Ertaş ÇAKIR
Son beş yılda yaptığım araştırmalar ve gözlemler, beni derin bir hakikate ulaştırdı: Osmanlı’nın son iki yüzyılından itibaren, Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar uzanan süreçte, gıda politikamız emperyalist güçler tarafından şekillendirilmiştir. Bunun sonucunda, maalesef zihinsel olarak sağlam ve üretken bir gençlik yetiştirme konusunda büyük kayıplar yaşamaktayız.
Asıl meseleyi tartışmaya cesaret edemedik, sorunun kökenine hiç inmedik. Oysa çözüm gözümüzün önünde duruyor. Örnek alabileceğimiz ülkeler var: Japonya, Güney Kore, Almanya ve ABD’nin seçkin kesimleri, gıda politikalarıyla gençliklerini adeta yeniden inşa ediyorlar. Bu ülkeler çocuklarına daha sağlıklı, protein ağırlıklı bir beslenme düzeni sunuyor ve bunu milli bir strateji haline getirmiş durumdalar.
Japonya ve Güney Kore’nin Beslenme Politikası
Japonya’da çocuklara 7 yaşından itibaren kahvaltıda en az 2 yumurta yediriliyor. Sofralarında ekmek neredeyse hiç yok; varsa bile çok az. Akşam yemeklerinde ise deniz ürünleri olmazsa olmaz. Japonya ve Güney Kore’de ceviz ithalatı son 50 yılda %140 artmış. Çocuklarına sürekli ceviz ve diğer beyin dostu gıdalar yediriyorlar. Ayrıca, günde sadece iki öğün yemek yiyorlar ve bu öğünler tamamen protein odaklı.
Bu ülkeler, nesillerinin zihinsel gelişimini bilimsel veriler ışığında planlıyor. Sonuç mu? Teknolojide, yazılımda, yapay zekâda ve diğer ileri bilimlerde dünya liderliği!
Türkiye’nin Gerçeği
Şimdi soralım: Türkiye’de durum ne? Marketlerde karbonhidrat ağırlıklı, şekerli, işlenmiş gıdalar neden bu kadar ucuz ve ulaşılabilirken, protein bazlı ürünler neden pahalı? Türkiye gibi bir tarım ve hayvancılık ülkesinde kuzu eti kaç kişinin sofrasına giriyor? Neden hayvancılık politikaları çökertildi? İşte burada devreye milli gıda politikası giriyor.
Bugün çocuklarımız, paketli ürünlerin, şekerin ve ekmeğin pençesinde zihinsel potansiyellerini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya. Beyin hücrelerini öldüren, gelişimi engelleyen bu ürünler, geleceğimizi adeta esir alıyor. Yazılım geliştiremeyen, yapay zekâ üretemeyen bir nesille teknoloji yarışında nasıl ilerleyeceğiz?
Gıda, Beka Meselesidir
Milli bir gıda politikası olmadan kalkınma mümkün değildir. Gıda politikası sadece bir sağlık meselesi değil, aynı zamanda bir beka meselesidir. Matematik zekâsı gelişmeyen, algoritma kuramayan bir gençlik yazılım üretemez, yapay zekâda söz sahibi olamaz. Bu sorunu çözmeden kalkınmayı hayal etmek beyhudedir.
Bir Deneyim, Bir Sonuç
Kendi deneyimlerimden yola çıkarak, karbonhidrat ve şeker tüketimini bıraktım. Bir ay boyunca ekmek ve şeker yemeyerek hem fiziksel hem de zihinsel performansımda ciddi bir artış yaşadım. 6 kilogram verdim ve kitap okuma hızım bile fark edilir şekilde arttı. Bir sayfayı 32 saniyede okuyup anlıyordum; şimdi bu süre 21 saniyeye düştü. Bu bir tesadüf olamaz.
Anne Babalara Çağrı
Çocuklarınızın geleceğini düşünüyorsanız, onları şekerli ürünlerden ve ekmekten uzak tutun. Balık, yumurta, ceviz gibi protein ve omega-3 kaynaklarını sofralarınızdan eksik etmeyin. Gelecek nesillerimiz için bu, yapabileceğimiz en büyük iyiliktir.
Türkiye, milli bir gıda politikasını hayata geçirmeden kalkınamaz. Hayvancılığı, tarımı ve sağlıklı beslenmeyi stratejik öncelik haline getirmeliyiz. Bu, sadece sağlığımızın değil, geleceğimizin de teminatıdır.
Unutmayın: Balık, yumurta, ceviz! Geleceğimiz bu sofralarda şekillenecek.

Turgut Özal ve Bulgaristan Türkleri: Bir Devlet Adamlığının Ötesinde, Bir Vefa Hikâyesi
Macaristan’da tarihi seçim: Sandıklar kapandı, katılım rekor kırdı
Bulgaristan’da oy satın alma operasyonlarında 1 milyon avro ele geçirildi
Yarım Kalmış Bir Hayatın Şiiri: Recep Küpçü’ye Dair
Partiya Veliciye
Fidan: Ankara’daki NATO Zirvesi Tarihi Bir Dönüm Noktası Olabilir
Erzincan Kemah’ta 4 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi