Ertaş ÇAKIR
Dünya artık yoruldu.
Sadece sistemler değil, insanlar da yoruldu.
Gürültü çok, anlam yok.
Bilgi bol, hikmet yok.
Zenginlik var ama huzur yok.
Avrupa’ya bakın… Işıkları yanıyor ama içi karanlık. Sokakları düzenli, ruhu dağınık. Vicdan susmuş, insan yabancılaşmış. Kendi kurduğu düzenin altında ezilen bir kıta var karşımızda. Umut üretmiyor, sadece korku biriktiriyor.
Amerika güçlü görünüyor ama ayakta durmakta zorlanıyor. İçten içe çözülen bir yapı… Kalabalıklar arasında yalnız bireyler, özgürlük söylemleri altında derin bir boşluk. Herkes konuşuyor ama kimse kimseyi duymuyor.
Ekonomi dedikleri şey, artık insanı yaşatmak için değil; insanı tüketmek için var. Sayılar artıyor, kalpler küçülüyor. Büyüme denilen şey vicdanı büyütmüyorsa, neye yarar? Bugün dünyada aç kalan çocuk varsa, o ekonomi sadece bir yalandır.
İnsanlık kaybolmuş durumda.
Ve insanlık kaybolduğunda, düzen de çöker.
İşte tam bu karanlığın ortasında, başka bir ses yükseliyor. Gür değil ama sahici. Parlak değil ama derin. Türkiye’nin sesi bu. Mazlumun dilinden anlayan, yaraya dokunmaktan korkmayan bir ses. Çünkü Türkiye, sadece bir coğrafya değil; vicdanla ayakta duran bir medeniyet hafızasıdır.
Bu topraklar gücü her zaman merhametle dengeledi. Kapıyı sadece dostlara değil, çaresizlere de açtı. Kendi derdi varken başkasının derdini gözetti. Dünya unuttu ama bu topraklar unutmadı.
Bugün düzen bitiyorsa, bunun sebebi insanın unutulmasıdır.
Yeni bir düzen ancak insan hatırlandığında kurulabilir.
Dünya artık bağıranları değil, dertlenenleri duymaya muhtaç.
Ve belki de umut, yeniden vicdanla konuşabilenlerin omzunda yükselecek.
Çünkü bazı ülkeler güçle büyür,
bazıları ise yarayı sararak.
Yazar
Bunu paylaş:
- Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
- X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
- LinkedIn'de paylaş (Yeni pencerede açılır) LinkedIn
- Threads'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Threads
- WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
- Pinterest'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Pinterest
- Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram

Bulgaristan’da Seçim Kurulları İçin Uzlaşma Sağlandı
Deliorman’dan Küresel Arenaya Osmanlı Pehlivanlarının Temsili Gücü ve Kimlik İnşası
Karanlıkta Kaybolanlar: Şebeş’te Bir Gecenin Sessiz Çığlığı (1788)
Hayal kurmak, ruhumuzun en derinlerinde yankılanan sessiz bir çağrıdır…
Toprağın Altındaki Sessiz Güç: Bulgaristan Trak Mirasıyla Yüzleşecek mi?
Mart’ın Son Akşamından 1 Nisan’a: Şakanın Ardındaki İnsanlık Hali
Bultürk Derneği Yıldız Teknik Üniversitesi’nde “Rumeli’ye Geçiş” Konferansı ve “Kırcaali Efsanesi” Belgesel Gösterimi Düzenledi
31 Mart’ın Hafızası: Acı, Hakikat ve Sorumluluk
Bölünmüş Oy, Kaybolan Güç: Bulgaristan Türk Seçmeni Nereye Gidiyor?