İsmail CİNGÖZ
Uluslararası Siyaset Uzmanı
Giriş
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında aylardır devam eden savaş, Eylül 2026 başında yeniden yüksek yoğunluklu çatışma aşamasına girmiştir. ABD; İran’ın güney kıyılarındaki Devrim Muhafızları bağlantılı hava savunma sistemlerini, radarları, deniz unsurlarını, mayın döşeme kabiliyetlerini ve haberleşme merkezlerini vururken İran da Bahreyn, Ürdün, Kuveyt ve Irak’taki Amerikan askerî varlığına füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vermiştir. Reuters’ın 2 Eylül 2026 günü güncellenen haberine göre İran Sağlık Bakanı, son Amerikan saldırılarında 18 kişinin öldüğünü, 108 kişinin ise yaralandığını açıklamıştır.[1]
Fakat savaşın geleceğini yalnızca füzeler ve hava saldırıları belirlemeyecektir. Askerî mücadele İran toprakları ile bölgedeki Amerikan askerî varlığı çevresinde sürerken, ekonomik mücadelenin en kritik bağlantılarından biri giderek Çin hâline gelmektedir.
ABD Hazine Bakanlığı’nın 24 Ağustos 2026’da başlattığı “Operation Economic Outcast”, İran’ın finansal bağlantılarını, petrol gelirlerini ve Devrim Muhafızlarıyla ilişkili ekonomik ağları hedef almaktadır.[2] Washington’ın amacı açıktır: İran’ın yalnız askerî kapasitesini değil, savaşı sürdürebilecek ekonomik damarlarını da kesmek.
Bu noktada İran dosyasının ekonomik kilitlerinden biri Çin’in elindedir.
Washington’ın Pekin’den Beklentisi
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in G20 toplantıları sırasında yaptığı açıklamalar bu nedenle önemlidir. Bessent, Washington’ın Rusya ve Çin ile İran konusunda “çok sessiz görüşmeler” yürüttüğünü söylerken özellikle Çin konusunda “ayrılıklardan daha fazla ortak nokta bulunduğunu” ifade etmiştir. Reuters ise ABD ile Çin’in İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin sağlanması konularını özel olarak görüştüğünü bildirmiştir.[3]
Ancak bu temaslar Çin’in ABD’nin İran politikasına katıldığı anlamına gelmemektedir.
Washington ile Pekin’in kesiştiği ilk alan İran’ın nükleer silah sahibi olmamasıdır. Çin, İran’ın barışçıl nükleer enerji hakkını savunurken nükleer silahların yayılmasına karşı çıkmakta, İran nükleer meselesinin siyasi ve diplomatik yöntemlerle çözülmesini istemekte ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) İran’daki izleme ve doğrulama faaliyetlerini desteklemektedir.[4]
İkinci ortak alan Hürmüz Boğazı’dır. Çin açısından buradaki risk doğrudan ekonomiktir. Reuters’ın aktardığı Vortexa verilerine göre Hürmüz’den taşınan toplam ham petrol ve kondensatın yaklaşık yüzde 65’i Çin’e gitmektedir.[5] Pekin de Hürmüz’ün uluslararası seyrüsefere güvenli ve serbest biçimde açık tutulmasını resmen savunmaktadır.[6]
Dolayısıyla Çin, nükleer silahlı bir İran istemediği gibi Hürmüz’deki kontrolsüz tırmanmanın küresel enerji akışını tehdit etmesini de istememektedir; fakat Washington ile ortaklık büyük ölçüde burada sona ermektedir.
Çin İran’ı Neden Terk Etmez?
ABD’nin ekonomik baskı stratejisinin başarıya ulaşması büyük ölçüde Çin’in davranışına bağlıdır; çünkü Çin, İran petrolünün açık ara en önemli müşterisidir. Reuters verilerine göre Çin ayda yaklaşık 43 milyon varil İran petrolü satın almakta; bu miktar İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ına ve Çin’in toplam ham petrol alımlarının yaklaşık yüzde 13,6’sına karşılık gelmektedir.[7]
Ancak ilişkinin önemli bir asimetrisi vardır: İran için Çin vazgeçilmeze yakın bir müşteridir; Çin için İran önemli fakat ikamesiz bir tedarikçi değildir.
