Dr. Nedim BİRİNCİ
Bugünün dünyasında hız kutsanıyor. “Hemen kazan, hemen yüksel, hemen sahip ol.” Bu baskı, özellikle gençlerin omzuna ağır bir yük bindiriyor. Ve tam da bu noktada, en tehlikeli seçenek kendini fısıldıyor: “Biraz yalan, biraz hile, kim fark edecek?”
İşte mesele tam burada başlıyor.
Kısa Yolun Uzun Gölgesi
Yalan söyleyerek istediğin yere gidebilirsin. Evet, bu mümkün. Ama o yolun bir gölgesi vardır ve o gölge, insanın peşini bırakmaz. Bugün kazanılmış gibi görünen şeyler, yarın insanın karşısına hesap olarak çıkar.
Gençlik çoğu zaman “şimdi”yi yaşar. Ama hayat sadece bugünden ibaret değildir. Attığın her adım, ileride karşına çıkacak bir iz bırakır. O iz ya gururla bakacağın bir geçmiş olur ya da kaçmak isteyeceğin bir hatıra.
Gençliğin En Büyük Sermayesi: Temiz Bir İsim
Bugün paran olmayabilir. Hatta uzun süre de olmayabilir. Ama gençliğin elinde paradan daha değerli bir şey vardır: İtibar.
İtibar, CV’ye yazılmaz ama herkese kendini hissettirir. İnsanların sana güvenmesi, arkandan iyi konuşması, sana kapı açması… Bunların hepsi parayla değil, karakterle kazanılır.
Eğer genç yaşta şerefi ucuz bir şey gibi harcarsan, ileride ne kazanırsan kazan eksik kalırsın.
Cesaret: Doğruyu Seçebilmektir
Çoğu kişi cesareti yanlış anlar. Cesaret, risk almak değil; doğru olanı seçebilmektir. Herkes yalan söyleyerek kazanırken sen doğruyu söylüyorsan, işte o gerçek cesarettir.
Gençliğe düşen en büyük görev, kalabalığın değil vicdanın sesini dinlemektir. Çünkü kalabalık değişir, moda değişir, sistem değişir… Ama insanın içindeki doğru-yanlış duygusu değişmez.
Bazı Kapılar Bir Kez Kapanır
Hayatta her hata telafi edilmez. Bazı kırgınlıklar onarılmaz, bazı güvenler bir daha kurulmaz. Yalanla, ihanetle, haksızlıkla kazanılan şeyler; bir gün kaybedildiğinde yerine konamaz.
Gençken yapılan seçimler, yaş ilerledikçe karaktere dönüşür. Ve karakter değişmesi en zor şeydir.
Gençlere Son Söz
Kolay olanı seçmek her zaman mümkündür.
Ama değerli olan hiçbir şey kolay yoldan gelmez.
Bugün belki kimse görmez, kimse fark etmez diye düşündüğün bir davranış; yarın senin kimliğin olur. Bu yüzden kendine şunu sor:
“Ben nasıl bir insan olmak istiyorum?”
Çünkü mesele sadece nereye gittiğin değil…
O yolda neye dönüştüğündür.
Unutma:
Bazı yollar kapalıdır.
Gidilir… ama dönülmez.

Seçimler Bitti, Asıl Sınav Kurumlar İçin Başlıyor
Safiye Ademoğlu Türkyılmaz
Türk Dünyası İçin Üst Kimlik Meselesi
Kemal Tahir’e Duygusal Bir Bakış
Palmira Dosyasına Daha Soğuk ve Stratejik Bir Okuma
4 Mayıs 1924: Kerkük’ün Hafızasında Kanayan Yara
Mazlumun Ahı ve İlahi Terazi
Gidilen Yolun Bedeli: Gençliğe Bir Çağrı
Hıdırellez:Bir Ritüelden Fazlası, Toplumsal ve Psikolojik Bir Strateji