Derya YILDIRIM

Bir annenin yüreği, dünyanın sekizinci harikası olarak kaydedilmeli belki de. Çünkü içinde barındırdığı çelişkilerle eşsiz bir mucizedir: Hem narin ve kırılgan hem de çelik kadar sağlamdır. O yürek, tarifsiz acılara, kaygılara, yorgunluklara ve korkulara göğüs gerer ama yine de dimdik ayakta kalır. Çocuğunun gözyaşlarını silerken kendi gözyaşlarını içine akıtan, yorgun düştüğünde bile şefkatini eksik etmeyen, düşüp kalkmaktan yorulmadan yol gösteren bir kalptir.

Bir annenin sevgisi, sonsuz bir deniz gibidir. Ne kadar verirse versin tükenmez. Yüreği, günlerce uykusuz kalsa da, yorgunluktan titrese de çocuğunun bir gülümsemesiyle yeniden güç bulur. O yürek; öfkeyi affa, sabırsızlığı sükûnete, acıyı bilgelik dolu derslere çevirir. Hayatın sert rüzgârları karşısında zaman zaman savrulsa da, içindeki o sarsılmaz sevgiyle tekrar kök salar ve güçlenir.

Anne yüreği, her yenilgiden sonra yeniden ayağa kalkmayı bilir. Umutsuzluğa düştüğünde bile, içinde bir ışık yakar ve yoluna devam eder. Kırılır, incinir, bazen gözyaşlarına boğulur ama yine de sevgiyle atmaya devam eder. Çünkü bir anne için en büyük ödül, çocuğunun mutluluğudur. O yüzden ne olursa olsun, yüreği her zaman sevginin frekansında çarpar.

Dünyada hiçbir şey bir annenin yüreği kadar güçlü, bir annenin sevgisi kadar sınırsız değildir. Belki de bu yüzden, o yüreğin gerçek değerini anlamak için ona sadece “Anne” demek yetmez; onun sevgisini, fedakârlığını ve sabrını yüreğimizde hissetmemiz gerekir.

Yazar