Bulgaristan yine erken seçime gidiyor.
Dört yıl dolmadan sekizinci seçim.

Bu artık siyasi kriz değil; bu, bir devletin yönetilememesinin belgesidir. Halk sandığa gitmiyor. Çünkü 35 yıldır aynı isimler, aynı oyunlar, aynı yalanlar.

Katılım %40’larda.
Ama siyasiler hâlâ utanmadan “oy kullanın” diyor.

Peki soralım:
Hangi oy?
Kimin için?
Ne uğruna?

35 Yıldır Görmediniz mi?

Görmediniz mi?

35 senedir dizginleri, Türk oylarıyla iktidara gelenler tuttu.
Ama Türkler yönetmedi.
Yönetenler, Türk oylarını kendi şahsi çıkarlarına akan bir musluk gibi kullananlar oldu.

Doğan, yıllarca Bulgaristan devletinin pastalarını dağıttı.
İhaleler, koltuklar, makamlar…

Sonra Peevski geldi.
O daha ileri gitti.

Hakim…
Savcı…
Polis…

Devletin bütün kritik kurumları tek merkeze bağlandı.

Daha ne olması gerekiyordu?

Bu oylarla bunlar yapıldı.
Bu oylarla bu düzen kuruldu.
Ve Bulgaristan bugün bu hâle geldi.

Bulgaristan Yok Olurken Siz Ne Yapıyorsunuz?

Gençler gidiyor.
Hukuk bitiyor.
Devlet çöküyor.

Ama siz hâlâ sandık azaltıyorsunuz.
Hâlâ Türk oyundan korkuyorsunuz.

Bu ülke böyle kurtulmaz.

Hain Doğan, Sen Kim Oluyorsun?

Bir de utanmadan çıkmış yazıyor:
“Ben karşılıksız olarak Cumhurbaşkanını destekliyorum.”

Hain Doğan,
sen kimsin?

2011’de de aynı hatayı yaptın.

Ve o zaman BULTÜRK Derneği sana dersini verdi.

Türk Cumhurbaşkanı adayı çıkardı.
Tarih yazıldı.
Ve Bulgaristan’da ilk kez bir cumhurbaşkanı Türk oylarıyla seçildi.

Bugün konjonktür çok farklı.
O zaman insanlar sana inanıyordu.
Bu kadar kötü, bu kadar çıkarcı biri olacağını düşünmüyordu.

Sen 35 yıl boyunca hep kendini düşündün.
Şimdi partisini kaybetmiş, etkisi bitmiş biri olarak
daha ne konuşuyorsun?

Kim inanır sana?

Bitti o rüyalar.
Sen uyumaya devam et.

Yeni Yüz, Eski Zihniyet

Yeni başkan mı?

Aynı kafa.
Aynı vizyonsuzluk.
Aynı çıkar düzeni.

Bu insanlar size inanmıştı.
Ama siz o güvene layık olamadınız.

Hayatın Tekerleği Geri Dönmez

Jivkov’un tekerleği geri dönmedi.
Hayatın tekerleği de geri dönmez.

Sadece ileri gider.
Ve sizi çoktan geride bıraktı.

Türkler size oy vermeyerek
en net cevabı verdi.

Ve bu cevap
sandıkla verilen
en ağır siyasi hükümdür.

İki Seçim, Bir Kader

Önümüzde iki seçim var.
Bu iki seçim Bulgaristan için kader seçimi olabilir.

Ya hukuk yeniden kurulur,
ya çöküş hızlanır.

Bu son fırsatlardan biri olabilir.
Ama fırsatlar sınırsız değildir.

Son Söz

Sandık azaltarak demokrasi kurulmaz.
Korkuyla devlet yönetilmez.
İkiyüzlülükle gelecek inşa edilmez.

Bulgaristan yok oluyor.
Ve bunu hâlâ görmeyenler,
yarın çok geç olduğunu anlayacak.

Ama o zaman
pişmanlık
hiçbir işe yaramayacak.

Yazar