Nitekim İran’dan gelen arzın savaş ve Amerikan deniz ablukası nedeniyle azalması üzerine Çin’in en büyük rafinerisi Sinopec’in Rus petrolü alımlarını önemli ölçüde artırdığı bildirilmektedir.[8] Bu durum Pekin’e İran karşısında ciddi bir pazarlık gücü vermektedir.
Fakat Çin’in bu gücü Washington adına İran’ı ekonomik olarak boğmak için kullanması beklenmemelidir. Çin Dışişleri Bakanlığı 25 Ağustos 2026’da uluslararası hukuka veya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yetkisine dayanmayan tek taraflı yaptırımlara karşı olduğunu bir kez daha açıkça ilan etmiş; Çin-İran iş birliğinin uluslararası hukuk çerçevesinde yürütüldüğünü ve engellenmemesi gerektiğini belirtmiştir.[9]
Çin’in önündeki denklem bu nedenle oldukça nettir: İran’ı kaybetmek istemiyor; fakat İran uğruna ABD’yi, Körfez ülkelerini ve küresel ticari çıkarlarını da karşısına almak istemiyor.
Zira Pekin’in Orta Doğu politikası yalnız İran üzerine kurulu değildir. Reuters’ın derlediği verilere göre Çin’in 2007’den bu yana İran’daki yatırımları 5 milyar doların altında kalırken, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki yatırımları 8,1 milyar doları, Suudi Arabistan’daki yatırımları ise yaklaşık 15 milyar doları bulmuştur.[10] Dolayısıyla Çin’in stratejisi “İran’ın yanında yer almak” değil, bölgedeki bütün önemli aktörlerle ilişki kurarak hiçbir kritik kapıyı kapatmamak üzerine kuruludur.
İran Çin İçin Yalnızca Petrol Değildir
Bununla birlikte İran’ın Çin açısından jeopolitik değeri enerjiyle sınırlı değildir. Tahran, Batı Asya ve Orta Doğu’da ABD nüfuzunu dengeleyebilen önemli aktörlerden biridir. Çin ve İran yaklaşık on yıldır “kapsamlı stratejik ortaklık” çerçevesinde ilişkilerini yürütmektedir. Ağustos 2026’da Pekin’de gerçekleştirilen Çin-İran görüşmesinde de iki ülkenin kapsamlı stratejik ortaklığının geliştirilmesi yönündeki irade tekrar edilmiştir.[11]
Bu nedenle Çin açısından İran’ın tamamen ekonomik olarak çökmesi, rejim değişikliğine sürüklenmesi veya Washington’ın bölgedeki stratejik nüfuzunun genişlemesine yol açacak ölçüde zayıflaması tercih edilir bir senaryo değildir.
Pekin İran’ı savunmak için ABD ile savaşmayacaktır; fakat ABD’nin İran’ı jeopolitik olarak tamamen tasfiye etmesine de gönüllü biçimde yardımcı olmayacaktır.
Çin politikasını anlamak için asıl anahtar budur.
İsrail Faktörü
İran dosyasının bir diğer belirleyici aktörü İsrail’dir. Son ABD-İran saldırılarında Tahran’ın ağırlıklı olarak bölgedeki Amerikan hedeflerine yönelmesi İsrail’in çatışmanın dışında kaldığı anlamına gelmemektedir. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, 2 Eylül 2026’da İran’ın bölgedeki birçok aktörü tehdit ettiğini ancak İsrail’e saldırmaktan kaçındığını belirterek, bunun İsrail’in caydırıcılığının sonucu olduğunu savunmuş ve İran’ın İsrail’i hedef alması hâlinde çok ağır bir karşılık göreceğini ifade etmiştir.[12] İsrailli güvenlik çevrelerinden yapılan değerlendirmelerde ise yeni bir doğrudan çatışmada önceliğin İran’ın geride kalan nükleer kapasitesinin ortadan kaldırılması olacağı belirtilmektedir. Dolayısıyla Washington açısından Hürmüz Boğazı, bölgedeki Amerikan üsleri ve enerji güvenliği ön plana çıkarken; İsrail açısından temel öncelik İran’ın geride kalan nükleer kapasitesinin yeniden güçlenmesini engellemektir. Bu farklı öncelikler, Washington ile Tel Aviv’in İran konusunda aynı stratejik cephede bulunmasına rağmen her aşamada tamamen aynı hedeflere sahip olmadığını göstermektedir.
