“Sevgili gençler, bugün buraya bir ders anlatmaya değil, bir hatırlatma yapmaya geldik. Çünkü insan bazen yeni şeyler öğrenmekten çok, kim olduğunu hatırlamaya ihtiyaç duyar.

Biz bunun için yollardayız. Okul okul, şehir şehir dolaşıyoruz. Sizlere tarih ezberletmek için değil; atalarınızın neler yaptığını, hangi inançla yürüdüğünü anlatmak ve buradan bir özgüven doğsun diye.

Yüzyıllar önce uzak diyarlardan yola çıkan insanlar vardı. Buhara’dan çıktılar. Türkistan’da Ahmet Yesevi ocağında yetiştiler. Yanlarında servet yoktu; ama sağlam bir ahlak, güçlü bir inanç vardı. Günlerce, aylarca yürüdüler ve Rodoplara ulaştılar. Bugün Kırcaali dediğimiz yerde sadece evler değil, bir karakter kurdular.

Onlar atlarla günlerce yol yürüdü. Siz bugün çok daha kısa yolları çok daha hızlı gidebiliyorsunuz. Uçaklar var, yollar var, teknoloji var. Ama bazen eksik olan şey yol değil; kendine inanma cesaretidir.

Bizim neslimize yıllarca “Yapamazsınız” dendi. “Bu sizin işiniz değil” dendi. Belki de bu yüzden buradayız. Siz o cümleleri duymayın diye. Siz, başınızı daha dik tutun diye.

Çünkü kökünü bilen bir insan, rüzgâr karşısında daha sağlam durur.

Biz sizlere bir kahramanlık masalı anlatmıyoruz. Sabredenlerin, çalışarak ayakta kalanların, vazgeçmeyenlerin hikâyesini anlatıyoruz. Bu hikâye size şunu söyler:

Siz sıradan bir geçmişin çocukları değilsiniz.

Ve bu da size bir sorumluluk yükler.

Çok çalışmak. Çok okumak. Kendinizi yetiştirmek. Birbirinize sahip çıkmak.

Biz sizlere kim olduğunuzu hatırlatmak, atalarınızın neler yaptığını anlatmak ve buradan bir güç doğsun diye geziyoruz.

Şunu unutmayınız:
Bu dünyayı siz yöneteceksiniz. Buna hazırlıklı olun. Yaptığınız her işi, dünyada en iyisi olmak için yapın. Sadece Türkiye’de değil, dünyada en iyi olmayı hedefleyin. Dünyaya faydalı olmak için hazır olun.

Dünya sizi bekliyor. Hazır olun.

Son olarak, bizlere bu fırsatı verdiği için okul müdürümüze çok teşekkür ederiz. Sizlerle buluşmamıza vesile olduğu için kendilerine şükranlarımızı sunarız.”

Yazar