​Rafet ULUTÜRK

ROKETSAN tarafından geliştirilen Ağ Destekli Görev Yönetim ve Silah Sistemi (AGMOSS) projesi, insansız kara araçları (İKA) üzerinden tanksavar füzelerini tam isabetle hedefine ulaştırarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) operasyonel kabiliyetini ve entegrasyon seviyesini yeni bir boyuta taşıdı.

Tam İsabet, Yeni Nesil Harp Mimarisi: Ağ Merkezli Savaşın Kanıtı
​Savunma sanayimizin son dönemdeki en kritik testlerinden biri başarıyla tamamlandı.
AGMOSS projesi kapsamında, farklı görev profillerine sahip PUSU İKA ve PALEM İKA gibi insansız kara platformlarından ateşlenen yerli ve milli KARAOK tanksavar füzeleri, hedeflerini kusursuz bir hassasiyetle vurdu.

​Bu başarı, sadece füzenin veya platformun teknik üstünlüğünü kanıtlamaktan öte, sistemin kalbinde yer alan KMC-U (Komuta Kontrol Ünitesi)’nin başarısıdır. KMC-U, heterojen platformları tek bir ağ çatısı altında birleştirerek, komutana tek merkezden taktik füze yönetimi imkanı sunuyor.

​”AGMOSS kapsamında KMC-U’ya kazandırdığımız tek merkezden taktik füze yönetimi sayesinde, farklı İKA platformlarından gerçekleştirilen KARAOK atışları hedefi tam isabetle vurdu.”

​— ROKETSAN Sosyal Medya Açıklaması
​Bu durum, modern savaşın temelini oluşturan ağ merkezli harp konseptinin karada somut bir uygulamasıdır.

Operasyonel Avantaj: İnsansız Ateş Gücü ve Otomasyon
​AGMOSS’un getirdiği en büyük stratejik avantaj, cephe hattındaki riskin minimize edilmesidir. KARAOK gibi yüksek etkili tanksavar sistemlerinin insansız platformlar üzerinden kullanılması sayesinde, TSK personeli hedef bölgelere yakınlaşmadan düşman zırhlı unsurlarını etkisiz hale getirebilmektedir.

​Bu entegrasyon, aynı zamanda hızlı karar döngüsünü (OODA) de hızlandırıyor. İKA’lar keşif yaparken elde ettikleri hedef verilerini anında KMC-U’ya aktarır ve komutanın onayıyla anlık olarak diğer İKA’lardan ateşleme emri verilebilir. Bu durum, saniyelerle ölçülen kritik muharebe anlarında rakibe karşı belirleyici bir üstünlük sağlamaktadır.

Sürü Zekasına Geçiş:
​Bu testler, İKA’ları tekil unsurlar olmaktan çıkarıp, birbirleriyle konuşan ve ortak bir hedef için senkronize hareket eden bir “sürü” haline getirme yolunda atılmış dev bir adımdır. Yarın, bu kabiliyetlerin İHA/SİHA’lar ve insansız deniz araçları (İDA) ile tam entegrasyonu, Türkiye’yi otonom sistemler alanında lider konuma taşıyacaktır.

​AGMOSS projesi ve KARAOK’un tam isabeti, Türk savunma sanayisinin sadece güçlü silahlar üretmekle kalmayıp, aynı zamanda savaşın yönetim felsefesini yeniden yazılımlarıyla tanımlayan bir yapıya büründüğünün en somut kanıtıdır.

Yazar