Anadolu Ajansı’nın analizine göre, İsrail ve Hindistan arasındaki yakınlaşma, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerden ibaret bir gelişme değil. Pakistan-Afganistan hattında gerilimin bir sıcak savaşa dönüşmesi, bölgesel jeopolitik dengeleri sarsabilecek daha geniş bir stratejik süreç olarak değerlendiriliyor. Bu durum, Basra Körfezi’nden Güney Asya’ya uzanan güvenlik mimarisi üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Pakistan’ın sahip olduğu nükleer caydırıcılık kapasitesi, yalnızca Güney Asya’nın değil İslam dünyasının stratejik dengesinde de önemli bir unsur olarak görülüyor. Bu bağlamda, askeri modernizasyon ve savunma işbirliğini derinleştiren Hindistan-İsrail hattı, Pakistan’ın bölgesel ağırlığını zayıflatma potansiyeli taşıyan bir risk olarak okunabilir.

Analizde ayrıca, Türkiye ile Pakistan arasındaki savunma sanayi işbirliği ve Suudi Arabistan-Pakistan askeri bağlarının, Körfez güvenlik mimarisinde önemli bir rol oynadığı vurgulanıyor. Pakistan’ın jeopolitik odağını sınır güvenliğine kaydırmasının, Sünni blokun stratejik dengesini ve ortak savunma dinamiklerini zayıflatabileceği belirtiliyor.

Sonuç olarak, Afganistan-Pakistan hattında tırmanan gerilimin, İslam dünyasının askeri ve stratejik merkezleri üzerinde uzun vadeli etkileri olabileceği; bu yüzden sadece sınır çatışması olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor.

Kaynak: AA

Yazar