İsmail Cingöz
Özet
Ermenistan’da 7 Haziran 2026 günü gerçekleştirilen Parlamento Seçimleri, yalnızca ülke iç siyasetinin değil, Güney Kafkasya’nın jeopolitik geleceğinin şekillenmesi bakımından da kritik bir dönüm noktası olmuştur. Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi’nin seçimlerden birinci çıkması, Ermeni seçmeninin önemli bir bölümünün savaş sonrası dönemde çatışma merkezli politikalardan ziyade ekonomik istikrar, bölgesel entegrasyon ve çok yönlü dış politika arayışını desteklediğini göstermektedir. Bu çalışma, seçim sonuçlarını Türkiye, Azerbaycan, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği’nin (AB) Güney Kafkasya politikaları bağlamında incelemekte; seçimlerin Türkiye-Ermenistan normalleşmesi, Azerbaycan-Ermenistan barış süreci ve bölgesel güç dengelerine muhtemel etkilerini değerlendirmektedir.
Anahtar Kelimeler: Ermenistan, Nikol Paşinyan, Güney Kafkasya, Türkiye-Ermenistan Normalleşmesi, Azerbaycan-Ermenistan Barışı.
- Giriş
7 Haziran 2026 Ermenistan Parlamento Seçimleri, 2020 İkinci Karabağ Savaşı ve 2023 sonrasında oluşan yeni bölgesel gerçekliklerin Ermeni iç siyasetine nasıl yansıdığını göstermesi bakımından önemlidir. Paşinyan yönetimi son yıllarda Azerbaycan ile barış görüşmeleri, Türkiye ile normalleşme süreci, Avrupa Birliği (AB) ile yakınlaşma ve Rusya’ya güvenlik bağımlılığını azaltma yönünde politikalar izlemiştir.[1]
Buna karşılık Rusya yanlısı siyasi çevreler, diaspora örgütleri ve Ermeni Apostolik Kilisesi, Paşinyan yönetimine karşı sert bir muhalefet yürütmüştür. Ancak seçim sonuçları, Ermeni seçmeninin önemli bir bölümünün mevcut dış politika yönelimine destek verdiğini ve savaş sonrası dönemde yeni bir siyasal gerçekçiliğin güç kazandığını ortaya koymuştur.
- Seçim Sonuçları ve Siyasal Anlamı
Ermenistan Merkez Seçim Komisyonu’nun ilk verilerine göre Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi seçimleri birinci sırada tamamlamıştır. İlk sandık verilerinde Sivil Sözleşme Partisi’nin oy oranı yüzde 49,81 olarak açıklanmış; muhalefetteki Güçlü Ermenistan İttifakı ise ikinci sırada yer almıştır.[2]
Tablo 1. 2026 Ermenistan Parlamento Seçimleri İlk Sonuçları
Sıra Parti / İttifak Lider / Temsil Oy Oranı Sandalye
1 Sivil Sözleşme Partisi Nikol Paşinyan %49,81 61
2 Güçlü Ermenistan İttifakı Muhalefet Bloğu %23,29 28
3 Ermenistan İttifakı Muhalefet Bloğu %9,94 11
4 Müreffeh Ermenistan Partisi Gagik Tsarukyan 4,00 5
5 Diğer Partiler Çeşitli %13.0 (Baraj altı kalanlar)
Seçime katılım oranının yaklaşık yüzde 59 seviyesinde gerçekleşmesi, önceki seçimlere kıyasla siyasal mobilizasyonun arttığını göstermektedir.[3][4] Bu tablo, Paşinyan’ın yalnızca seçim kazandığını değil, aynı zamanda savaş sonrası dönemde toplumsal meşruiyetini güçlendirdiğini de ortaya koymaktadır.
- Paşinyan Neden Seçim Kazanmaya Devam Ediyor?
İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından Ermenistan’ın ağır bir askeri yenilgi yaşamasına rağmen Nikol Paşinyan’ın seçim kazanmaya devam etmesi ilk bakışta siyasi bir paradoks gibi görülebilir. Ancak seçmen davranışı incelendiğinde bu sonucun arkasında çok boyutlu nedenler bulunduğu anlaşılmaktadır.
İlk olarak, Ermeni seçmeninin önemli bir bölümü savaşın sorumluluğunu yalnızca Paşinyan’a yüklememektedir. Karabağ meselesi, Ermeni kamuoyunda onlarca yıldır çözülemeyen yapısal bir sorun olarak görülmektedir. Bu nedenle yenilginin; önceki yönetimlerin hataları, Ermeni ordusunun modernizasyon eksikliği, Azerbaycan’ın askeri ve ekonomik üstünlüğü, Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği destek ve Rusya’nın beklenen güvenlik desteğini sağlamaması gibi faktörlerin ortak sonucu olduğu düşünülmektedir.
İkinci olarak, muhalefet güven veren bir alternatif oluşturamamıştır. Muhalefetin önemli bir bölümü eski Karabağ elitleri, eski yönetim çevreleri ve Rusya yanlısı siyasi yapılarla ilişkilendirilmektedir. Bu durum özellikle genç seçmenler ve şehirli kesimler açısından “eski düzene dönüş” endişesi yaratmıştır.
Üçüncü olarak, Paşinyan’ın barış ve normalleşme söylemi toplumda karşılık bulmuştur. Savaş yorgunluğu yaşayan Ermeni toplumunda ekonomik kalkınma, istihdam, Avrupa ile entegrasyon, bölgesel ticaret ve sınırların açılması gibi beklentiler ön plana çıkmıştır. Bu nedenle seçmenlerin önemli bir bölümü Karabağ’ın geri alınmasını gerçekçi bir hedef olarak değil, Ermenistan’ın geleceğini zayıflatan eski bir siyasal yük olarak değerlendirmeye başlamıştır.
Dördüncü olarak, Rusya’ya duyulan güven azalmıştır. Karabağ sürecinde Moskova’nın tutumu, Ermeni kamuoyunda ciddi bir hayal kırıklığı doğurmuştur. Bu nedenle Rusya yanlısı muhalefetin “Moskova ile daha yakın ilişki” söylemi beklenen toplumsal karşılığı üretememiştir.
Son olarak Paşinyan, yeni bir Ermeni devlet kimliği inşa etmeye çalışmaktadır. Bu yaklaşım; tarihsel mağduriyet söyleminden uzaklaşmayı, diasporanın iç siyasetteki belirleyici etkisini sınırlandırmayı, gerçekçi dış politika yürütmeyi ve Ermenistan merkezli bir devlet aklı oluşturmayı hedeflemektedir.
- Seçim Sürecinde Öne Çıkan Kritik Başlıklar
Seçim kampanyası boyunca üç temel eksen öne çıkmıştır. Birincisi, Karabağ sonrası siyasi hesaplaşmadır. Muhalefet, Karabağ’ın kaybedilmesini Paşinyan’ın en büyük siyasi zafiyeti olarak sunmuştur. Ancak seçmen davranışı, yeni bir çatışma yerine ekonomik toparlanma ve uluslararası entegrasyon arayışının daha güçlü olduğunu göstermiştir.
İkincisi, kilise ve diaspora etkisidir. Ermeni Apostolik Kilisesi’nin hükümete yönelik eleştirileri ve diaspora çevrelerinin Paşinyan karşıtı söylemleri seçim sürecinde yoğunlaşmıştır. Buna rağmen bu aktörlerin seçim sonuçlarını belirleyici düzeyde etkileyemediği görülmektedir.
Üçüncüsü ise Rusya faktörüdür. Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ)[5] tartışmaları, Rus barış gücünün Karabağ’daki rolü ve Ukrayna Savaşı’nın bölgesel etkileri, Moskova-Erivan ilişkilerinde ciddi kırılmalar yaratmıştır. Seçim sonuçları, Rusya yanlısı muhalefetin toplumda beklenen desteği alamadığını göstermektedir.
- Seçim Sonrası Mesajlar: Denge Politikası
Paşinyan’ın seçim sonrası mesajlarında üç unsur öne çıkmaktadır. Birincisi, Rusya ile ilişkilerin tamamen koparılmayacağıdır. Paşinyan’ın Moskova ile ilişkilerin sona erdiği yönündeki değerlendirmeleri reddetmesi, Erivan’ın Rusya’dan tamamen kopmak yerine kontrollü bir denge politikası izlemek istediğini göstermektedir.
İkincisi, AB ile yakınlaşma sürecinin devam edeceğidir. Ermenistan’ın Brüksel ile ilişkilerini sürdürme iradesi, ülkenin Batı kurumlarıyla daha yakın temas arayışının devam ettiğini ortaya koymaktadır.
Üçüncüsü, Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme sürecidir. Paşinyan’ın Türkiye ile normalleşmeye ve Azerbaycan ile kalıcı barışa vurgu yapması, Güney Kafkasya’da yeni bir dönemin işareti olarak değerlendirilebilir.