Rusya Faktörü
Rusya da denklemin diğer önemli unsurudur. Moskova-Tahran ilişkileri özellikle savunma, askerî teknoloji ve enerji alanlarında son yıllarda derinleşmiştir. Ocak 2025’te imzalanan Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması askerî iş birliğini güçlendirmiş, ancak Rusya’nın Kuzey Kore ile yaptığı anlaşmanın aksine otomatik bir karşılıklı savunma yükümlülüğü getirmemiştir.[13]
Çin, Rusya ve İran’ın Mart 2025’te Pekin’de yayımladığı ortak açıklamada da hukuka aykırı tek taraflı yaptırımların sona erdirilmesi ve İran nükleer meselesinin siyasi-diplomatik yöntemlerle çözülmesi çağrısı yapılmıştır.[14]
Çatışmanın son seyri ise ekonomik savaşın artık yalnız yaptırımlar üzerinden yürümeyeceğini göstermektedir. Reuters’ın 2 Eylül 2026 tarihli güncel değerlendirmesine göre İran’ın olası misilleme seçenekleri arasında Körfez’deki Amerikan askerî varlığının yanı sıra enerji altyapısına yönelik saldırıların genişletilmesi de bulunmaktadır. İran savaş boyunca ağırlıklı olarak Amerikan üslerini hedef almış olmakla birlikte enerji altyapısı ve diğer kritik hedefleri de vurmuştur. Petrol ve doğal gaz üretim tesisleri ile elektrik ve su altyapısının daha geniş çapta hedef alınması, savaşın ekonomik maliyetini bütün Körfez’e yayabilecek bir tırmanma riski taşımaktadır.[15]
Nitekim İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri ve eski Devrim Muhafızları Komutanı Mohsen Rezaei, ekonomik savaşın sürmesi hâlinde Hürmüz Boğazı veya Basra Körfezi’nin herhangi bir noktasından “tek damla petrol dahi” ihraç edilmeyeceği tehdidinde bulunmuştur.[16] Buna paralel olarak İran’ın Hürmüz’den geçiş kurallarına uymadığını ileri sürdüğü gemilerin kara listesini genişletmesi ve bu gemileri para cezası, müsadere veya gözaltı tehdidiyle karşı karşıya bırakması, Tahran’ın bu söylemi deniz trafiği üzerinde fiilî baskıya dönüştürmeye başladığını göstermektedir.[17]
Bu strateji İran’a ABD karşısında askerî üstünlük sağlamayabilir; ancak savaşın maliyetini bütün Körfez’e ve küresel enerji piyasalarına yayabilir.
Tahran’ın mesajı giderek sertleşmektedir: İran ekonomik olarak boğulmaya çalışılırsa, bölgenin enerji güvenliği de çatışmanın dışında tutulmayacaktır.
Dolayısıyla Washington’ın Moskova ve Pekin’le yaptığı sessiz görüşmeler önemlidir; ancak bunlardan bir ABD-Çin-Rusya İran mutabakatı çıktığını söylemek için henüz erken görünmektedir.
Çin’in Muhtemel Stratejisi
Pekin’in önümüzdeki süreçte dört temel çizgiyi birlikte yürütmesi beklenebilir:
Birincisi, İran’ın nükleer silah edinmesine karşı çıkacak ve nükleer dosyanın diplomatik yöntemlerle çözülmesini savunacaktır.
İkincisi, Hürmüz Boğazı’nın enerji ve ticaret akışına açık tutulması için Tahran üzerindeki diplomatik nüfuzunu kullanmaya çalışacaktır.
