Rafet ULUTÜRK
Türklerin partisi olarak bilinen bir yapının başında bir Bulgar bulunuyor.
Evet, yanlış duymadınız… Bu, dünya siyaset tarihinde nadir görülen bir durumdur.
Bu tablo artık sadece bir siyasi tercih değil; halkın aklıyla alay edilmesidir.
Ancak unutulmasın:
Önümüzdeki seçimlerde halk, kendisiyle alay edenlerle sandıkta konuşacaktır.
Yıllardır “benim oyum, benim gücüm” diyerek, milletin iradesi üzerinden kişisel güç devşiren anlayışın sonuna gelinmiştir.
Çünkü artık gerçek güç, koltuklarda değil; halkın vicdanında ve iradesindedir.
Bugün geriye dönüp baktığımızda sorulması gereken ağır sorular var:
Eğitim adına ne yaptınız?
Ekonomik kalkınma için hangi adımı attınız?
Vakıflarımız, kültürel mirasımız ve toplumsal kurumlarımız için hangi mücadeleyi verdiniz?
Medyada, kamuoyunda Türk toplumunun sesi olmak için ne ortaya koydunuz?
Bulgaristan’daki vakıflarla ilgili davalar 35 yıldır sürüyor.
Mahkemeler susuyor.
Adaletin ışığı her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor.
Ve bütün bu süreçte halk yalnız bırakıldığını görüyor.
Daha da çarpıcı bir gerçek var:
Son Bulgaristan Parlamentosu’nda, Türkiye’de kurulacak sandık sayısı 163 iken, tek bir oylamayla bu sayı 20’ye düşürüldü.
Bu, doğrudan doğruya Bulgaristan Türklerinin demokratik temsil hakkına vurulan bir darbedir.
Peki, Türk oylarıyla seçilen HÖH temsilcileri nerede?
Bu karara karşı kaçını gördük? Kaçı çıktı konuştu?
Hiçbiri…
Sessiz kaldılar. Saklandılar. Söyleyemediler.
Artık halk şunu net olarak görüyor:
Bu sessizlik, temsil değil; teslimiyettir.
Ve bu anlayış kendi sonunu kendi hazırlamıştır.
Biz ayrıcalık istemiyoruz.
Biz etnik temelli bir parti istemiyoruz.
Biz sadece ve sadece anayasal eşitlik istiyoruz.
Biz diyoruz ki:
Bulgar da, Türk de, bu ülkenin vatandaşıdır.
Ve anayasa önünde herkes eşit olmalıdır.
Talebimiz budur. Mücadelemiz budur. Kararlılığımız budur.
Bu bilinmelidir.

Yunanistan’da Vergi Memurları 26 Ağustos’a Kadar Protesto Edecek
Bulgaristan’da Neo-Nazi “Blood & Honour” Ağına Operasyon: 18 Kişi Gözaltında
Tuna’da Ortaya Çıkan Dört Adet Top Mermisi Etkisiz Hale Getirildi
Kalotina ve Kapitan Andreevo Sınır Kapılarında Trafik Yoğunluğu
Türkiye–Bulgaristan Güvenlik Hattı: Sınırdan Stratejik Ortaklığa
Türkiye Artık Eski Türkiye Değil
Mesele Kaynak Değil, İçimizdeki Cevherdir
Musa Denizi Aştı, Yusuf Zindandan Çıktı, İbrahim Ateşten Kurtuldu… Sen Neden Umudunu Kaybediyorsun?
Bir Pehlivandan Fazlası: Hüseyin Alkaya Ve Türk Gücünün Stratejik Hafızası