Sinan AKBAŞ
Bulgaristan, 19 Nisan 2026 parlamento seçimleriyle yalnızca yeni bir meclis aritmetiği üretmedi; beş yıldır süren siyasi tıkanıklığa karşı güçlü bir toplumsal cevap verdi. 2021’den bu yana sekizinci kez sandığa giden ülkede seçmen, bu kez parçalı ve kırılgan koalisyon denklemlerinden yorulduğunu açık biçimde gösterdi.
Seçimin en çarpıcı sonucu, Rumen Radev liderliğindeki İlerici Bulgaristan koalisyonunun yüzde 44’ün üzerinde oy alarak 240 sandalyeli parlamentoda 131 milletvekilliğine ulaşması oldu. Çoğunluk için gerekli 121 sandalye eşiğinin aşılması, Bulgaristan siyasetinde uzun süredir görülmeyen bir tabloyu ortaya çıkardı: Tek başına hükümet kurabilecek güçlü bir siyasi merkez.
Bu sonuç, teknik anlamda bir seçim zaferinden daha fazlasıdır. Bulgaristan’da son yıllarda hükümetler kurulmuş fakat yönetememiş; parlamentolar açılmış fakat kalıcı istikrar üretememişti. Rosen Zhelyazkov hükümetinin yolsuzluk iddiaları, bütçe tartışmaları ve kitlesel protestolar sonrası istifa etmesi, ülkedeki temsil krizini daha da derinleştirmişti. Radev’in yükselişi tam da bu boşlukta gerçekleşti.
Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev, siyaset sahnesine klasik bir parti lideri olarak değil, sistemin içinden çıkıp sisteme meydan okuyan bir figür olarak döndü. Yaklaşık dokuz yıllık cumhurbaşkanlığı tecrübesi, ona seçmen nezdinde kurumsal bir ağırlık kazandırdı. Ancak kampanyasının asıl gücü, “oligarşik yönetim modeli”ne karşı verdiği mücadele sözü oldu. Yolsuzlukla mücadele, kamu maliyesinin çıkar gruplarından arındırılması, yaşam pahalılığına karşı önlemler ve bağımsız yargı vurgusu, özellikle genç ve şehirli seçmenler arasında güçlü karşılık buldu.
Bu seçimde dikkat çeken bir başka nokta, geleneksel partilerin ciddi biçimde gerilemesidir. GERB-SDS yüzde 13 civarında, PP-DB ise yüzde 12 civarında kaldı. Bu tablo, Bulgar seçmeninin yalnızca mevcut hükümeti değil, son yılların bütün merkez siyaset aktörlerini cezalandırdığını gösteriyor. Seçmen, “aynı partilerle aynı krizlerin devam edeceği” kanaatine varmış görünmektedir.
Anketlerin başarısızlığı da ayrıca üzerinde durulması gereken bir konudur. Seçim öncesi araştırmalar İlerici Bulgaristan’ın birinci çıkacağını öngörse de gerçek sonuçlar tahminlerin yaklaşık 10 puan üzerinde gerçekleşti. Bu fark, Bulgaristan’da kararsız seçmen kitlesinin son anda güçlü biçimde Radev’e yöneldiğini düşündürüyor. Aynı zamanda toplumdaki siyasal dalgalanmanın, klasik anket yöntemleriyle tam olarak ölçülemediği de ortaya çıkmıştır.
Ancak Radev’in zaferi ne kadar güçlü olursa olsun, önündeki yol kolay değildir. İç politikada yolsuzlukla mücadele vaadi, kısa sürede somut adımlar gerektirecektir. Ekonomik alanda kira krizi, hayat pahalılığı ve kamu maliyesi üzerindeki baskılar yeni hükümetin ilk sınavları olacaktır. Seçmen, Radev’e geniş bir yetki vermiştir; fakat bu yetki aynı zamanda yüksek beklenti anlamına gelmektedir.
Dış politikada ise daha hassas bir denge beklenmektedir. Radev’in Rusya-Ukrayna savaşı konusundaki temkinli çizgisi, AB ve NATO çevrelerinde soru işaretleri yaratabilir. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini kınamasına rağmen Ukrayna’ya askeri desteğe mesafeli yaklaşması, Bulgaristan’ın Batı ittifakı içindeki konumunu tartışmaya açabilir. Bu nedenle yeni hükümet, içeride reformcu ve halkçı bir çizgi izlerken dışarıda güven verici bir denge siyaseti kurmak zorundadır.
19 Nisan seçimlerinin temel anlamı şudur: Bulgaristan seçmeni istikrarsızlığa son vermek istemiştir. Sandık, parçalanmış meclisler ve kısa ömürlü hükümetler döneminden çıkış talebini açık biçimde ortaya koymuştur. Fakat güçlü çoğunluk her zaman güçlü demokrasi anlamına gelmez. Radev’in başarısı, sadece iktidarı kazanmasıyla değil, bu iktidarı kurumsal denge, hukuk devleti ve şeffaf yönetim ilkeleriyle kullanıp kullanamayacağıyla ölçülecektir.
Bulgaristan şimdi yeni bir dönemin eşiğindedir. Bu dönem ya kalıcı reformların ve siyasi istikrarın başlangıcı olacak ya da büyük umutlarla verilen güçlü yetkinin yeni bir hayal kırıklığına dönüşmesine yol açacaktır. Seçmenin mesajı açıktır: Değişim istiyor, ama bu değişimin adalet, refah ve güven üretmesini bekliyor.

Bir Ziyaretten Fazlası: Hafızaya, Kültüre ve Vefaya Açılan Kapı
Bulgaristan seçim analizi
Bulgaristan’da Sandık Siyasi Krizi Aştı: Radev Dönemi Başlıyor
Çanakkale Kara Muharebeleri: Stratejik Derinlik, Operatif Dönüşüm ve Komuta İnisiyatifi
България избра стабилността: Води ли Румен Радев страната към „президентски стил“ управление?
Cepheden Bir Babanın Sesi
Bir Annenin Gözünden Çanakkale
Nisan’ın Vedası, Mayıs’ın Kalbimize Düşen İlk Işığı