Ibrahim SOYTURK
Tarih boyunca devletlerin gücü çoğu zaman ordularının büyüklüğüyle, silahlarının teknolojisiyle ya da düşmanlarına verdiği zararlarla ölçüldü. Oysa asıl mesele, savaş meydanında kazanılan zaferler değil, toplum içinde yetiştirilen insanlardır. Çünkü insan öldürmek kolaydır; asıl maharet, insan yetiştirmektir.
Bugün dünyaya baktığımızda, birçok devlet savunma sanayine milyarlarca dolar harcıyor. Oysa aynı devletler, eğitim sistemine, kültür ve sanat yatırımlarına, gençlerin kişisel gelişimine aynı cömertlikle yaklaşmıyor. Peki geleceği kim şekillendirecek? Silahlar mı, yoksa o silahları üretip yönetecek, aynı zamanda barışı ve adaleti savunacak insanlar mı?
Bir ülkenin en büyük gücü tankları, uçakları ya da füzeleri değildir; yetiştirdiği nitelikli, ahlaklı, üretken bireylerdir. Eğer gençlere iyi bir eğitim, doğru değerler ve özgür düşünme imkânı vermezseniz, elinizde en modern silahlar olsa bile geleceği kaybetmiş olursunuz.
Devletler için asıl strateji, “nasıl daha çok insan öldürürüm” değil, “nasıl daha çok insan yetiştiririm” olmalıdır. Çünkü öldürmek bir anlık eylemdir; yetiştirmek ise nesiller boyu süren bir yatırımdır.
Bugün her birimiz şu soruyu kendimize sormalıyız: Çocuklarımızı, gençlerimizi geleceğe hazırlarken biz ne kadar sorumluluk alıyoruz? Devletlerin de, ailelerin de, bireylerin de bu soruya verecek bir cevabı olmalı. Çünkü gelecek, iyi yetişmiş insanların ellerinde yükselecek.

Kamu Görevlilerinin Seçim Sürecine Müdahale Girişimleri Gündemde
Смисълът на 19 април: Отвъд урните – съвест, памет и бъдеще
5 Nisan 1990 Barın Katliamı’nın Yıl Dönümü
İnsanın En Sessiz Köşesi
Boşalan Sandalyeler ve Soğuyan Sofralar
Bulgaristan 19 Nisan Seçimleri: Sandıktan Kim Çıkacak Değil, Devlet Çıkacak mı?