Kaan BIÇAK
Bazı kurumlar vardır; yalnızca üretim yapmaz, tarih yazar. Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ, işte bu kurumların en köklü, en anlamlı örneklerinden biridir. MKE’nin hikâyesi bir şirketin değil, bir milletin var olma mücadelesinin hikâyesidir.
14.yüzyılda Topçu Ocağı’nın kurulmasıyla atılan ilk kıvılcım, Osmanlı’nın savunma gücünü şekillendiren bir iradenin habercisiydi. Bu irade, 15. yüzyılda İstanbul’da Tophâne-i Âmire çatısı altında kurumsal bir yapıya büründü. O gün dökülen toplar, yalnızca bronzdan ve demirden ibaret değildi; “aşılamaz” denilen surları yıkan, çağ açıp çağ kapatan bir mühendislik dehasının somut ifadesiydi. Savunma teknolojilerindeki bu ustalık, Türk milletinin azmiyle birleşerek tarihin akışını değiştirdi.
Zaman değişti, savaşlar değişti, teknolojiler değişti… Ancak MKE’nin özü hiç değişmedi. 19. yüzyılda Tophâne Müşirliği adıyla modernleşme yoluna giren yapı, devlet aklının ve stratejik vizyonun bir yansıması olarak kendini yeniledi. 1909’da İmalât-ı Harbiye adını aldığında ise artık yalnızca bir üretim merkezi değil, bir milletin kader ortağıydı. Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin günlerinde, cephedeki askerin arkasındaki görünmez güç oldu.
İstanbul’un işgaliyle kararan ufuklar karşısında teslim olmayı değil, yeniden doğmayı seçti. Kurulan millî örgütlenmeyle umutlar yeşertildi, mücadele Anadolu’ya taşındı. Bugün Genel Müdürlük binamızın bulunduğu yerleşkede sürdürülen üretim, “şartlar ne olursa olsun vazgeçmemek” anlayışının sembolüydü. Sakarya önlerinde toplar gürlerken, MKE yalnızca silah üretmiyor; bağımsızlığın sesini döküyordu. O ses, düşmanı titrettiği kadar bir milleti de ayağa kaldırdı.
1950 yılında MKE adını alan bu köklü yapı, asırlar önce yakılan tam bağımsızlık ateşini hiç söndürmedi. Bugün ise Millî Teknoloji Hamlesi’nden aldığı ilhamla, yüksek teknolojiye dayalı, güçlü ve entegre üretim altyapısıyla dünyanın en büyük savunma sanayii şirketleri arasında yer alıyor. Türkiye Yüzyılı vizyonuna yaraşır şekilde yükselen küresel bir güç olarak, 99 farklı noktada ay yıldızlı bayrağı gururla temsil ediyor.
MKE, betonarme binalardan, çelik hatlardan, makine parkurlarından ibaret değildir. O, asil Türk milletinin azminin, kararlılığının ve alın terinin her bir taşına sindiği yaşayan bir hafızadır. Kuruluşu itibarıyla 572’nci, MKE adıyla 75’inci yılını kutlayan bu büyük çınar, geçmişinden aldığı güçle geleceğe emin adımlarla yürümektedir.
Nice yıllara MKE…
Nice çağlara uzanan bir iradeyle…

Bulgaristan’da Seçim Kurulları İçin Uzlaşma Sağlandı
Deliorman’dan Küresel Arenaya Osmanlı Pehlivanlarının Temsili Gücü ve Kimlik İnşası
Karanlıkta Kaybolanlar: Şebeş’te Bir Gecenin Sessiz Çığlığı (1788)
Hayal kurmak, ruhumuzun en derinlerinde yankılanan sessiz bir çağrıdır…
Toprağın Altındaki Sessiz Güç: Bulgaristan Trak Mirasıyla Yüzleşecek mi?
Mart’ın Son Akşamından 1 Nisan’a: Şakanın Ardındaki İnsanlık Hali
Bultürk Derneği Yıldız Teknik Üniversitesi’nde “Rumeli’ye Geçiş” Konferansı ve “Kırcaali Efsanesi” Belgesel Gösterimi Düzenledi
31 Mart’ın Hafızası: Acı, Hakikat ve Sorumluluk
Bölünmüş Oy, Kaybolan Güç: Bulgaristan Türk Seçmeni Nereye Gidiyor?