Üçüncüsü, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarına resmen katılmadan İran’la ekonomik ilişkilerini mümkün olduğu ölçüde sürdürmeye çalışacaktır.
Dördüncüsü, Amerikan finans sistemine erişimini kaybetmek istemeyen bazı Çin bankaları ve şirketlerinin İran’la işlemlerini sınırlandırmasına sessizce izin verebilir. Böylece devlet düzeyinde Washington’ın yaptırım politikasına direnilirken şirket düzeyinde ticari ve finansal risk azaltılabilir.
Nitekim Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in 2 Eylül 2026’da Orta Doğu ülkelerine dış müdahaleye karşı durma, yeni bir bölgesel güvenlik mimarisi oluşturma ve deniz ulaştırma hatlarının güvenliğini birlikte koruma çağrısı yapması, Pekin’in İran krizini yalnızca yönetmek değil, bölgesel güvenlik düzeninde daha belirleyici bir aktöre dönüşmek için de değerlendirdiğini göstermektedir.[18]
Çin’in tercih edeceği politika taraf seçmek değil, iki taraf için de vazgeçilmez kalmaktır.
Sonuç
ABD’nin İran stratejisinde askerî güç kadar ekonomik izolasyon da belirleyici hâle gelmiştir. Ancak İran’ı ekonomik olarak tamamen kuşatabilmenin yolu büyük ölçüde Çin’den geçmektedir. Scott Bessent’in açıklamalarının asıl önemi de buradadır.
Washington, Çin’i bütünüyle İran’dan koparamayacağını bilmektedir. Bu nedenle Pekin’in İran’ın nükleer silah edinmesine karşı oluşunu ve Hürmüz’ün açık tutulmasındaki ekonomik çıkarını kullanarak sınırlı bir ortak zemin oluşturmaya çalışmaktadır.
Çin ise bu iki konuda Washington’a yaklaşabilir; fakat İran’ın ekonomik olarak çökertilmesine, rejimin tasfiyesine veya Amerikan tek taraflı yaptırımlarının uluslararası sisteme kabul ettirilmesine destek vermesi düşük ihtimaldir.
Bu nedenle ortaya çıkması muhtemel sonuç bir ABD-Çin ittifakı değil, dosya bazlı ve sınırlı bir çıkar uzlaşmasıdır.
Çin ne İran’ı kaybetmek ne de İran uğruna ABD’yi doğrudan karşısına almak isteyecektir.
Washington Çin’den taraf olmasını istiyor; Pekin ise taraf olmak yerine her iki tarafın da ihtiyaç duyduğu güç olarak kalmak istiyor.
İran dosyasındaki sessiz pazarlığın özü budur.
İsmail CİNGÖZ: Uluslararası Siyaset Uzmanı; Kapadokya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Doktora Öğrencisi; BULTÜRK Ankara Temsilcisi; TDPB Basın Kulübü Başkanı. cingozismail01@gmail.com
Dipnotlar ve Kaynaklar
[1] Parisa Hafezi ve Bo Erickson, “US-Iran strikes raise fears of renewed war across the Middle East”, Reuters, 2 Eylül 2026. https://www.reuters.com/world/middle-east/us-iran-exchange-attacks-lull-war-appears-over-2026-09-02/ (Erişim: 02.09.2026)
[2] U.S. Department of the Treasury, “Treasury Launches Unprecedented Campaign Against Iranian Regime on Economic D-Day”, 24 Ağustos 2026. https://home.treasury.gov/news/press-releases/sb0613 (Erişim: 02.09.2026)
[3] Reuters, “Bessent says U.S. likely to announce Iran bank sanctions this week”, 1 Eylül 2026. https://www.reuters.com/world/china/bessent-says-us-likely-announce-iran-bank-sanctions-this-week-2026-09-01/ Ayrıca bkz. TASS, “US discusses issues related to sanctions against Iran with Russia, China — Bessent”, 2 Eylül 2026. https://tass.com/world/2180945 Ayrıca bkz. Fatima Hussein ve Chris Rugaber, “Bessent says 19 finance ministers agreed ‘cheap exports’ are unsustainable, but China dissented”, Associated Press (AP), 1 Eylül 2026. https://apnews.com/article/treasury-bessent-g20-trade-tariffs-426a8b4d10c6610c2d7200bab412fe1b (Erişim: 03.09.2026)
