İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlayan saldırılarıyla devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmesinde, Tahran’ın hem askeri mücadelede hem de diplomasi alanında üstünlük sağladığını savundu.

İran Sağlık Bakanlığında düzenlenen ve savaş sırasında zarar gören altyapının yeniden inşasına yönelik diplomasi ve sağlık iş birliği mutabakatının imza töreninde konuşan Erakçi, savaş sürecinin İran’ın askeri kapasitesini ortaya koyduğunu ileri sürdü.

Erakçi, farklı ülkelerden yetkililerin kendisine İran’ın savaş sırasında gösterdiği direnci şaşırtıcı bulduklarını söylediğini belirterek, Tahran’ın ABD’ye karşı beklenenden daha güçlü bir karşılık verdiğini savundu.

“Müzakere talep eden taraf karşı taraf oldu”

İranlı Bakan, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın ilk döneminde İran’a koşulsuz teslimiyet çağrısı yaptığını hatırlattı. Erakçi, aradan geçen yaklaşık 20 günün ardından ABD’nin müzakere arayışına yöneldiğini iddia etti.

Erakçi’ye göre bu süreç, İran’ın yalnızca askeri alanda değil, diplomatik zeminde de kendi çıkarlarını savunabildiğini gösterdi. İran Dışişleri Bakanı, çeşitli ülkelerin yetkililerinden “hem savaşı hem diplomasiyi kazandınız” şeklinde değerlendirmeler duyduğunu ifade etti.

Yeniden yapılanma için diplomasi ve sağlık iş birliği

Erakçi’nin açıklamaları, savaş sırasında zarar gören altyapının yeniden inşası için yürütülen çalışmalar kapsamında geldi. İmza töreninde diplomasi ile sağlık alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve savaşın yol açtığı hasarın giderilmesine yönelik çalışmalar ele alındı.

Tahran yönetimi, savaşın ardından ülkenin altyapısının yeniden inşasını öncelikli gündem maddeleri arasında değerlendirirken, diplomatik temasları da bölgesel ve uluslararası alanda sürdürmeye devam ediyor.

Erakçi’nin açıklamaları, İran yönetiminin savaşın sonuçlarına ilişkin kendi anlatısını güçlendirmeye çalıştığını gösteriyor. Tahran, askeri çatışmanın yanı sıra diplomasi masasındaki gelişmeleri de stratejik bir başarı göstergesi olarak sunuyor.

Öte yandan İran’ın ABD ile gelecekte yeniden müzakere masasına oturup oturmayacağı, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri açısından önemini koruyor. Tahran’ın nükleer programı, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik başlıkları, olası yeni diplomatik sürecin temel gündem maddeleri arasında yer alabilir.

Kaynak: AA

Yazar