Aysu AKBAŞ
Aylardır emek verdiğimiz, durmadan dinlenmeden büyük bir heves ve çabayla yürüttüğümüz “Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi” projemizi 24 Temmuz Cuma günü Baltalimanı sosyal tesislerinde düzenlediğimiz kapanış yemeği ile taçlandırdık. Davetimize il başkanlarımız, siyasi parti temsilcilerimiz, milletvekillerimiz, Stk temsilcilerimiz, büyüklerimiz ve Türk dünyasına gönül vermiş diğer misafirlerimiz ve dostlarımız iştirak etti. Gururumuzu onlarla paylaşmış olmak, yürüttüğümüz çalışmaların ne kadar değerli sonuçlar doğurduğunu ve birlik ile beraberliğimizi daha da güçlendirdiğini gösteren en anlamlı göstergelerden biri oldu.
24 yaşında Bulgaristan Türkü bir ailenin kız çocuğu, bir Türk kadını ve genci olarak, aylarca yürüttüğümüz ve emek verdiğimiz bu projenin yeri benim için çok başkaydı. Geçen yıl bu günlerde “1989: Bulgaristan Türklerinin Büyük Göçü ve Sosyo-Politik Sonuçları” başlıklı lisans bitirme tezimi kaleme alırken sürdürdüğüm akademik çalışma esnasında ve BULTÜRK Derneği’nden edindiğim bilgileri lise ve üniversite öğrencileriyle paylaşabilmek benim için paha biçilmez bir duyguydu. Onlara bir nebze olsun Bulgaristan Türklerinin başından geçen zorunlu göç ve asimilasyon politikalarının bugünkü etkisini ve bizlere bıraktığı mirası aktarmış olabilmek, onlarla sohbet etme keyfine ulaşabilmek; tırmandığım kariyer basamaklarında benim için en çok etki bırakan ve bana kazandırdıklarını hesap edemeyeceğim büyüklükte olan bir çalışmaydı.
Kendi adıma ve Genel Sekreter olarak bünyesinde bulunmaktan gurur duyduğum Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği (Bultürk) adına söz veriyorum ki; yılmadan, usanmadan, Bulgaristan Türkleri başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşamını idame ettiren tüm Türklerin, soydaşlarımızın hakkını aramaya ve onlar için çalışmaya devam edeceğiz. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada çalışmalarımızı genişletmek için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Türk Dünyası’nın dört bir yanında ortak tarihimize, ortak kültürümüze ve ortak geleceğimize katkı sunacak projeler üretmeye devam edeceğiz. Eskiden yaşanmış kirli olayların, soykırım hareketlerinin hiçbirini unutmayacağız, fakat bunu bir düşmanlık haline getirmeyeceğiz. Hakkımızı ararken, Türk dünyasını güçlendirirken her zaman eşitlikten ve barıştan yana olacağız çünkü hayat, nefretle tüketilecek kadar uzun değil; fakat sevgiyi, dostluğu ve sahip olduğumuz güzellikleri paylaşmaya yetecek kadar cömerttir. İşte biz de bu idealle çalışmalarımıza ve politikalarımıza yön vereceğiz. Bultürk olarak yeni dönemde, daha güçlü ve daha motive şekilde Türk Dünyası’nın kalbinde yerimizi alacağız.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”
Bu inançla çalışmaya, üretmeye ve Türk Dünyası’na hizmet etmeye devam edeceğiz.
Ne Mutlu Türküm Diyene!

Kosova Savaşı’nda Kaybolan Etnik Arnavutlara Ait Olduğu Düşünülen Toplu Mezar Bulundu
Yunanistan’ın Paros Adası’ndaki Orman Yangını Sürüyor
Bulgaristan İçişleri Bakanı Ağır Trafik Kazalarının Başlıca Nedenlerini Açıkladı
“Podkrepa” Sendikası, Cumhurbaşkanı Yotova’dan 2026 Bütçesini Veto Etmesini İstedi
Bulgaristan’da İlk Cumhurbaşkanlığı Anketi: Yotova İlk Sırada
Başbakan Radev: İran ile İlişkilerde Kötüleşme Beklemiyoruz