Bugün, yalnızca bir sporcunun değil; bir mücadelenin, bir kimliğin ve bir onurun doğum gününü anıyoruz. Naim Süleymanoğlu, doğumunun 59. yılında hâlâ milyonların hafızasında dimdik ayakta duran bir isim.
Bulgaristan’ın Mestanlı kasabasında doğan Naim, çok küçük yaşlarda dünya spor tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Halterde kırdığı rekorlar, kazandığı olimpiyat altınları ve “Cep Herkülü” unvanı, onun fiziksel gücünün bir yansımasıydı. Ancak Naim’i asıl büyük yapan, yalnızca kaldırdığı ağırlıklar değil; taşıdığı sorumluluktu.
1980’li yıllarda Bulgaristan Türklerine uygulanan baskı ve asimilasyon politikaları karşısında verdiği karar, bir sporcu tercihinin ötesindeydi. Türkiye’ye gelişi, yalnızca bir ülke değişimi değil; bir halkın sesi olma cesaretiydi. Naim, platformda kaldırdığı her kiloyla sadece rekorları değil, sessiz bırakılmak istenen bir tarihin yükünü de kaldırdı.
Türk bayrağı altında kazandığı üç olimpiyat altını, sporda eşine az rastlanır bir başarıdır. Ama onun asıl zaferi, mazlum bir topluluğun özgüvenini yeniden ayağa kaldırmasıdır. Naim Süleymanoğlu, Bulgaristan Türkleri için bir umut, Türkiye için bir gurur, dünya spor tarihi için ise bir efsanedir.
Bugün 59. doğum yılında Naim’i anarken, geride bıraktığı madalyalardan çok daha fazlasını hatırlıyoruz: Dik duruşu, sessiz ama güçlü direnişi ve bir insanın kaderini değiştirebileceğine dair inancı.
Cep Herkülü aramızda değil belki, ama bıraktığı iz hâlâ çok ağır ve çok değerli.
Bultürk Derneği Yönetim Kurulu

Radev’in İstifası ve Bulgaristan’da Yeni Dönem: Türk Oylarının Kritik Eşiği
24 Ocak 1970:Bir Hakkın Teslimi, Bir Mücadelenin Hatırlatması
Irmaklar, Sinekler ve İlmek İlmek Dokunan Hayat
“Liste Yapmak Kolay, Türk Dünyasını Anlamak Zor”
Tarihi Sadece Osmanlı’dan İbaret Sanmak
Dünyayı Akıl Yönetir
KURDUN YALNIZLIĞI
Dert Sahibi İnsanlar