Dr. Nedim BİRİNCİ
Bazen bir milleti anlatmak için sayılara, haritalara, ordulara bakmak yetmez. Bazen bir milleti anlamak için bir annenin gözlerine, bir askerin cebindeki buruşmuş aile fotoğrafına, bir bayrağın rüzgârda çıkardığı o tanıdık sese kulak vermek gerekir.
Çünkü bu milletin hikâyesi, önce yürekte başlar.
“Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!” derken, aslında gökyüzüne değil, kalbimize bakarız. O hilal, gecenin karanlığında bile yönünü kaybetmeyenlerin simgesidir. Bir umut çizgisidir. Bir sabahın geleceğine dair inançtır.
Bizim tarihimiz, zaferlerden çok vedalarla yazıldı. Cepheye gidenlerin arkasından edilen dualarla… Dönmeyenlerin ardından yakılan ağıtlarla… Ve buna rağmen dimdik ayakta kalan bir milletin sessiz vakarıyla.
“Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal” dizesi, öfkeyi değil, teslimiyeti anlatır. Kaderine değil, vatanına teslim olmuş bir ruhu anlatır. Çünkü bu topraklarda insanlar, yaşamak için değil; onurlu yaşamak için mücadele etti.
Bir askeri güçlü yapan, elindeki silah değil; geride bıraktığı annesinin duasıdır. Bir milleti güçlü yapan da tankları, topları değil; birbirine olan bağlılığıdır. Aynı bayrağa bakıp aynı duyguyu hissedebilmektir.
Türk ordusunun gücü, işte tam da buradan gelir. Sadece disiplininden, eğitiminden, donanımından değil… O üniformanın içinde atan yürekten gelir. O yürek ki, gerektiğinde kendi hayatını değil, milletinin geleceğini düşünür.
Ve biz, bu yüzden güçlü bir milletiz.
Çünkü biz, acıyı unutmayız ama acıyla dağılmayız. Yas tutarız ama umudumuzu kaybetmeyiz. Ağlarız ama diz çöküp kalmayız. Her kaybın ardından, daha sıkı kenetleniriz.
“Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal” bir meydan okuma değil, bir söz gibidir. Bir annenin çocuğuna verdiği söz gibi. “Seni koruyacağım” der gibi. Bu millet de bayrağına, toprağına, birbirine o sözü vermiştir.
Belki de bizim en büyük gücümüz cesaret değil, merhamettir. Çünkü merhameti olan millet, adaleti de taşır. Ve adaleti olan millet, ayakta kalmayı bilir.
“Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet…” Bu dizeleri okurken gözlerimizin dolmasının sebebi, bunun sadece bir şiir olmamasıdır. Bu, bizim hayatımızdır. Bizim geçmişimiz. Bizim bugünümüz.
Ve evet, biz hazırız.
Savaşa değil.
Nefrete değil.
Birliğe, dirliğe, geleceğe hazırız.
Çünkü biz, önce yürekli bir milletiz.
Yazar
Bunu paylaş:
- Facebook'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Facebook
- X'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) X
- Linkedln üzerinden paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) LinkedIn
- Threads'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Threads
- WhatsApp'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
- Pinterest'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Pinterest
- Telegram'da paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Telegram

Adaletin Unutulduğu Gün: Bir Ontolojik İflasın Anatomisi
Bulgaristan’da Avroya Geçiş Sonrası Enflasyon İlk Ayda %0,7 Oldu
Bulgaristan, MiG-29 Savaş Uçaklarının Bakımı İçin 58 Milyon Avroluk İhale Açtı
GERB-SDS Heyeti Cumhurbaşkanlığı’nda: Hükümet Krizi Sonrası İstişare Süreci Başladı
GERB-SDS’ten Geçici Başbakan Seçimine Yeni Formül Önerisi
Bulgaristan’da Seçim Süreci İçin Öncelik: Şeffaf ve Güvenilir Bir Oy Organizasyonu
Türkiye ile Kırgızistan Arasında Kapsamlı Stratejik Ortaklık Derinleşiyor
Türkiye ile Özbekistan Arasında Kapsamlı İş Birliği Anlaşmaları İmzalandı