Mehmet ÇAKIR

Türk milleti, asırlardır tarih sahnesinde bir medeniyet kurucu ve dönüştürücü olarak yer almış, engin geçmişiyle dünyaya yön vermiştir. Ancak, son yüzyılda toplumsal özgüvenimizi zayıflatan, bizi kendi değerlerimizden uzaklaştıran bir anlayış zihinlerimizi teslim aldı. Bizi büyüten, geleceğe taşıyan öz kaynaklarımız, bilinçli ya da bilinçsiz biçimde gölgelenmeye çalışıldı. Bugün artık bu köklü milleti, kendi özünden koparma çabalarına karşı yeniden ayağa kalkmanın vaktidir.
Tarihten gelen bu milletin genetik kodlarında mücadele vardır. Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını açan Alparslan’ın cesareti, İstanbul’u fethederek çağ kapatıp çağ açan Fatih’in ileri görüşlülüğü, Kurtuluş Savaşı’nın her anında kendini gösteren Mustafa Kemal Atatürk’ün kararlılığı… Bunlar sadece geçmişin hikayeleri değildir; bunlar, bugünümüz ve yarınımız için ilham kaynaklarımızdır.
Ne yazık ki, modern dünyanın dayattığı tüketim odaklı, yüzeysel kültür, bireyden topluma kadar geniş bir alanda bizi öz değerlerimizden uzaklaştırdı. Kendi tarihimize, kendi kahramanlarımıza ve başarılarımıza yeterince sahip çıkmaz olduk. Gözümüzü hep dışarı çevirdik, başka kültürlerin ve başarıların gölgesinde kaldık. Oysa bu millet, kendi cevherine döndüğünde neler yapabileceğini defalarca göstermiştir.
Özgüveni yeniden inşa etmenin yolu, önce kendimize güvenmekten geçer. Bunun için bireyden başlayarak topluma yayılan bir bilinçlenme sürecine ihtiyacımız var. Her Türk genci, bu milletin sahip olduğu potansiyelin farkında olmalı ve geleceği bu bilinçle inşa etmelidir. Eğitim sistemimiz, yalnızca bilgi aktaran bir yapı olmaktan çıkarılmalı; özgüveni, sorgulama yeteneğini ve yaratıcı düşünceyi esas alan bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir. Sanatta, bilimde, ekonomide ve tüm alanlarda özgün değerler üretebilecek nesiller yetiştirmek zorundayız.
Ayrıca, sadece bireysel değil, toplumsal özgüveni de canlandırmak gerekiyor. Milletin ortak hafızasını diri tutmak, tarihimize, kültürümüze ve medeniyet mirasımıza sahip çıkmak bunun en önemli yollarından biridir. Dünyanın her köşesinde yankılanan Türk adını yeniden en üst seviyeye taşımak bizim elimizde.
Türk milleti, tarih boyunca ne zaman düşse, daha güçlü şekilde ayağa kalkmayı bilmiştir. Bugün de aynı kararlılıkla hareket edebiliriz. Bizim için hiçbir şey imkânsız değildir. Özgüvenimizi yeniden kazandığımızda, sadece kendimize değil, dünyaya da yön verecek kudrete sahibiz.
Şimdi geçmişin başarılarından güç alarak geleceğe yürüme vakti. Türk milleti, kendisine dayatılan sınırları aşacak, kendi öz değerlerini yeniden hatırlayarak hak ettiği yeri alacaktır. Unutmayalım: Biz, başarabilecek bir milletiz. Bize sadece kendimize inanmak ve bu inancı eyleme dönüştürmek düşüyor.

Yazar