Rafet ULUTÜRK
Bizim duruşumuz, ne bir heves ne de bir tesadüftür. Bu, binlerce yıllık medeniyet kodlarımızdan gelen, Hak yolunda yürüme iradesidir. Ve bugün, bu irade, göklerde kanıtlanmıştır.
Biz, aziz Türk milleti, varoluşumuzu Hakkın temsilciliği misyonu üzerine kurmuş, daima adaleti ve haysiyeti önceliklendirmiş bir medeniyetin mirasçılarıyız. Bu milletin büyüklüğü, sadece topraklarının genişliğinde değil; manevi pusulasının her zaman doğruyu göstermesinde yatar.
Ruh Köprüsü ve Tarihi Ahde Vefa
Tarihimiz, bu manevi duruşun en somut kanıtlarıyla doludur.
İlk büyük Türk kavimlerinden Ak Hunların (Eftalitlerin) bile, İslamiyet’in ilk şafağında o kutlu Peygamber’e biat etme yönelimi, coğrafi mesafeleri aşan bir “ruh köprüsünün” varlığını gösterir. Türk ruhu, daima tevhit ve adalet ışığına meyletmiştir.
Ancak bugün dünya, bencil ve tek kutuplu dayatmaların vesayeti altındadır. Türkiye Cumhuriyeti, bu baskıcı düzene karşı durmakta, üzerine kurulmaya çalışılan tüm küresel zincirleri kırma noktasındadır.
İrade ve Siyah Sancak Meydan Okuması
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sadece bölgesel değil, küresel platformda sergilediği kararlı duruş, milletin özündeki haysiyetin ve bağımsızlık aşkının dışavurumudur.
Bu, Siyah Sancak’ın açılmasıdır: Çifte standarda, haksızlığa ve küresel hegemonyaya karşı ulusal iradenin sarsılmaz ilanıdır.
Bu meydan okuma, Türkiye’yi “Yeni Dünya Lideri” vasfına taşımaktadır. Zira bu liderlik, Batı’yı taklit etmekten değil; kendi medeniyet değerlerini tüm dünyaya örnek olacak şekilde hayata geçirme iradesinden kaynaklanır. Türkiye, artık sadece kendi kaderini değil, tüm mazlum coğrafyaların adalet arayışını temsil etmektedir.
Harp Doktrininde Devrim: Son KIZILELMA Dünyaya Meydan Okudu
Milli iradenin ve tam bağımsızlığın en somut kanıtı, göklerdeki son zaferimizle tescillenmiştir.
Bayraktar KIZILELMA’nın jet motorlu bir hava hedefini görüş ötesi füze ile imha etmesi, yalnızca teknik bir başarı olmanın çok ötesindedir.
Bu olay, küresel hava harp doktrinini kökten değiştiren bir psikolojik eşiktir!
Havacılık tarihi için bu, “bir insansız uçağın jet düşürmesi” kadar, geleceğin pilotlarının rollerini ve gökyüzü savaşlarının risk-fayda denklemini yeniden yazması açısından da kritiktir. Türkiye, bu hamleyle, hızla silahlanan rakiplerine karşı teknolojik ve stratejik üstünlüğünü ilan etmiş, kendi semalarını kimseye emanet etmeyecek kadar güçlü bir iradeye sahip olduğunu göstermiştir. Bu KIZILELMA, artık Türkiye’nin pazarlıksız egemenliğinin demir yumruğudur.
Pazarlıksız Egemenlik ve Net Savunma
Devletimizin hava savunmasındaki netlik ve kararlılık, işte bu teknolojik ve manevi altyapı üzerine kuruludur. Kendi hava sahasını kendi iradesi ve en ileri teknolojisiyle koruma yeteneği, tam bağımsız bir dış politikanın en somut kanıtıdır. Bizim hava sahamız, bizim karar alanımızdır.
Biz, Türkler, aziz bir milletiz. Gücümüzü tarihimizden, irademizi imanımızdan ve geleceğimizi KIZILELMA gibi vizyoner projelerimizden alıyoruz.
Allah, Türk Milletini korusun ve devletimizi ilelebet payidar kılsın.

Kazakistan’da Referandum İçin Tüm Sandıklar Hazır
İsrail Ordusu: İran’ın Nükleer Programıyla Bağlantılı Tesise Saldırı Düzenlendi
Bulgaristan ile ABD Uzmanları Vize Muafiyeti Sürecindeki İlerlemeyi Görüştü
Uygunluk Belgelendirme Sürecinde Görev Alacak Uzmanlar Kamu Seçimiyle Belirlendi
İran’ın Kıbrıs ve Türkiye’ye Yönelik Saldırıları Güvenlik Endişelerini Artırdı
Bulgaristan ve Yunanistan İş Birliğini Derinleştiriyor
12 Mart: İstiklal Marşı’nın Kabulü
Bultürk Derneği İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde “Rumeli’ye Geçiş” Konferansı ve “Kırcaali Efsanesi” Belgesel Gösterimi Düzenlendi
Şehit Selçuk Gürdal Anadolu Lisesi Öğrencilerinden Derneğimize Ziyaret