- Rusya’nın Güney Kafkasya Stratejisi ve Seçim Sonuçları
Rusya açısından Ermenistan, Güney Kafkasya’daki son stratejik dayanak noktalarından biri olarak görülmektedir. Ancak KGAÖ tartışmaları, Ukrayna Savaşı, Karabağ süreci ve AB gözlem misyonu gibi gelişmeler Rusya’nın Ermenistan üzerindeki geleneksel etkisini zayıflatmıştır.
Paşinyan’ın seçimleri kazanması Moskova açısından tam anlamıyla bir stratejik yenilgi olmasa da Rusya’nın Ermenistan üzerindeki nüfuzunun artık eskisi kadar belirleyici olmadığını göstermektedir. Bu nedenle Moskova’nın önümüzdeki dönemde Ermenistan üzerindeki siyasi, ekonomik ve güvenlik baskılarını artırma ihtimali göz ardı edilmemelidir.
- ABD ve Avrupa Birliği’nin Bölgesel Yaklaşımı
ABD’nin Güney Kafkasya politikasında üç temel hedef öne çıkmaktadır: Rus nüfuzunun sınırlandırılması, enerji ve ulaştırma koridorlarının güvenliği, Azerbaycan-Ermenistan barışının sağlanması. Bu bağlamda Paşinyan’ın zaferi, Washington açısından Batı ile iş birliğinin devamı bakımından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
AB açısından ise Güney Kafkasya, enerji güvenliği, ulaştırma hatları ve Orta Koridor bakımından giderek daha stratejik bir bölge hâline gelmektedir. Güney Gaz Koridoru, Hazar bağlantıları ve Avrupa’nın Rusya’ya enerji bağımlılığını azaltma arayışı, AB’nin bölgeye ilgisini artırmaktadır.[6]
- Türkiye ve Azerbaycan Açısından Sonuçlar
Türkiye açısından seçim sonuçları genel olarak olumlu bir tablo ortaya koymaktadır. Paşinyan’ın güçlü bir meşruiyetle yeniden iktidara gelmesi; Türkiye-Ermenistan sınırının açılması, diplomatik ilişkilerin tam olarak kurulması, ticaret hacminin artırılması, ulaştırma bağlantılarının geliştirilmesi ve Azerbaycan-Ermenistan barış sürecinin ilerlemesi bakımından fırsat yaratmaktadır.
Azerbaycan açısından ise seçimlerin en önemli sonucu, barış görüşmelerini sürdürecek siyasi muhatabın yeniden güçlü yetki almasıdır. Bu durum barış anlaşması, sınır belirleme süreci ve ulaşım hatlarının açılması bakımından yeni bir diplomatik zemin oluşturabilir.
Bununla birlikte sürecin önünde ciddi engeller de bulunmaktadır. Ermeni diasporasının etkisi, Ermeni Apostolik Kilisesi’nin muhalefeti, Rusya’nın Güney Kafkasya’daki nüfuzunu koruma çabaları ve sınır-koridor başlıklarındaki anlaşmazlıklar, normalleşme sürecini zorlaştırabilecek temel faktörlerdir.
- Güney Kafkasya’da Yeni Jeopolitik Denge
2026 seçimleri, Güney Kafkasya’nın artık yalnızca Rusya’nın nüfuz alanı olmadığını göstermektedir. Bölge; Türkiye, Azerbaycan, Rusya, ABD, AB ve Çin arasında çok katmanlı bir rekabet alanına dönüşmektedir. Ermenistan seçmeni bu seçimle birlikte ülkenin dış politikasında daha dengeli, çok yönlü ve pragmatik bir yaklaşımı desteklediğini göstermiştir.
Bu bağlamda Paşinyan’ın zaferi, yalnızca iç siyasette bir iktidar devamlılığı değil, aynı zamanda Ermenistan’ın dış politika yönelimi, devlet kimliği ve bölgesel entegrasyon stratejisinin halk tarafından yeniden onaylanması anlamına gelmektedir.
- Sonuç
2026 Parlamento Seçimleri, Nikol Paşinyan’ın yalnızca siyasi iktidarını koruduğunu değil, aynı zamanda savaş sonrası dönemde izlediği dış politika çizgisinin Ermeni seçmeni tarafından büyük ölçüde onaylandığını ortaya koymuştur. Seçim sonuçları; Rusya yanlısı muhalefetin, diaspora çevrelerinin ve kilisenin beklentilerinin aksine Ermeni toplumunun istikrar, ekonomik kalkınma ve bölgesel normalleşme taleplerini öncelediğini göstermektedir.