[4] Ministry of Foreign Affairs of the People’s Republic of China, “Implementation of the Treaty on the Non-Proliferation of Nuclear Weapons in the People’s Republic of China”, 21 Nisan 2026. https://www.mfa.gov.cn/eng/wjb/zzjg_663340/jks_665232/kjfywj_665252/202604/t20260423_11898080.html (Erişim: 02.09.2026)
[5] Laurie Chen ve Ethan Wang, “What are China’s economic interests in Iran?”, Reuters, 24 Haziran 2025. https://www.reuters.com/world/middle-east/what-are-chinas-economic-interests-iran-2025-06-24/ (Erişim: 02.09.2026)
[6] Ministry of Foreign Affairs of the People’s Republic of China, “Foreign Ministry Spokesperson Lin Jian’s Regular Press Conference on June 15, 2026”, 15 Haziran 2026. https://www.mfa.gov.cn/eng/xw/fyrbt/202606/t20260615_11945847.html (Erişim: 02.09.2026)
[7] Laurie Chen ve Ethan Wang, “What are China’s economic interests in Iran?”, Reuters, 24 Haziran 2025. https://www.reuters.com/world/middle-east/what-are-chinas-economic-interests-iran-2025-06-24/ (Erişim: 02.09.2026)
[8] Chen Aizhu, Siyi Liu ve Florence Tan, “Sinopec extends bumper Russian oil buys, squeezing small teapots, traders say”, Reuters, 2 Eylül 2026. https://www.reuters.com/business/energy/sinopec-extends-bumper-russian-oil-buys-squeezing-teapots-traders-say-2026-09-02/ Ayrıca bkz. Ahmad Ghaddar, Enes Tunagur ve Robert Harvey, “Blockade succeeds where sanctions failed as Iran oil exports stall”, Reuters, 1 Eylül 2026. https://www.reuters.com/business/energy/blockade-succeeds-where-sanctions-failed-iran-oil-exports-stall-2026-09-01/ (Erişim: 02.09.2026)
[9] Ministry of Foreign Affairs of the People’s Republic of China, “Foreign Ministry Spokesperson Lin Jian’s Regular Press Conference on August 25, 2026”, 25 Ağustos 2026. https://www.mfa.gov.cn/eng/xw/fyrbt/202608/t20260825_12010141.html (Erişim: 02.09.2026)
[10] Laurie Chen ve Ethan Wang, “What are China’s economic interests in Iran?”, Reuters, 24 Haziran 2025. https://www.reuters.com/world/middle-east/what-are-chinas-economic-interests-iran-2025-06-24/ (Erişim: 02.09.2026)
[11] Ministry of Foreign Affairs of the People’s Republic of China, “Vice Foreign Minister Miao Deyu Meets with Iranian Deputy Foreign Minister Kazem Gharibabadi”, görüşme 17 Ağustos 2026; sayfa güncellemesi 23 Ağustos 2026. https://www.mfa.gov.cn/eng/wjb/zzjg_663340/xybfs_663590/xwlb_663592/202608/t20260831_12012786.html (Erişim: 02.09.2026)
[12] The Jerusalem Post, “Netanyahu warns that an attack from Tehran would be ‘one of their last decisions’”, 2 Eylül 2026. https://www.jpost.com/israel-news/defense-news/article-907369 Ayrıca bkz. Prime Minister’s Office of Israel, Netanyahu’nun İran’a ilişkin açıklamaları, 14 Temmuz 2026. https://www.gov.il/en/pages/event-dimona140726 (Erişim: 03.09.2026)
