Rafet ULUTÜRK
İnsan hayatı bir yolculuktur. Ama dikkat edin, her yolcu aynı yere varmaz. Kimisi yürür, kimisi koşar, kimisi de daha en başta yolunu kaybeder. Buradaki fark, yolun uzunluğu ya da yürüyenin azmi değil; elindeki haritadır.
Bize küçük yaşlardan beri öğretilen şey belliydi: “Çok çalışırsan başarırsın.” Bu söz, doğru görünse de eksiktir. Çünkü çok çalışmak, tek başına başarı için yeterli değildir. Hangi yöne koşacağınızı bilmeden, sadece hızınızı artırmak sizi daha çabuk kaybettirir.
Bugün dünyaya baktığımızda fark yaratan insanların ortak sırrı, sadece emek değil; dava, inanmışlık ve plan üçlüsüdür.
- Dava, insanın pusulasıdır. Hayatına anlam katan, yön veren güç odur.
- İnanmışlık, bu davayı taşırken ayakta kalma iradesidir. Zorluklarda pes etmemenin sebebidir.
- Plan ise bu ikisini somutlaştırır. Hayali gerçeğe dönüştüren mühendisliktir.
Bir toplum da böyledir aslında. Dava olmadan gelişemez, inanmışlık olmadan direnemez, plan olmadan sürdürülemez. Bu yüzden bazı toplumlar tarihin karanlık sayfalarında kaybolurken, bazıları dünya sahnesinde iz bırakmıştır.
Dijital çağ, bize yepyeni fırsatlar sunuyor. Artık kas gücü değil, akıl gücü belirleyici. Çok çalışmanın yerini akıllı çalışmak, bireysel çabanın yerini sistem kurmak alıyor. Bir kişinin bile kurduğu sistem, milyonların hayatını değiştirebiliyor.
Sonuçta mesele şu: Haritasız yola çıkan, kaybolmaya mahkûmdur. Haritasını bulan, önce davasını sahiplenir, sonra inanır ve nihayet planıyla yola çıkar. İşte gerçek başarı, bu yolculuğun sonunda saklıdır.

Turgut Özal ve Bulgaristan Türkleri: Bir Devlet Adamlığının Ötesinde, Bir Vefa Hikâyesi
Macaristan’da tarihi seçim: Sandıklar kapandı, katılım rekor kırdı
Bulgaristan’da oy satın alma operasyonlarında 1 milyon avro ele geçirildi
Yarım Kalmış Bir Hayatın Şiiri: Recep Küpçü’ye Dair
Partiya Veliciye
Fidan: Ankara’daki NATO Zirvesi Tarihi Bir Dönüm Noktası Olabilir
Erzincan Kemah’ta 4 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi