Tıbbi alanda ve bütün bilimsel sahalarda Cumhuriyet devrinin başından beri bir dezenformasyon uygulanmaktadır.
Vatandaş tarihi mevzularda yalan bilgilerle islamı küçük gösterme gayretine muhatap olmaktadır.
Doktorlara bile Hipokrat adına yemin ettirilmektedir!
Allah akıl fikir versin…
Halbuki gerçekler hiç ama hiç böyle değildir.
Tıp alanında Müslüman Alimler, yunan ve romalılardan fersah fersah ileride olup, tıbbi ilimlerin yegane kaynağı durumundadırlar.
Bütün gelişmelerin temeli yüzyıllar öncesinden beri, bu ilim adamlarımızın ortaya koyduğu bilgilere eklenerek bugünkü seviyesine ulaşmıştır.
Mesela tıbbi ilaçların hazırlanıp vatandaşa reçeteyele sunulduğu Eczaneler…
İlk kez Müslümanlarca kurulmuştur.
İlk Resmî Eczane
Müslümanlar, ilk resmî eczaneleri daha 708 yılında El-Mansûr’un halifeliği zamanında kurdular.
9. asırdan itibaren, askerî sağlık işlerine ait olanları da dâhil bütün eczaneler, resmî kontrole tabi bulunuyordu.
Nasıl doktorların bir başı varsa, her şehirde yeni eczacıları imtihan eden ve onlara lisans veren, eczacıların da bir başı vardı.
Bu eczaneler, bizzat sağlık zabıtası memurları tarafından muntazam şekilde teftiş olunurlardı
Yazar
Bunu paylaş:
- Facebook'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Facebook
- X'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) X
- Linkedln üzerinden paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) LinkedIn
- Threads'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Threads
- WhatsApp'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
- Pinterest'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Pinterest
- Telegram'da paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Telegram

Etnik Kartın Gölgesinde Siyaset: Peevski Fenomeni ve Çatlayan Maske
GEÇMİŞİN GİZLİ STRATEJİSİ DAĞILMAK MI, YOKSA DERİNLEŞMEK Mİ?
Yokluk Gelmeden: Kıymeti Bilinmeyen Değerlerin Ağır Dersi
Türk Kahvesi: 500 Yıllık Küresel Marka Gücü
Geri Dönülmez Güven Kaybı: Halk, GERB’den Neden Vazgeçti?
Етническата карта като геополитически риск: защо езикът на Пеевски е опасен извън вътрешната политика
Bir Damla mı, Bir Okyanus mu?