2030 Stratejik Planlaması, Türkiye’yi geleceğe taşıyacak “değerler” ve “hedefler” içermelidir.
—Tabii “aslına uygun” harita yerine “Gönlümüze uygun” harita yapmak istiyorsak!
—Tabii birilerinin jandarması olmak yerine, kendi kaderimizi kendimiz tayin etmek istiyorsak!
—Tabii 300 milyonun yaşadığı kendi coğrafyamızda ve akrabalarımızın var olduğu Balkanlar’da, Ortadoğu’da ve Akdeniz’de söz sahibi olmak istiyorsak!
—Velhasıl bölgemizde lider, dünyada söz sahibi olmak yani “oyun kurucu olmak” istiyorsak!
şimdiden 10 yıllık stratejik planı hazırlıyor olmamız gerekiyor…
Bunun için de bizi biz yapan değerlerimize, özümüze sahip çıkarak stratejik planlamayı hazırlarken mutlaka ayağımızı yere basmalıyız. Geçmişi hatırlanmalı ve ders çıkarmalıyız. Aksi halde kaygan dünyada ayağımızı kaydırabilirler.
Asya’nın hakimi olmak isteyen, Çin’den Singapur’a kadar birçok yeri kendi haritası içinde gören Japonya’nın sonunda oraları terk ederek bugünkü adasına çekilmek zorunda kaldığını unutmayınız.
Kendisini Roma İmparatorluğu’nun varisi yerine koyan ve tüm Akdeniz’i haritası içinde gören Mussolıni’nin İtalyasının günümüzde çizmenin içine ancak girebildiğini unutmayınız.
…Ve Polonya’yı kendi topraklarına katmak isterken, Polonya’ya toprak vermek zorunda kalan Almanya’nın düştüğü durumu hatırlamak ve sağlam adımlar atarak sağlam temeller üzerine geleceğimizi inşa etmek gerekir.
En önemlisi “Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olma” tehlikesini bertaraf edilmesi gerekir.
Her türlü haritayı çizmek mümkündür. Kağıt üzerinde siyasi harita çizebildiğiniz gibi, gönlünüzden geçen haritayı da çizebilirsiniz. Önemli olan uygulamada bunu gerçekleştirebilmektir. Bunun mutlaka olması gereken şartı da “savaşmak” değildir. Savaşmadan da gönlünüzün haritası üzerinde “hükümran” olabilirsiniz. Bunun günümüzde bir çok örneğini zikredebiliriz. İşte “büyük devlet“ olmak, savaşmadan gönül coğrafyasında “egemen olmak” demektir.
2030 Stratejik Planlama bu çerçevede hazırlanmalıdır.
İsmail CENGİZ
Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Gen. Bşk.


Zübeyde Hanımı Saygı ve Minnetle Anıyoruz
Hafızayı Korumak Bir Tercih Değil, Bir Sorumluluktur
İç Savaşla Kurulan Amerika, İç Gerilimlerle mi Dağılacak?
Resmi Olarak Dünyada Eşkiyalık mı Başladı?
Rodoplar ve Silinmek İstenen Bir Hafıza Traklar, Bogomiller ve Biçim Değiştiren Soykırım
Temizlik Olmadan Refah Olmaz
TUSAŞ ve TİSU Projesi Üzerine Bir Değerlendirme – Sessiz Gelişimin Doktrinel Yansımaları
“Polis” Değil “Bol”: Türk Coğrafyasının Etimolojik Tapusu
Tarih, Masa Başında Uydurulan Masallara Teslim Edilemez!