Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi (UHİM) Genel Sekreteri Veysel Başar, İslam’ı ve Müslümanları hedef alan algı operasyonlarının bugün en tehlikeli boyutlara ulaştığını belirtti.
Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi (UHİM) Genel Sekreteri Veysel Başar, İslam’ı ve Müslümanları hedef alan algı operasyonlarının bugün en tehlikeli boyutlara ulaştığını belirtti.
UHİM tarafından hazırlanan “Manipülasyonların Kıskacında İslam” başlıklı rapor açıklandı. Toplantıda konuşan Genel Sekreter Başar, Batılı devlet ve yapıların kontrolündeki mevcut küresel sistemin dünyayı felakete sürüklediğini savunarak, buna ilişkin bazı uluslararası kuruluşların istatistiksel verilerini aktardı.
İslam’ın sistematik olarak özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde, siyaset, sanat, akademi, medya, sivil toplum gibi birçok alanda hedef alındığını ifade eden Başar, “Bu süreçte bir Müslüman’ın hayatını şekillendiren maddi-manevi her şey hedef alınarak yıpratılmaya çalışılmıştır.” dedi.
Başar, İslam’ı ve Müslümanları hedef alan algı operasyonlarının bugün en tehlikeli boyutlara ulaştığını dile getirerek, İslam’ı hedef alan manipülasyonları şu başlıklar altında sıraladı:
“İslam ile ilişkilendirme yoluyla münipülasyon, İslam’ın temel kavramlarına karşı manipülasyon, İslam’ın kutsal değerlerine karşı manipülasyon, dini vecibelere karşı manipülasyon, farklı İslam algıları oluşturma yoluyla manipülasyon, özgürlük söylemi üzerinden manipülasyon ve itibarsızlaştırma yoluyla manipülasyon.”
UHİM Genel Sekreteri Veysel Başar, bu manipülasyonların “yasallaştırma araçları; siyasi-hukuki merciler, kitleselleştirme araçları; yazılı, görsel ve sosyal medya, meşrulaştırma araçları; kültür-sanat kurumları, sondaj araçları; sivil toplum kuruluşları ve akademi, doğrulama araçları; taşeron terör örgütleri” aracılığıyla hayata geçirildiğini kaydetti.

Etnik Kartın Gölgesinde Siyaset: Peevski Fenomeni ve Çatlayan Maske
GEÇMİŞİN GİZLİ STRATEJİSİ DAĞILMAK MI, YOKSA DERİNLEŞMEK Mİ?
Yokluk Gelmeden: Kıymeti Bilinmeyen Değerlerin Ağır Dersi
Türk Kahvesi: 500 Yıllık Küresel Marka Gücü
Geri Dönülmez Güven Kaybı: Halk, GERB’den Neden Vazgeçti?
Етническата карта като геополитически риск: защо езикът на Пеевски е опасен извън вътрешната политика
Bir Damla mı, Bir Okyanus mu?