2026 seçimleri göstermiştir ki Ermeni seçmeni, savaşın kaybedilmesini geçmişin bir muhasebesi olarak değerlendirmekte; oy tercihlerini ise geleceğe ilişkin ekonomik istikrar, güvenlik ve bölgesel normalleşme beklentileri doğrultusunda şekillendirmektedir. Bu durum Paşinyan’ın zaferini yalnızca siyasi bir başarı değil, aynı zamanda Ermenistan toplumunda yaşanan zihinsel ve stratejik dönüşümün de göstergesi hâline getirmektedir.
Başka bir ifadeyle, 2026 Ermenistan seçimleri yalnızca bir hükümetin yeniden seçilmesi değil; Ermeni seçmeninin Rusya merkezli güvenlik paradigmasından çok yönlü dış politika anlayışına, çatışma merkezli yaklaşımdan bölgesel entegrasyon arayışına yöneldiğini gösteren önemli bir siyasal dönüm noktasıdır.
Bununla birlikte aşırı iyimser bir değerlendirmeden kaçınmak gerekir. Paşinyan’ın zaferi Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin ve Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşmasının önünü açabilecek nitelikte olsa da diaspora baskısı, kilise muhalefeti, Rusya’nın bölgesel nüfuzunu koruma çabaları ve ulaştırma hatlarına ilişkin anlaşmazlıklar önümüzdeki dönemde süreci zorlaştırmaya devam edecektir.
Sonuç olarak 2026 seçimleri, Ermenistan’ın Karabağ sonrası dönemde yeni bir devlet aklı arayışına yöneldiğini; Güney Kafkasya’nın ise kalıcı barış, bölgesel entegrasyon ve çok kutuplu rekabet ekseninde yeniden şekillendiğini göstermektedir.
:
İsmail CİNGÖZ; Uluslararası Siyaset Uzmanı. BULTÜRK Ankara Temsilcisi. TDPB Basın Kulübü Başkanı. cingozismail01@gmail.com
[1] Anna Caprile, Armenia’s Choice: High Stakes Ahead Of The 7 June 2026 Parliamentary Elections, EPRS | Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi, Members’ Research Service, June 2026, Document number: PE 789.318. chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/BRIE/2026/789318/EPRS_BRI(2026)789318_EN.pdf (Erişim Tarihi: 08.06.2026)
[2] AGOS, Ermenistan Seçimleri 2026 Tüm Oylar Sayıldı: Paşinyan’ın Üçüncü Zaferi, 08.06.2026. https://www.agos.com.tr/tr/haber/tum-oylar-sayildi-pasinyan-in-ucuncu-zaferi-40743
[3] Bedirhan Demirel, Ermenistan’daki parlamento seçimleri sonucu, A.A. 08.08.2026. https://www.aa.com.tr/tr/info/infografik/52250 (Erişim Tarihi: 08.06.2026
[4] AGOS, Ermenistan Seçimleri 2026 Sandıklar Kapandı, Sayım Başladı, Seçime Katılım Yüzde 59, https://www.agos.com.tr/tr/haber/sandiklar-kapandi-sayim-basladi-secime-katilim-yuzde-59-40738 (Erişim Tarihi: 08.06.2026)
[5] Aslan Yavuz Şir, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü ve Acil Tepki Gücü Kurulması Kararı, ORSAM, 09.02.2009. ttps://orsam.org.tr/yayinlar/kolektif-guvenlik-anlasmasi-orgutu-ve-acil-tepki-gucu-kurulmasi-karari/ (Erişim Tarihi: 08.06.2026)
[6] The European Union’s Relations With Armenia And Azerbaijan European Implementation Assessment, European Parliament, November 2022. chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/STUD/2022/734676/EPRS_STU(2022)734676_EN.pdf (Erişim Tarihi: 08.06.2026)
—–
Poster/Afiş: İsmail Cingöz

Nag Hammadi Kodeksleri:Bilgi Üzerinden Kurulan Güç ve Tarihin Gizlenen Yüzü
Arkana Bak Türk Milleti: Atalarının Dünyaya Nasıl Nizam Verdiğini Göreceksin
Türkiye’yi Artık Herkes Görmeye Başladı
Mezar Taşları: Bir Milletin Taşa Kazınmış Hafızası
Belene: Tuna’nın Ortasında Bir Ada Değil, Bir Rejimin Karanlık Hafızası
Somali’de Son Perde Mi Oynuyor?
Kırcaali Türbesinde Türkçe Neden Yok?
Sel Suları Sadece Evleri Değil, Hatıraları da Götürdü
Mu Kıtası: Efsane Mi, Yoksa İnsanlık Tarihinin Kayıp Sayfası Mı?