Orta Doğu’da ABD, İsrail, İran ve Lübnan arasında süregelen gerilim, hem askeri çatışmaların hem de diplomatik girişimlerin eş zamanlı devam ettiği karmaşık bir sürece dönüşmüş durumda. Bölgedeki son gelişmeler, taraflar arasında kırılgan bir denge bulunduğunu gösteriyor.

Son günlerde ABD’nin İran’a yönelik hava saldırıları ve İran’ın buna karşılık bölgedeki ABD üslerine düzenlediği misillemeler, çatışmanın yeni bir evreye taşındığını ortaya koyuyor. Washington yönetimi, operasyonları “savunma amaçlı” olarak nitelendirirken, Tahran ise saldırıların ateşkes sürecini zayıflattığını savunuyor.

Buna paralel olarak İsrail ve Hizbullah arasındaki gerilim Lübnan cephesinde devam ederken, bölgesel güvenlik riskleri artıyor. Bazı raporlar, İsrail-Lübnan hattında kırılgan bir ateşkesin geçerliliğini korumaya çalıştığını ancak zaman zaman ihlallerle sarsıldığını belirtiyor.

Diplomatik cephede ise ABD ve İran arasında dolaylı temasların sürdüğü, ancak resmi müzakere sürecinin sık sık kesintiye uğradığı ifade ediliyor. Taraflar, bir yandan askeri pozisyonlarını güçlendirirken diğer yandan uluslararası arabulucular aracılığıyla müzakere kanallarını açık tutmaya çalışıyor.

Uzmanlara göre mevcut tablo, “sınırlı çatışma + kırılgan diplomasi” dengesi üzerine kurulu ve bu durum bölgedeki istikrarı her an yeniden bozabilecek riskler barındırıyor. Enerji hatları, deniz ticareti ve küresel piyasalar üzerindeki etkilerin de giderek arttığı belirtiliyor.

Orta Doğu’da hem çatışma hem de barış sürecinin aynı anda ilerlemesi, krizin kısa vadede çözülmesinin zor olduğunu ve gelişmelerin uluslararası aktörler tarafından yakından takip edildiğini gösteriyor.

Kaynak: AA

Yazar