İbrahim SOYTÜRK
Bazı yolculuklar vardır, varacağınız yerden çok anlatacağınız söz için yapılır. Biz de böyle bir niyetle yollardayız. Okul okul geziyor, sınıf sınıf dolaşıyor, çocukların gözlerinin içine bakarak Kırcaali’yi anlatıyoruz. Bir şehri değil sadece; bir hatırayı, bir karakteri, bir duruşu…
Kırcaali, Rodopların arasında sessizce duran bir yer gibi görünür. Oysa dikkatle bakınca, orada yüzyılların emeği, sabrı ve inancı görünür. Kırcaali, bir coğrafya isminden daha fazlasıdır; “vazgeçmemek” kelimesinin taşlara, nehirlere, dağ yollarına yazılmış hâlidir.
Çocuklara şunu söylüyoruz: Bir zamanlar çok uzaklardan insanlar geldi bu topraklara. Buhara’dan yola çıktılar, Türkistan’da Ahmet Yesevi ocağında piştiler. Yanlarında sadece azık değil, bir anlayış taşıdılar: İnsanı incitmemek, adaleti ayakta tutmak, çalışarak var olmak. Rodoplara vardıklarında bir şehir kurmadılar yalnızca; bir ahlak bıraktılar.
Sınıfta küçük eller kalkıyor. “O kadar yolu neden yürüdüler?” diye soruyorlar. Cevap basit ama derin: “Çünkü inandılar.” İnandıkları şey, bir toprak parçası değil; doğru bir hayatın mümkün olduğuydu.
Bizim neslimize ise çoğu zaman, “Yapamazsınız” dendi. Hayaller küçültüldü, hedefler ertelendi. Yıllar geçti. Ama şimdi çocukların gözlerinde bambaşka bir ışık görüyoruz. Onlara Kırcaali’yi anlatırken aslında şunu söylüyoruz: Siz yapabilirsiniz.
Diyoruz ki: “Onlar atlarla yürüdü. Siz bugün imkânların içindesiniz. Eksik olan yol değil, gayrettir.” Çocuklar başlarını sallıyor. Çünkü hakikati en hızlı anlayanlar, henüz kalbi yorulmamış olanlardır.
Bu davayı anlatmak, slogan öğretmek değildir. Bir duruş öğretmektir. Çalışmanın değerini, birbirine sahip çıkmanın anlamını, köklerini bilmenin verdiği özgüveni anlatmaktır. Dünyayı yönetmek iddiasını değil; dünyaya faydalı olma sorumluluğunu göstermektir.
Yollara bunun için çıktık. Bir şehri tanıtmak için değil, bir karakter hatırlatmak için. Kırcaali’nin hikâyesi, çocuklara şunu fısıldıyor: “Geçmişiniz size yük değil, güçtür.”
Her okul çıkışında şunu hissediyoruz: Asıl yol, asfalt yollarda değil; çocukların zihinlerinde açılıyor. Oraya bir tohum düşerse, yarın koca bir orman olur.
Ve biz biliyoruz ki, gelecek bekleyenlerin değil; hazırlananların olacak.

Интервю с Рафет Улутюрк, председател на Бултюрк
Bultürk Derneği Kocaeli-Derince Cumhuriyet İlkokulu’nda Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi Düzenledi
Двадесет секции, четиридесет заявления и нарастващата дистанция
Bultürk Derneği Kocaeli-Derince Cumhuriyet Ortaokulu’nda Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Belgesel Film Gösterimi Düzenledi
Kırcaali Efsanesi Kitabı İmza Günü ve Söyleşi
Bultürk Derneği Kocaeli-Kartepe Arslanbey Ortaokulu’nda Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi Düzenledi
Rafet Ulutürk’ün Rumeli’ye Geçiş Konferans Konuşması
Aysu Akbaş’ın Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi Açılış Konuşması
Краят на една епоха: Политическото самоубийство на ГЕРБ и последната капка, която преля чашата