı zamanda kültürel kimlik ve toplumsal aidiyet açısından son derece hassas bir meseledir.
Kilisede ibadete katılan cemaatin büyük çoğunluğunun Bulgar olmasına rağmen, Bulgarca ayin yapılmasına izin verilmemesi kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.
Her toplumun kendi ana diliyle ibadet etmesi en doğal, en temel ve evrensel kültürel haklarından biridir.
Dil; yalnızca iletişim aracı değil, bir milletin hafızası, kültürü, tarihi ve manevi varlığının taşıyıcısıdır. İnsanlar dualarını, inançlarını ve manevi dünyalarını en samimi şekilde kendi ana dilleriyle ifade ederler. Bu nedenle ibadet diline müdahale edilmesi, toplumların kimlik hassasiyetlerini doğrudan etkileyen ciddi bir meseledir.
BULTÜRK olarak açıkça ifade ediyoruz ki:
Bulgar cemaatinin kendi kilisesinde Bulgarca ayin yapma talebi son derece meşru, insani ve hukuki bir taleptir.
1945 yılında yapılan anlaşmalar ve geçmişten gelen dini uygulamalar da Bulgarca ayin geleneğinin tarihsel meşruiyetini ortaya koymaktadır.
Bu hakkın görmezden gelinmesi, Balkanlar’ın hassas kültürel dengelerine zarar verecek sonuçlar doğurabilir.
Bizler Balkan coğrafyasının acılarla dolu tarihini bilen insanlar olarak, dil ve kimlik meselelerinin ne kadar hassas olduğunu çok iyi biliyoruz. Balkanlar’da barışın yolu; farklı milletlerin, farklı inançların ve farklı dillerin birbirine saygı göstermesinden geçmektedir.
Hiçbir topluluğa kendi ana dilini unutturmak, geri plana itmek veya ibadet hakkını sınırlandırmak dayatılmamalıdır. Çünkü kültürel baskılar toplumlar arasında kırgınlık ve güvensizlik oluşturur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihsel devlet geleneği; farklı dinlerin, dillerin ve kültürlerin bir arada yaşamasına dayanan yüksek bir medeniyet anlayışına sahiptir. Bu anlayışın korunması, Balkanlar’daki huzur ve kardeşlik açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle tüm tarafları:
- sağduyuya,
- karşılıklı saygıya,
- tarihi hassasiyetleri gözetmeye,
- dini özgürlüklere ve kültürel haklara saygı göstermeye davet ediyoruz.
BULTÜRK olarak, Bulgar cemaatinin kendi diliyle ibadet etme hakkını desteklediğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
İnanç özgürlüğü, kültürel haklar ve toplumsal barış herkes için eşit şekilde korunmalıdır.
Çünkü bir toplumun dili susturulursa, yalnızca kelimeler değil; hafızası ve gönlü de yaralanır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
BULTÜRK
Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği

Bir Milleti Yıkan Cehalet Değil, Aydın İhanetidir
Türk Adı: Hareketin, Göçün ve Medeniyet Yürüyüşünün Hikâyesi
Gökyüzünde Yazılan Yeni Güç: Türkiye’nin Dron Çağı
Paris’in Göbeğinde Türk Savunma Sanayiinin Yükselişi: Avrupa’nın Güvenliği Artık Türkiye’siz Düşünülemez
Bulgaristan Müslümanlarında Yeni Dönem: Makam Değil, Emanet
SINIRDAKİ SEDA: SELİMİYE’NİN GÖLGESİNDE BİR DUA
BÜYÜK HESAPLAŞMA: SAVAŞLARIN ÖTESİNDE VİCDANLARIN İMTİHANI
YEŞİL SANCAK: RUMELİ HAFIZASINDAN GELECEĞE UZANAN BİR MİRAS
Sizi Değil,Onları İzliyorlar:Yeni Dünyanın Sessiz Savaşı