Avrupa Birliği’nin Batı Balkan ülkelerinin üyelik sürecine ilişkin yaklaşımının, siyasi değerlendirmelerden ziyade somut ve ölçülebilir kriterlere dayanması gerektiği vurgulandı.

Yapılan değerlendirmelerde, AB genişleme sürecinin temelinin Kopenhag kriterleri ve reform ilerlemeleri olduğu hatırlatılırken, aday ülkelerin demokratik standartlar, hukuk devleti, ekonomik istikrar ve AB müktesebatına uyum gibi alanlarda kaydettikleri ilerlemenin belirleyici olması gerektiği ifade edildi.

Son yıllarda AB’nin Batı Balkanlar ile ilişkilerinde entegrasyonu hızlandırmak amacıyla çeşitli ekonomik paketler, tek pazar erişimi ve bölgesel iş birliği mekanizmaları gündeme gelirken, tam üyelik sürecinin ise reformlara bağlı olarak ilerlediği belirtiliyor.

Uzmanlara göre, Batı Balkan ülkelerinin AB’ye üyeliği yalnızca jeopolitik bir genişleme değil, aynı zamanda hukuki ve kurumsal uyum sürecine dayanan uzun soluklu bir dönüşüm süreci olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle “ilerleme esaslı” yaklaşımın, sürecin güvenilirliği açısından kritik olduğu ifade ediliyor.

AB yetkilileri de genişlemenin stratejik önemine dikkat çekerken, sürecin hızlandırılmasının ancak aday ülkelerin reform performansına bağlı olacağını vurguluyor.

Genel çerçevede Batı Balkanların AB üyelik süreci, hem bölgesel istikrar hem de Avrupa’nın jeopolitik dengeleri açısından önemini korumaya devam ediyor.

Kaynak: BTA

Yazar