[13] Russian Federation–Islamic Republic of Iran, “Treaty on Comprehensive Strategic Partnership between the Russian Federation and the Islamic Republic of Iran”, Moskova, 17 Ocak 2025; Rusya tarafından 21 Nisan 2025 tarihinde onaylanmış ve 2 Ekim 2025’te yürürlüğe girmiştir. https://publication.pravo.gov.ru/document/0001202510020001 Ayrıca bkz. President of Russia, anlaşmanın tam metni: https://special.kremlin.ru/supplement/6258 (Erişim: 03.09.2026)
[14] Ministry of Foreign Affairs of the People’s Republic of China, “Joint Statement of the Beijing Meeting between China, Russia and Iran”, 14 Mart 2025. https://www.mfa.gov.cn/eng/xw/wjbxw/202503/t20250314_11575903.html (Erişim: 02.09.2026)
[15] Reuters, “What are Iran’s options to retaliate as open warfare resumes with the US?”, 24 Ağustos 2026; 2 Eylül 2026 gelişmeleriyle güncellenmiş sürüm. https://www.reuters.com/world/middle-east/what-are-irans-options-escalate-further-face-us-economic-threats-2026-09-02/ (Erişim: 02.09.2026)
[16] Reuters, “What are Iran’s options to retaliate as open warfare resumes with the US?”, 24 Ağustos 2026; 2 Eylül 2026 gelişmeleriyle güncellenmiş sürüm. https://www.reuters.com/world/middle-east/what-are-irans-options-escalate-further-face-us-economic-threats-2026-09-02/ Ayrıca bkz. Tasnim News Agency, “Rezaei: We will neutralize the economic war / Cooperation with the US is hostility toward Iran” [Farsça], 22 Ağustos 2026. https://www.tasnimnews.ir/fa/news/1405/05/31/3677377/%D8%B1%D8%B6%D8%A7%DB%8C%DB%8C-%D8%AC%D9%86%DA%AF-%D8%A7%D9%82%D8%AA%D8%B5%D8%A7%D8%AF%DB%8C-%D8%B1%D8%A7-%D8%AE%D9%86%D8%AB%DB%8C-%D9%85%DB%8C-%DA%A9%D9%86%DB%8C%D9%85-%D9%87%D9%85%D8%B1%D8%A7%D9%87%DB%8C-%D8%A8%D8%A7-%D8%A2%D9%85%D8%B1%DB%8C%DA%A9%D8%A7-%D8%AF%D8%B4%D9%85%D9%86%DB%8C-%D8%A8%D8%A7-%D8%A7%DB%8C%D8%B1%D8%A7%D9%86-%D8%A7%D8%B3%D8%AA (Erişim: 02.09.2026)
[17] Reuters, “Iran blacklists more ships trying to sail through Hormuz, govt website shows”, 2 Eylül 2026. https://www.reuters.com/business/energy/iran-blacklists-more-ships-trying-sail-through-hormuz-govt-website-shows-2026-09-02/ Ayrıca Anadolu Ajansı, “Iran permits safe passage through Strait of Hormuz to vessels not involved in ‘aggression’”, 25 Mart 2026. https://www.aa.com.tr/en/middle-east/iran-permits-safe-passage-through-strait-of-hormuz-to-vessels-not-involved-in-aggression/3877929 (Erişim: 03.09.2026)
[18] Ministry of Foreign Affairs of the People’s Republic of China, “President Xi Jinping Holds Talks with President Abdel Fattah El-Sisi of Egypt”, 2 Eylül 2026. https://www.fmprc.gov.cn/eng/xw/zyxw/202609/t20260902_12015163.html Ayrıca bkz. Alexander Dziadosz ve Shi Bu, “China’s Xi urges new Middle East security framework during Egypt visit”, Reuters, 2 Eylül 2026. https://www.reuters.com/world/china/egypt-welcomes-xi-beijing-expands-influence-middle-east-2026-09-02 (Erişim: 03.09.2026)

Sırbistan’da erken parlamento seçimleri 25 Ekim’de yapılacak
Romanya, Rusya’nın Bükreş Büyükelçisini çağıracak
Bulgaristan ve Sırbistan sınır bölgesindeki KOBİ’ler için iş birliğini artıracak
Costa: Yeni AB mali çerçevesi çalışmalarına devam edilmeli