Rafet ULUTÜRK

Arşiv Meselesi Değil, Vicdan Meselesi

Bulgaristan’da Komisyon по досиетата’nın kapatılmaması için yükselen ses, yalnızca bir kurumun yaşatılması talebi değildir. Bu ses; geçmişte susturulanların, korkutulanların, fişlenenlerin, sürgün edilenlerin ve adı zorla değiştirilenlerin vicdan sesidir.

Çünkü bazı dosyalar kâğıttan ibaret değildir. Bazı arşivler, anaların gözyaşıdır. Bazı belgeler, bir milletin kırılmış onurudur.

Karanlıkla Yüzleşmeden Aydınlık Kurulmaz

Devlet Güvenliği arşivleri kapatılırsa geçmiş kapanmaz; sadece hakikat yeniden karanlığa itilir. Oysa bir ülke, karanlık sayfalarını saklayarak değil, onlarla cesaretle yüzleşerek demokratik olgunluğa ulaşır.

Bugün mesele, eski rejimin dosyalarını unutmak isteyenlerle; hakikatin geleceğe kalmasını isteyenler arasındaki tarihî bir imtihandır.

Bulgaristan Türklerinin Acısı Bu Dosyalarda Saklıdır

Bulgaristan Türkleri için bu konu daha da derindir. Çünkü o arşivlerde yalnızca isimler yoktur; zorla değiştirilen kimlikler, parçalanan aileler, Belene’nin soğuk duvarları, 1989 göç yolları ve Türkan Bebek’in sessiz çığlığı vardır.

Bir annenin evladına kendi adını fısıldayarak öğretmek zorunda kaldığı günler unutulamaz. Bir insanın mezar taşında bile kimliğiyle kavga ettirildiği dönemler yok sayılamaz.

Stratejik Hafıza, Millî Güvenliktir

Arşivleri korumak yalnızca tarihçilik değildir; aynı zamanda devlet aklıdır. Çünkü geçmişin mekanizmalarını bilmeyen toplumlar, aynı baskı yöntemlerinin yeni biçimlerine karşı savunmasız kalır.

Bugün demokrasi, hukuk devleti ve vatandaşlık bilinci için en büyük güvence şeffaflıktır. Gizlenen dosya, yarının manipülasyon aracına dönüşür. Açık arşiv ise toplumun bağışıklık sistemidir.

Genç Nesiller Hakikati Bilmelidir

Gençler, geçmişi kin üretmek için değil; adaletli bir gelecek kurmak için bilmelidir. Çünkü hafızasız gençlik, başkalarının yazdığı tarihin yolcusudur. Hafızalı gençlik ise kendi geleceğinin mimarıdır.

Bulgaristan’ın gençleri bilmelidir: Demokrasi, sandıktan ibaret değildir. Demokrasi; hakikate ulaşma hakkı, geçmişi sorgulama cesareti ve devletin vatandaşına hesap verebilmesidir.

Dosyalar Kapanmasın, Vicdan Susmasın

Komисията по досиетата kapatılırsa yalnızca bir kurum kapanmaz; geçmişle yüzleşme kapısı da kapanır. O kapı kapanırsa adalet gecikir, hafıza yaralanır, demokrasi eksilir.

Bugün Bulgaristan Parlamentosu’nun önünde tarihî bir sorumluluk vardır:

Arşivleri korumak, mağdurların hatırasına saygıdır.
Hakikati savunmak, demokrasiyi savunmaktır.
Hafızaya sahip çıkmak, geleceği güvence altına almaktır.

Çünkü milletler bazen toprak kaybederek değil, hafızasını kaybederek yenilir.

Ve hafızasını koruyan toplumlar, bir gün mutlaka adaletin kapısını açar.

Yazar