Bosna Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa’da, Avrupa’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen soykırımın 31. yılında düzenlenen anma törenlerinde, kimlikleri yıllar sonra tespit edilen 10 Boşnak kurban daha Potoçari Anıt Mezarlığı’nda son yolculuklarına uğurlandı. Aradan geçen 31 yıla rağmen toplu mezarlardan çıkarılan insan kalıntılarının kimliklendirilmesi sürerken, binlerce kişi hayatını kaybedenleri anmak için Potoçari’de bir araya geldi.

11 Temmuz 1995’te Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa, Ratko Mladić komutasındaki Bosnalı Sırp güçler tarafından ele geçirilmiş, en az 8 bin 372 Boşnak erkek ve çocuk sistematik şekilde katledilmişti. Uluslararası mahkemeler tarafından “soykırım” olarak tanımlanan bu katliam, Avrupa’nın yakın tarihindeki en ağır insanlık suçlarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Bu yıl düzenlenen törenlerde toprağa verilen kurbanların en genci katledildiğinde 20, en yaşlısı ise 56 yaşındaydı. Defnedilenler arasında işitme ve konuşma engelli Nuko Nukić de bulunuyor. Kimlikleri DNA analizleriyle kesinleştirilen kurbanların naaşları, ailelerinin onayıyla yeşil çuhalara sarılı tabutlar içinde gözyaşları eşliğinde Potoçari Anıt Mezarlığı’nda defnedildi. Bu definlerle birlikte mezarlıkta toprağa verilen Srebrenitsa kurbanlarının sayısı 6 bin 782’ye ulaştı.

Anma törenine Bosna Hersek’in yanı sıra dünyanın birçok ülkesinden devlet yetkilileri, uluslararası kuruluş temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve binlerce kişi katıldı. Tören boyunca kurbanlar için dualar edilirken, adaletin sağlanması ve soykırımın unutulmaması yönünde güçlü mesajlar verildi. Kayıp kişilerin bulunmasına yönelik çalışmaların ise aradan geçen uzun yıllara rağmen devam ettiği belirtildi.

Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yılı dolayısıyla düzenlenen anma etkinlikleri, yalnızca geçmişte yaşanan acıları hatırlatmakla kalmadı; aynı zamanda nefret, ayrımcılık ve soykırım suçlarının bir daha yaşanmaması için uluslararası toplumun ortak sorumluluğunu da bir kez daha gündeme taşıdı. Yetkililer ve kurban yakınları, adalet mücadelesinin kayıp tüm kurbanların kimlikleri tespit edilene ve sorumlular tamamen hesap verene kadar süreceğini vurguladı.

Kaynak: TRT Avaz

Yazar