Kıymet, İrfet ve Rafet’in babaları Mümin Ağa’nın mezarı başındaki duası ve vefa mektubu

Babacığım…

Bugün üç evladın olarak mezarının başındayız.

Ellerimiz semada…

Kalbimizde tarifsiz bir özlem var.

Toprağına bakarken sadece seni değil, bize öğrettiğin hayatı görüyoruz.

Çünkü sen bize sadece baba olmadın.

Bize nasıl insan olunacağını öğrettin.

Senin en büyük mirasın evler, tarlalar veya mallar değildi.

Senin en büyük mirasın adaletindi.

Merhametindi.

Vicdanındı.

Ve hiç kaybetmediğin insanlığındı.

Babacığım…

Biz seni en çok merhametinle hatırlıyoruz.

Murat dedemizin kız kardeşi yalnız kaldığında herkes uzaktan bakarken, sen onu kaderine terk etmedin.

Motoruna bindirip evinden aldın.

Köseler’e getirdin.

Yıllarca kendi ailenden biri gibi baktın.

Bize o gün şunu öğrettin:

Aile, sadece aynı evde yaşayanlar değildir; zor gününde elinden tuttuğun insanlardır.

Sen bunu anlatarak değil, yaşayarak gösterdin.

Köseler Marketi’nde çalıştığın yıllarda insanlar seni sadece bir çalışan olarak değil, adaletiyle tanıdı.

Kimsenin hakkını yemedin.

Kimseyi kayırmadın.

Zengini de fakiri de aynı gözle gördün.

İnsanlar sana güvenirdi.

Çünkü bilirlerdi ki Mümin Ağa’nın terazisi şaşmazdı.

Babacığım…

En zor yıllarda bile korkmadın.

Komünist dönemin baskılarında başını eğmedin.

Kimseye kötülük yapmadın.

Ama haksızlığın karşısında da sessiz kalmadın.

İnsanlara zarar vermek yerine, onlara destek olmayı seçtin.

Çünkü senin gücün öfkenden değil, vicdanından geliyordu.

Bir gün evimizin önünden Türkçe radyo dinlediğin için radyonu almaya geldiler.

Korkmanı beklediler.

Susmanı istediler.

Boyun eğmeni istediler.

Ama sen eğilmedin.

Çünkü sen biliyordun ki insan, dilini ve kimliğini koruduğu sürece ayakta kalır.

Haksızlığın karşısında dimdik durdun.

Kendi halkına umut oldun.

Cesaret verdin.

Bugün geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki sen bize sözlerden daha güçlü bir miras bıraktın.

Dik durmayı…

Haktan yana olmayı…

Mazlumun yanında durmayı…

Kimliğini ve değerlerini korkmadan yaşamayı…

Allah’ım…

Böyle bir babayı bize nasip ettiğin için sana hamd ediyoruz.

Babamızın bütün iyiliklerini kabul eyle.

Onun merhametini sadaka-i câriye olarak yaz.

Adaletini mizanında ağır gelen amellerden eyle.

Vicdanıyla yaptığı bütün güzellikleri affına vesile kıl.

Kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olsun.

Murat dedemizle birlikte huzur içinde yatsın.

Babacığım…

Sana bugün bir kez daha söz veriyoruz.

Senin adaletini unutmayacağız.

Merhametini yaşatacağız.

Vicdanını çocuklarımıza öğreteceğiz.

Ve senin gibi, doğruların yanında dimdik durmaya çalışacağız.

Çünkü biliyoruz ki…

Bir baba ölür. Ama onun ahlâkı, evlatlarının hayatında yaşamaya devam eder.

Allah senden razı olsun babacığım.

Biz senden razıyız.

Ruhun şad, mekânın cennet olsun.

Dualarınla büyüyen evlatların;

Kıymet – İrfet – Rafet

Yazar