Rafet ULUTÜRK

Bir Veda,

Bir Başlangıç ve Bir Dua

Zaman, insana çok şey öğretir; ama yalnızca fark edene…

Bir mevsimi uğurlarken sadece doğayı değil, kendimizi de geride bırakırız. Mayıs ayı usulca çekilirken ardında baharı, gençliği, hatıraları ve umutları bırakıyor. İstanbul’un fethiyle gururlandık, gençliğin bayramında geleceğe inandık. Fakat şimdi önümüzde başka bir eşik var: Haziran.

Mayıs bir nefesti…

Haziran ise bir sorumluluk.

Güle güle Mayıs…

Papatyaların solduğu, sabah serinliğinin vedalaştığı ay…

Seninle beraber bir dönemi daha kapattık.

Ama dünü kurtarmak artık elimizde değil.

Yarını kurtarmak ise senin elindedir, ey insan!

Ve bunun adı: Haziran’dır.

Haziran yalnızca bir ay değil;

Bir ihtimal, bir dua, bir uyanıştır.

Bu yıl daha da anlamlı… Çünkü içinde Kurban Bayramı’nı taşıyor.

Yani paylaşmayı, fedakârlığı, merhameti ve en önemlisi vicdanı…

Bu çağda en büyük yoksulluk, vicdan yoksulluğudur.

Bugün dünya ağlıyor. Rusya Gaze Savaşları sona erir, göçler, açlık, zulüm biter…

Ama hâlâ umut var. Çünkü:

Dünyanın adaletini Türkiye sağlayabilir.

Savaşları, yeni bir İstanbul Anlaşması bitirebilir.

Bu ülke, bu millet, bir kez daha tarihin yönünü değiştirebilir.

Çünkü biz çağ kapatıp çağ açanların torunuyuz.

Kurban Bayramı

sadece kurban kesmek değil,

Nefsi kesmektir.

Kibri kurban etmektir.

Zulmü yok etmektir.

Ve bu Haziran, böyle bir çağrının ayı olabilir.

Kurban olsun:

– Nefret,

– Kin,

– Bencillik,

– Haksızlık.

Yerine gelsin:

– Adalet,

– Kardeşlik,

– Umut,

– Ve merhamet…

Haziran, bu yıl sadece güneşi değil, yeni bir bilinci de doğursun.

Bir milletin değil, insanlığın dirilişine vesile olsun.

Çünkü insanlık; silaha değil, vicdana muhtaçtır.

Topa değil, tokalaşmaya…

Kazanca değil, hayra…

Her ay bir öğretmendir;

Mayıs sabrı öğretti…

Haziran şimdi bizi sınayacak: Ne kadar insan kaldık?

Bu sorunun cevabı, Haziran’da gizli.

Ve unutma:

Sen neye niyet edersen, dünya ona benzer.

Sen neyi yaşatırsan, o da seni yaşatır.

Son Söz Yerine Bir Dua:

Haziran, bayramla gelsin…

Ama sadece sofralara değil, kalplere de bayram gelsin.

Yaralar sarsın, gözyaşları dinsin…

Gönüller barışsın.

Dualar kabul, yollar aydınlık olsun.

Ey Haziran,

Sen bu kez sadece bir ay olma.

Sen bir çığlık ol,

Bir dua ol,

Bir diriliş ol!

Ve bize de yakışan bir sabah getir:

İnsanlık yeniden insana dönsün…

Çünkü mayıs gitti…

Ama Haziran, bizim elimizde yeniden yazılabilir.

Yazar