Musa VATANSEVER

ABD’nin G20 Zirvesi’nde duyurduğu “Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru” projesi, Hindistan’dan başlayarak Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Ürdün ve İsrail üzerinden Avrupa’ya uzanan bir ticaret hattı oluşturmayı hedeflemektedir. Bu projenin, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne alternatif olarak tasarlandığı ve Türkiye, Irak, Suriye gibi ülkeleri bypass ettiği belirtilmektedir.
Türkiye, bu projeye alternatif olarak “Kalkınma Yolu” adıyla Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte bir çalışma yürütmektedir. Ulaştırma ve Altyapı

Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bu projenin bölgedeki hiçbir ülkeyi ötekileştirmeden tasarlandığını ve Ekim ayında ilk imzaların atılabileceğini ifade etmiştir.
İran’da ise ekonomik kriz ve iç siyasi dinamikler, ülkenin geleceğine dair çeşitli senaryoların tartışılmasına neden olmaktadır. Reformistlere yakınlığıyla bilinen İran Meclis Başkan Yardımcısı Mesud Pizişkiyan, ekonomik kriz nedeniyle “olağanüstü hal ilan edilmesi ve ülkenin eyalet sistemiyle yönetilmesi” gerektiğini belirtmiştir.
Türkiye’nin iç politikasında da değişim sinyalleri görülmektedir. Özellikle terör örgütleri arasında yaşanan iç çatışmalar ve Türkiye’nin terörle mücadelesindeki kararlılığı, bu yapıların zayıflamasına yol açmaktadır. Bu durumun, Türkiye’nin iç politikasında ve seçim süreçlerinde etkili olması beklenmektedir.
Sonuç olarak, Ortadoğu’da yaşanan bu gelişmeler, Türkiye’nin bölgedeki rolünü ve politikalarını yeniden şekillendirmektedir. Türkiye, kendi inisiyatifleriyle bölgesel projelerde aktif rol alarak, bölgenin geleceğinde söz sahibi olma çabasını sürdürmektedir.

Yazar