Ertaş ÇAKIR
Tarih, sadece rakamlardan ve savaş meydanlarından ibaret değildir; tarih, bazen dondurucu bir Ocak sabahı bir köy meydanında yükselen o tek kelimelik çığlıktır: “İsmim!”
19 Ocak 1985… Bulgaristan’ın Yablanovo (Alvanlar) ve Filaretovo (Hamzalar) köyleri, insanlık tarihinin en onurlu sivil direnişlerinden birine ev sahipliği yaptı. Dönemin totaliter rejimi, “Yeniden Doğuş” gibi aldatıcı bir isimle bir halkın ruhunu çalmaya çalışıyor; isimleri zorla değiştiriyor, dili yasaklıyor ve inançları zincire vuruyordu. Ancak rejim, kağıt üzerindeki mürekkebe güvenirken, bir halkın damarlarındaki asil kana çarptı.
Hafızanın Barikatları
O gün Yablanovo’da kurulan barikatlar, sadece taştan ve topraktan değildi. O barikatlar, bin yıllık bir kimliğin silinmesine karşı örülmüş etten ve kemikten birer kale idi. Kadın, erkek, yaşlı ve çocuk; o dondurucu soğukta isimlerini ve haysiyetlerini savunmak için tankların önüne dikildiler. Zulüm ne kadar sistematikse, direniş o kadar doğaldı. İşkencelere, hapislerin karanlığına ve verilen şehitlere rağmen o köylerde yükselen ses susmadı: “Beni kendimden koparamazsınız!”
Türk Dünyası Gençliğine Sesleniş: Emanetinizdir!
Bugün, üzerinden kırk yıl geçmişken bu direnişi anmak sadece bir vefa borcu değil, bir istikbal meselesidir. Buradan tüm Türk Dünyası’nın gençlerine sesleniyoruz:
Bu soykırım girişimini unutma, unutturma!
Sizler, bugün özgürce taşıdığınız isimlerin bedelinin hangi meydanlarda, hangi acılarla ödendiğini iyi bilmelisiniz. Bir toplumu yok etmek isteyenler önce onun hafızasını siler. Eğer Yablanovo’yu, Filaretovo’yu ve o gün toprağa düşen kahramanları unutursanız, kimliğinizin kalesinde gedik açarsınız.
Genç zihinler, bu tarihi sadece bir “bilgi” olarak değil, bir “vasiyet” olarak kuşanmalıdır. * Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar her Türk genci, bir ismi korumanın aslında bir milleti korumak olduğunu kavramalıdır.
Unutulan Acı, Tekrarlanan Zulümdür
19 Ocak 1985, sadece Bulgaristan Türklerinin değil, tüm insanlığın hafızasında bir onur nişanıdır. Bugün özgürce konuştuğumuz her Türkçe kelime, o günün sessiz kahramanlarının zaferidir.
Unutmadık, unutturmayacağız. Kimliğimizle, dilimizle ve kültürümüzle var olmaya devam edeceğiz. Yablanovo direnişinin meşalesi, Türk gençliğinin yolunu aydınlatmaya devam edecek. Gelecek, hafızasını koruyanların omuzlarında yükselecektir.
Yazar
Bunu paylaş:
- Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
- X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
- LinkedIn'de paylaş (Yeni pencerede açılır) LinkedIn
- Threads'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Threads
- WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
- Pinterest'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Pinterest
- Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram

12 Mart: İstiklal Marşı’nın Kabulü
Bultürk Derneği İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde “Rumeli’ye Geçiş” Konferansı ve “Kırcaali Efsanesi” Belgesel Gösterimi Düzenlendi
Şehit Selçuk Gürdal Anadolu Lisesi Öğrencilerinden Derneğimize Ziyaret
Hakan Fidan, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Toplantısı’nda Mevkidaşlarıyla Görüştü
İstanbul’da Türk Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları İftarı Düzenlendi
Karina Karaivanova’nın BNB Başkan Yardımcılığı Adaylığı Parlamento’ya Sunuldu
Smolyan Bölgesi’nde İki Yardımcı Vali Görevden Alındı
Mısır Dışişleri Bakanı Bölgesel Gelişmeleri Körfez ve Avrupa’daki Meslektaşlarıyla Görüştü