Mumin’nin Küçük kızı İrfet’in mezarı başındaki duası

 

Babacığım…

Bugün evimizin tam karşısında, mezarının başındayım.

Eskiden pencereden baktığımda seni görürdüm.

Evin önünde otururdun.

Bazen çardağın altında dinlenirdin.

Ben geldiğimde yüzün gülerdi.

Şimdi aynı pencereden baktığımda seni değil, mezarını görüyorum.

İnsan buna nasıl alışır babacığım?

Ben büyüdüm…

Yıllar geçti…

Ama senin yanında hep küçük kızındım.

Başımı omzuna koyan…

Kucağına oturan…

Bir sıkıntısı olduğunda önce babasını arayan o küçük kız…

Bugün yine sana geldim.

Ama bu kez kollarına değil, mezarının başına sarılıyorum.

Allah’ım…

Babamı rahmetinle kuşat.

Onun kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe eyle.

Toprağını nur, mekânını cennet eyle.

Onu Peygamber Efendimize komşu eyle.

Babacığım…

Sen bize sevginin ne olduğunu gösterdin.

Fedakârlığın ne olduğunu öğrettin.

Çalışarak, dürüst yaşayarak ve kimseyi incitmeden ömür sürmenin en güzel örneği oldun.

Bugün senden ayrılmak çok zor.

Ama biliyorum ki seni Rabbime emanet etmek, sana verebileceğim en büyük sevgidir.

Babacığım…

Evin tam karşısında yatıyorsun.

Sanki hâlâ bizi bekliyorsun.

Her perdeyi açtığımda sana bir Fatiha okuyacağım.

Her bayram önce sana geleceğim.

Her duamda adını anacağım.

Çünkü sen sadece benim babam değil, hayatımın en güvenli limanıydın.

Rabbim…

Babamın bütün iyiliklerini kabul eyle.

Onu affeyle.

Kabrini genişlet.

Yüzünü nurlandır.

Bizlere de onun öğrettiği doğruluk ve merhamet yolundan ayrılmamayı nasip eyle.

Bir gün ömrümüz tamamlandığında bizi de imanla huzuruna kabul buyur ve cennetinde babamızla yeniden buluştur.

Âmin.

Babacığım…

Ben bugün yine senin yanından ayrılacağım.

Ama seni geride bırakmayacağım.

Çünkü sen benim kalbimdesin.

Ve ben, ömrümün sonuna kadar senin küçük kızın olarak kalacağım.

Seni çok seven küçük kızın,

Yazar