Dr. Nedim BİRİNCİ

Trikeri…
Ege’nin ortasında küçük bir ada.

Bugün sessiz.
Ama 1913’te binlerce insan için denizin ortasında bir esaret yeriydi.

Bulgar hafızasında adı:
“Ölüm Adası.”
Bazı Bulgar kaynaklarında ise daha da ağır bir ifadeyle anılıyor:

“Avrupa’daki ilk toplama kampı Bulgarlar için kuruldu.”

Bu ifade tarihçiler arasında tartışmalıdır. Fakat tartışmasız olan bir gerçek vardır:

Trikeri’de insanlar esir tutuldu, acı çekti, hastalandı ve öldü.

Mesele artık yalnız 1913 değildir.
Mesele bugündür.
Mesele yarındır.

UNUTMAK, İKİNCİ KEZ KAYBETMEKTİR

Bir milletin başına gelen felaket yalnız yaşandığı gün kaybedilmez.
Eğer unutulursa bir kez daha kaybedilir.

Ölenlerin adı unutulursa…
Mezarları unutulursa…
Arşivler açılmazsa…
Çocuklara anlatılmazsa…

Bir süre sonra acının yerini sessizlik alır.

Sessizliğin yerini şüphe.
Şüphenin yerini inkâr.

İşte bu nedenle hafıza yalnız geçmişe ait değildir.
Hafıza, geleceğin güvenlik sistemidir.

TARİH BİZE ŞUNU ÖĞRETİYOR

1912’de Bulgarlar ve Yunanlar aynı cephedeydi.

1913’te birbirleriyle savaştılar.
Dün müttefik olanlar birkaç ay sonra düşman oldu.
İşte tarihin büyük dersi burada:

Devletlerin dostlukları değişebilir.
İttifaklar değişebilir.
Sınırlar değişebilir.
Ama milletlerin hafızası kaybolmamalıdır.

Bugünün dostluğu, dünün acısını unutturmak için kullanılmamalıdır.

Dünün acısı da bugünün çocuklarını düşman etmek için kullanılmamalıdır.

Doğru olan ikisinin ortasındadır:
Unutma.
Ama kin üretme.
Hatırla.
Ama geleceği zehirleme.

HAFIZA İNTİKAM DEĞİLDİR

Tarihî hafızayı korumak intikam istemek değildir.

Tam tersine bir daha aynı felaket yaşanmasın diye toplumun önüne bir işaret levhası koymaktır.

Trikeri’ye bakıp yalnız:
“Bize ne yaptılar?”
demek eksiktir.

Asıl soru şudur:
İnsanlık nasıl bu noktaya geldi ve bir daha gelmemesi için ne yapacağız?

Çünkü dün Trikeri’de Bulgar vardı.
Başka bir yerde Türk vardı.
Başka bir yerde Yunan vardı.
Başka bir zamanda başka bir millet olacaktır.

Zulüm milliyet seçmez.
Şartlar oluştuğunda önce hafızası zayıf toplumları yakalar.

UNUTTURMAK DA BİR SİYASETTİR

Bir milleti yok etmek için her zaman silah kullanmanız gerekmez.
Bazen mezar taşlarını kaldırırsınız.

Bazen arşivleri kapatırsınız.
Bazen ders kitaplarından birkaç satırı çıkarırsınız.

Bazen “Bunları artık konuşmayalım” dersiniz.
Sonra bir nesil geçer.

Sonra iki nesil…
Ve bir gün gençler kendi dedelerinin başına ne geldiğini bilmez.

İşte bundan sonra milletin hafızası başkalarının yazdığı tarihe teslim olur.
Bu nedenle şu cümleyi hiç unutmamalıyız:

TARİHİNİ YAZMAYAN MİLLETİN TARİHİNİ BAŞKALARI YAZAR.

BUGÜNE DÜŞEN GÖREV

Trikeri konusunda yapılması gereken yalnız anma töreni değildir.

Arşivler açılmalıdır.
İsim listeleri çıkarılmalıdır.
Mezarlar araştırılmalıdır.

Bulgar, Yunan ve Türk belgeleri karşılaştırılmalıdır.

Belgeler dijitalleştirilmelidir.
Gençlere okutulmalıdır.

Belgeseller hazırlanmalıdır.
Çünkü hafıza sloganla değil, belgeyle korunur.

YARININ SAVAŞLARI ÖNCE HAFIZADA KAYBEDİLİR

Bugün dünya yeniden büyük güç rekabetine giriyor.

Savaşlar geri dönüyor.
Milliyetçilik yükseliyor.
Sınırlar yeniden tartışılıyor.
Göçler artıyor.
Toplumlar kutuplaşıyor.

Tam da böyle zamanlarda tarih bilgisi daha önemlidir.

Çünkü tarih yalnız geçmişi anlatmaz.

Tehlikenin nasıl başladığını öğretir.

Önce dil sertleşir.
Sonra insanlar “biz” ve “onlar” diye ayrılır.

Sonra karşı taraf insan olmaktan çıkarılır.

Sonra sürgün gelir.
Sonra kamp.
Sonra mezar.

İşte Trikeri’nin bugüne söylediği en sert söz budur:
Felaketler bir gecede başlamaz.

GENÇLERE BIRAKACAĞIMIZ EN BÜYÜK MİRAS

Gençlere yalnız toprak bırakmak yetmez.

Para bırakmak yetmez.
Bina bırakmak yetmez.

Onlara hafıza bırakmalıyız.
Kim olduklarını…

Nereden geldiklerini…
Dedelerinin neler yaşadığını…

Hangi hataların hangi felaketlere yol açtığını bilmeliler.

Çünkü hafızası güçlü gençlik kandırılması zor gençliktir.
Kökünü bilen insan rüzgârla savrulmaz.

UNUTMA, UNUTTURMA

Trikeri bugün sessiz.
Ama o sessizliğin altında büyük bir ders yatıyor.

Unutma.
Çünkü unutursan aynı hataları yeniden yaparsın.

Unutturma.
Çünkü senden sonraki nesil neyi koruması gerektiğini bilemez.

Ama geçmişi nefret üretmek için de kullanma.

Onu akıl üretmek için kullan.
Devlet aklı üretmek için.
Barış üretmek için.
Geleceği korumak için.

Çünkü bir milletin en güçlü kalesi yalnız ordusu değildir.

Hafızasıdır.
Ve milletlerin hafızasında tek bir kural vardır:

UNUTMA.
UNUTTURMA.
BELGELE.
GELECEĞE AKTAR.

Çünkü geçmişini hatırlayan millet, yarına daha sağlam yürür.

Yazar