Derya YILDIRIM
İnsan bazen baktığını görmez, gördüğünü anlamaz, anladığını da takdir etmeyi bilmez. Oysa hayatın en büyük incelikleri çoğu zaman gözümüzün önünde durur. Bir tebessümde, bir selamda, bir çocuğun masum bakışında, bir yaşlının duasında, bir annenin sessiz fedakârlığında saklıdır güzellik.
“İnsan bir güzelliğin farkına varamıyorsa, o güzelliği hak etmiyor demektir” sözü, yalnızca estetik bir bakış değil, aynı zamanda ahlaki bir uyarıdır. Çünkü güzelliği görmek, sadece gözün işi değildir; kalbin inceliği, aklın olgunluğu ve ruhun derinliğiyle ilgilidir.
Güzellik Gözle Değil, Gönülle Görülür
Güzellik çoğu zaman dış görünüşte aranır. Güzel bir yüz, güzel bir manzara, güzel bir eser… Fakat asıl güzellik, insanın ruhuna dokunan güzelliktir. Bir insanın merhameti, adaleti, vefası, samimiyeti ve nezaketi de en az bir bahar çiçeği kadar güzeldir.
Hatta bazen en büyük güzellik, görünmeyen yerde saklıdır. Kimsenin bilmediği bir iyilik, sessizce yapılan bir fedakârlık, karşılık beklemeden uzatılan bir el… Bunlar hayatın görünmez mücevherleridir.
Fakat bu mücevherleri herkes göremez. Çünkü güzelliği görmek için sadece bakmak yetmez; insanın içinde de bir güzellik taşıması gerekir.
Günlük Telaşın Kör Ettiği İnsan
Modern hayat insanı hızlandırdı ama derinleştirmedi. Daha çok görüyoruz ama daha az hissediyoruz. Daha çok konuşuyoruz ama daha az anlıyoruz. Daha çok tüketiyoruz ama daha az şükrediyoruz.
Bir gün batımını izlemeye vaktimiz yok. Bir dostun hatırını sormaya gönlümüz dar. Bir iyiliğe teşekkür etmeyi bile çoğu zaman ihmal ediyoruz. Hayatın büyük anlamı, küçük güzelliklerin içinde gizliyken biz çoğu zaman büyük hedeflerin peşinde o küçük mucizeleri kaçırıyoruz.
Oysa insanı insan yapan şey, sadece başarmak değildir. Fark etmek, hissetmek, değer vermek ve takdir etmektir.
Güzele Güzel Demek Bir Erdemdir
Toplum olarak bazen güzel olanı takdir etmekte cimri davranıyoruz. Birinin başarısını kıskanıyoruz. Birinin iyiliğini küçümsüyoruz. Birinin güzelliğini dile getirmekten çekiniyoruz.
Oysa güzele güzel demek, insanı küçültmez; bilakis büyütür. Bir emeği takdir etmek, bir iyiliği görmek, bir zarafeti övmek insanın ruh zenginliğini gösterir.
Bir insana “Ne kadar güzel düşünmüşsün”, “Ne kadar nazik davrandın”, “Bu davranışın çok kıymetli” demek, sadece karşı tarafı mutlu etmez; toplumun ruhuna da şifa olur.
Çünkü takdir edilmeyen güzellik zamanla susar. Görülmeyen emek yorulur. Değer verilmeyen iyilik geri çekilir.
Güzelliği Fark Etmeyen, Kendi Ruhunu Yoksullaştırır
Güzelliği fark edemeyen insan, aslında hayattan eksik pay alır. Bir çiçeğin kokusunu duymayan, bir dostun samimiyetini anlamayan, bir iyiliğin değerini bilmeyen insan; büyük bir hazinenin yanında fakir yaşayan insana benzer.
Hayat, yalnızca geçinmekten, kazanmaktan, yarışmaktan ibaret değildir. Hayat; anlamak, sevmek, hissetmek ve güzelliğe şahitlik etmektir.
Güzellik ruhu besler. İnsanın içindeki sertliği yumuşatır. Kırgınlıkları azaltır. Hayata daha derin, daha merhametli ve daha olgun bakmayı öğretir.
Güzelliği Paylaşmak, Güzelliği Çoğaltmaktır
Güzellik paylaşıldıkça büyür. Bir güzel söz, başka bir güzel sözü doğurur. Bir iyilik, başka bir iyiliğe kapı açar. Bir tebessüm, karanlık bir günü aydınlatabilir.
Bu yüzden güzelliği sadece görmek yetmez; onu çoğaltmak da gerekir. İnsan gördüğü güzelliği dile getirmeli, yaşadığı güzelliği paylaşmalı, taşıdığı güzelliği başkalarına da hissettirmelidir.
Çünkü dünya kötülükten çok, iyiliğin sessiz kalmasından yorulmuştur. Güzellik vardır; fakat bazen onu savunacak, gösterecek, büyütecek insanlara ihtiyaç vardır.
Güzelliğin Hakkını Vermek
Güzelliği hak etmek, onu fark etmekle başlar. Fark edilen güzellik takdirle büyür, paylaşıldıkça anlam kazanır.
Bugün insanlığın en büyük ihtiyaçlarından biri de budur: Daha çok güzellik görmek, daha çok güzelliği anlamak ve daha cesurca güzele güzel diyebilmek.
Hayat aslında büyük bir tablodur. Fakat bu tabloyu anlamak için sadece göz değil, gönül de gerekir. Gönlü açık olan insan, en sade şeyde bile derin bir anlam bulur.
Unutmayalım: Güzele güzel demek, sadece güzelliğin hakkını teslim etmek değildir; aynı zamanda kendi ruhumuzu da yüceltmektir.

Nisan Ayında Yaklaşık Bin Kaçak Göçmen Yunanistan’a Girdi
Romanya’da B9 ve Nordik Ülkeler Zirvesi Düzenleniyor
Başbakan Radev Hükümette 6 Yeni Bakan Yardımcısı Atadı
Azerbaycan Büyükelçisi Elmar Mammadov Güven Mektubunu Yotova’ya Sundu
Bulgaristan Hükümeti Fiyat Artışlarına Karşı Yeni Önlemleri Masaya Yatırıyor
İliyana Yotova Kültür ve Eğitim Alanında Başarılı İsimleri Ödüllendirecek
Toplumsal Yapının Temel Taşı ve İlk Eğitim Kurumu Aile
Güzelliği Görmek ve Anlamak
Atilla’nın Torunları: Kanın Değil, Mirasın Peşinde