Gülten RAYİMOĞLU

İnsan kalbi bir tarladır derler. Kimisi bu tarlaya muhabbet eker, sevgiyle, merhametle, hoşgörüyle sular. Kimisi ise nefret eker; öfke, kibir, kıskançlıkla harmanlar. Fakat ne ekilirse ekilsin, o kalbin mahsulü kişinin hayatına yansır. Çünkü kalp yalnızca hisseden değil, yön veren, şekil veren, karar veren bir merkezdedir. Kalp nereye bakarsa, hayat oraya akar.

Bir kalpte iyilik yeşerirse, o kalpten çıkan söz de güzel olur, davranış da güzel olur. Kalp neyle doluysa, insan odur. Muhabbetle dolu bir kalp insanı affettirir, birleştirir, ayağa kaldırır. Nefretle dolu bir kalp ise parçalar, uzaklaştırır, yok eder.

Bugün toplumun her kesiminde bir eksiklik hissediyoruz. Bu eksiklik ne ekonomik kriz ne de siyasi karışıklık… Bu eksiklik sevgi, bu eksiklik kalpten kalbe giden o ince yoldaki kopukluk. İnsanlar birbirinin gözlerinin içine bakarak değil, ekranlara bakarak konuşuyor artık. Kalpler susmuş, diller bağırıyor. Oysa önce kalpler konuşmalıydı.

Unutmayalım, kalp amellerin toprağıdır. O toprağa hangi tohumu atarsan, onunla büyürsün. Ve ne ekiyorsan, bir gün döner sana biçim biçim. Sen sevgi ek, çünkü sevgi sana geri döner. Sen kin ekersen, o da seni esir eder.

Bu yüzden her gün kendimize sormamız gerek:
Kalbimize bugün ne ektik?
Sevgi mi, öfke mi?
Şifa mı, yara mı?
İnşa mı, yıkım mı?

Zaman geçer, insanlar unutulur, ama kalpten kalbe geçenler iz bırakır. Gerçek bir tebessüm, samimi bir söz, içten bir selam… Bunlar bir kalpte açan çiçekler gibidir. Ve o çiçekler bir gün başka kalplere tohum olur.

Kalbinizi bir bahçeye çevirin.
Orada sevgiyi büyütün.
Çünkü bu hayat, ektiğimiz duyguların biçtiğimiz kaderidir.

Yazar